DOLAR 13,71940.4%
EURO 15,56840.18%
STERLIN 18,2262-0.32%
ALTIN 786,210,93
BIST 1.910,411,61%
BITCOIN 6679461,17%
Ankara

PARÇALI BULUTLU

06 35

İMSAK'A KALAN SÜRE

Erdoğan, Kanal İstanbul Sazlıdere Köprüsü Temel Atma Töreninde Konuşuyor: İstanbul’un Geleceğini Kurtarma Projesi

Erdoğan, Kanal İstanbul Sazlıdere Köprüsü Temel Atma Töreninde Konuşuyor: İstanbul’un Geleceğini Kurtarma Projesi

ABONE OL
26 Haziran 2021 16:23
Erdoğan, Kanal İstanbul Sazlıdere Köprüsü Temel Atma Töreninde Konuşuyor: İstanbul’un Geleceğini Kurtarma Projesi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kanal İstanbul’un ilk köprüsü için bugün temel atılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sazlıdere Barajı üzerine kurulan köprünün açılış töreninde açıklamalarda bulunuyor.

Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

“Tüm hemşerilerime en kalbi duygularla sevgilerimi saygılarımız sunuyorum. Türkiye’nin kalkınma tarihinde yeni bir sayfa açıyoruz. Bugün ülkemizin gelişmesi için atılan adımlara bir yenisini daha ekliyoruz. Rahmetli Menderes, Rahmetli Özal, Rahmetli Erbakan, Demirel gibi sembol isimlerin ruhlarını bir kez daha şad ediyoruz. Kanal İstanbul projesinin ilk köprüsünün temelini atıyoruz.

Bundan 11 yıl önce milletimizle paylaşmıştık. Türkiye’nin bu süreçte yaşadığı iç ve dış badireler sebebiyle projenin ilerlemesi biraz gecikti. İşte bugün tüm hazırlıkları tamamlayıp proje kapsamında ilk temeli atmak için bir aradayız. Sazlıdere Barajı’ndayız. Kanal İstanbul’a acaba bu proje neden gerekliydi? Gecikmeli de olsa bugün bu temeli nasıl atıyoruz. İstanbul Boğazı en kalabalık gemi trafiklerinden birine sahiptir. 1930’larda yılda ortalama 3 bin gemi geçiyordu. Günümüzde bu rakam 45 bine ulaştı. Sadece şehir içi yolculuklar için 54 iskelede 500 bin kişilik insan trafiği söz konusudur.

Kanal İstanbul’a İstanbul’un geleceğini kurtarma projesi olarak bakıyoruz.

Her büyük geminin Boğaz geçişi şehir için ciddi risk anlamına geliyor. Petrolden organik ürüne kadar çok farklı yükler taşıyan gemilerin kaza yapmaları durumunda denizlerimizdeki doğal hayat da çok büyük tehdit altına giriyor. Gemilerin karaya çarpması halinde ise hem kültürel mirasımız zarar görüyor hem ciddi yıkım ve yangınlarla karşılaşabiliyoruz.

İstanbul Boğazı dünyanın en kalabalık gemi trafiklerinden birine sahiptir. Boğazdan, 1930’lu yıllarda, yılda ortalama 3 bin gemi geçiş yapıyordu. Günümüzde bu rakam 45 bine ulaştı. Sadece şehir içi yolculuklar için İstanbul Boğazı’nın her iki yakasındaki 54 ayrı iskelede günde 500 bin kişilik insan trafiği söz konusudur

Dolayısıyla Boğaz’da, hem kuzey hem güney hem doğu-batı istikametinde her sınıftan ve kapasiteden çok yoğun bir gemi trafiği yaşanıyor. Aynı dönemde Boğaz’dan geçen gemilerin uzunlukları 50 metreden 350 metreye kadar da yükseldi

Müsilajla ilgili bakın Marmara ne durumda. Felaket değil mi. Boğazı gemi geçişlerine kapatamayacağımıza göre yeni kanal inşasını gündeme getirdik. İstanbul’un geleceğini kurtarma projesi olarak bakıyoruz. Kanal İstanbul projesiyle amacımız her şeyden önce İstanbul Boğazı ve çevresindeki vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Güvenlik altına almak için de bu projeye ihtiyaç vardır. Gemi trafiğinin hafifletilmesi, seyir zorluğundan kaynaklanan sıkıntıların ortadan kaldırılması da projenin amaçları arasında yer alıyor. Proje kapsamında yer alan 500 bin kişi kapasiteli yerleşim alanları, depreme hazırlık için gereken alternatif yer alanları oluşturulmasındaki eksikliğimizi de kapatacaktır. Pek çok faydayı aynı anda sağlayacak bir projedir.

CHP, atılan her adımın önünü kesti. Bugün de bunun için çalışıyorlar. Kanal İstanbul’a karşı çıkarak yatırımcıları tehdit ediyorlar. Hatta bankaları tehdit ediyorlar. Bay Kemal, biz neyi nerede kiminle yapacağımızı çok iyi biliriz. Bak bu çeşme açılış töreni değil, musluk takma töreni de değil. Dünyada örnek kanallardan birinin temelini atıyoruz. Bunlar tam manasıyla çaylak. Devlet yönetimi nedir haberleri yok. Milletimiz CHP kafasına kalsa ülkenin ne bu barajlara, ne bu köprülere, ne bu yollara, ne bu fabrikalara, ne bu hizmetlere kavuşamayacağını bildiği için söylenenleri ciddiye almıyor.

Birileri kendi yetki alanlarında olmayan hususlarla ilgili bize sorulmadı diye sızlanıyorsa projenin her aşaması hukuka ve bilime göre yürütüldü, tamamlandı. Bize sorulmadı diyenlere sesleniyorum. Unutmayın, kime sorulması gerekiyorsa onlara sorulmuş ve yola böyle çıkılmıştır. Ya siz zaten bu ülkede bugüne kadar dikili ağacınız yok. Bu ülkede sizler Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yaptık. Kanal İstanbul için nasıl çıldırıyorsanız orada da öyle çıldırdınız. Marmaray’ı yaptık, yine önümüzü kesmeye çalıştınız. Çılgınlar gibi ama yaptık. Avrasya Tüneli’ni yaptık, Osmangazi’yi yaptık. İstanbul, İzmir yolunu yaptık. Önünü kesmek istediniz. Sizleri dinlemiş olsaydınız bunların hiçbiri yapılamayacaktı. Birinci köprü, FSM’de de aynı şeyleri yaptınız.

Toplamda 6 köprü inşa edilecek. Bugün ilkinin temelini atıyoruz. Boğaz’ın tarihi ve kültürel dokusunu güvenlik altına almak için de bu projeye ihtiyaç vardır. Kanal İstanbul, dünyanın en çevreci projelerinden olacak.

Mevcut güzergah 5 ayrı alternatif arasından bilimsel çalışmalara göre en makul ve verimli hat olarak seçildi. Kanalın uzunluğu 45 kilometre. Taban genişliği minimum 275 metre. Derinliği, küsuratı söylemiyorum, 21 metre olarak belirlendi. Kanal İstanbul’u yaklaşık 15 milyar dolarlık bir maliyetle 6 yıl içinde tamamlamayı hedefliyoruz

Kanal İstanbul kendini rahatlıkla finanse edecektir. Türkiye’ye katkısı maliyetiyle kıyaslanamaz. Türkiye, devletin ve milletin kasasından, kesesinden 5 kuruş çıkmadan kendi gelirleriyle finanse edilerek dünya çapında bir esere daha kavuşacaktır.”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.