DOLAR 13,5513-0.96%
EURO 15,1222-0.94%
STERLIN 18,1617-0.88%
ALTIN 777,23-1,36
BIST %
BITCOIN 5114972,76%
Ankara
-6°

PARÇALI BULUTLU

13 22

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Bakan Kurum: Kanal İstanbul, Milletin Onay Verdiği Büyük Bir Projedir

Bakan Kurum: Kanal İstanbul, Milletin Onay Verdiği Büyük Bir Projedir

ABONE OL
12 Kasım 2021 09:30
Bakan Kurum: Kanal İstanbul, Milletin Onay Verdiği Büyük Bir Projedir
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum, “Kanal İstanbul, Cumhurbaşkanımızın milletinin onayına sunduğu, milletin de onay verdiği büyük bir projedir. Kanal İstanbul, boğazımızın özgürlük projesidir. Yüzde 52’si yeşil alanlardan oluşan Türkiye’nin en çevreci şehircilik projesidir” dedi.

Bakan Kurum, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Bakanlığının bütçesi üzerindeki görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

“HDP, millete faydası olan, doğamıza faydası olan hiçbir adımın içerisinde olmadı, olamaz”

Kurum, görüşmelerde bahçeden, yeşil alandan, çocukların oyun oynadığı alanların kurulmasından, şehirlerin en değerli alanlarının yeşile ayrılmasından rahatsız olan bir anlayışı büyük bir şaşkınlıkla izlediğinin altını çizdi.

TOKİ’nin millet bahçesi yapmasından, yeşil alan üretmesinden neden rahatsız olunduğu sorunu yönelten Kurum, TOKİ’nin bugün dünyada hiçbir ülkenin yapamadığını yaptığını, büyük çoğunluğu dar gelirli olan 1 milyon 100 bin insana, 1 milyon 100 bin aileye ev ve işyeri sunduğunu söyledi.

Bakan Murat Kurum, TOKİ’nin 19 üniversite yaptığını, devletin en gözde kamu binalarını, yüzlerce park, cami, kreş, ticaret merkezi, oyun alanı yaptığını, yurt dışında da binlerce konut yaptığını belirterek, şunları kaydetti:
“Bugün TOKİ’miz, bu ülkenin en çok yeşil alan, en çok insan merkezli sosyal donatı üreten kurumudur. TOKİ karınca gibi çalışmış. Dün planlı kentleşme lazım dendi, gitti planlarını yaptı. Konut seferberliği dendi, gitti milyon konut üretti. Şimdi vazifesi yatay mimari esaslı, zengin imkanlara sahip, yeşilin içinde bir proje mantığıyla, hem sosyal konutlarını yapmak hem de Türkiye’nin 81 iline millet bahçesi kazandırmaktır. Siz bunu kaldıramıyorsunuz. Her fırsatta, çevreci, doğasever olduğunu dile getiren bir insan, nasıl olur da tam 30 milyon insanın yürüme mesafesinde, spor alanlarıyla sağlık sunan, yeşil alanlarıyla oksijen sunan, aktivite alanlarıyla milletimizi rahatlatan yeşil alanlara, milletin bahçelerine nasıl karşı çıkar? Anlamak hakikaten mümkün değil.”

Salda Gölü’ndeki çalışmalara ilişkin bir soru üzerine de Kurum, Salda’yı tertemiz hale getirdiklerini vurguladı. “Peki siz, Salda bu haldeyken neredeydiniz? Kumsal alana araç girişini tamamen durdurduk. Siz o araçlar kıyıya kadar inerken neredeydiniz?” diye soran Kurum, şunları söyledi:
“Biz kıyıdaki ve çevredeki çöp tepeleri, derme çatma binaları kaldırdığımız için mi rahatsızsınız, insanlarımıza daha iyi şartlarda orada dinlenme imkanı verdiğimiz için mi rahatsızsınız, anlamakta zorluk çekiyoruz. HDP, millete faydası olan, doğamıza faydası olan, çevremizi koruyucu hiçbir adımın içerisinde olmadı, olamaz. Biz en azından icraat anlamında, belediyeleri yönettikleri dönemde tek bir doğru, güzel, çevreci adımın atıldığını görmedik. Diyarbakır’a döktükleri betonu gördük, belediye kasasında, milletin cebinde olması gerekirken, belediye kaynaklarının nasıl terör örgütlerine peşkeş çekildiğini gördük. Milletimize de açıkladık. O süreci siz çok iyi bilirsiniz. Kimin rantçı olduğunu, talancı olduğunu milletimiz çok iyi biliyor. Rantçı da sizsiniz, talancı da sizsiniz. Kırklar dağında beton yaptınız, biz de yıktık. Belediyenin, vatandaşın kaynaklarını terör örgütüne verdiğinizi de gördük.”

– “Atık toplayıcı kardeşlerimiz, sıfır atık projemizin isimsiz kahramanlarıdır”

Atık toplayıcılarına ilişkin sorular üzerine de Bakan Kurum, şunları kaydetti:
“Çekçekçi, emekçi kardeşlerimizle ilgili tezvirat yapıyorsunuz. Biz hepinizin kastını çok iyi biliyoruz, milletimiz de çok iyi biliyor. Kimse bizim emekçi kardeşlerimiz üzerinden siyaset yapmasın, onları istismara kalkışmasın. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin himayelerinde yürüttüğümüz sıfır atık projesi ve yine kendilerinin ifadeleriyle ‘atık toplayıcı kardeşlerimiz’, Türkiye’nin en büyük çevre hareketi olan sıfır atık projemizin isimsiz kahramanlarıdır. Kimse bizim emekçi kardeşlerimizin arasına girmeye çalışmasın. Bizim her zaman, işçinin, emeğin, alın terinin yanında olduğumuzu çok iyi biliyor. Bize konuşmalarında, rantçı, emek sömürücü diyenler, asıl emek sömürücüsü sizlersiniz.”

Kurum’un açıklamalarının ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve Meteoroloji Genel Müdürlüğünün bütçeleri komisyonda kabul edildi.

– Bakan Kurum ile HDP’li vekiller arasında tartışma yaşandı

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Bakanlıkta yapılan atamalara ilişkin iddiaları üzerine Bakan Murat Kurum’un açıklamalarına HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu araya girerek tepki gösterdi.
Katırcıoğlu’nun sözleri üzerine salonda AK Parti ve HDP milletvekilleri arasında gerginlik yaşandı. Komisyon Başkanı Cevdet Yılmaz görüşmelere ara verdi.

Aranın ardından Bakan Murat Kurum’un konuşmasını tamamlaması üzerine Komisyon Başkanı Cevdet Yılmaz, Gergerlioğlu’na tekrar söz verdi. Gergerlioğlu, açıklamalarını tekrarlaması üzerine Bakan Kurum, “Ben sözlerimin arkasındayım. Kendisi gelecek, Twitter’dan, Facebook’tan duyduklarıyla bize hesap sormaya kalkacak, biz de hiçbir şey söylemeyeceğiz. Devletin hakimi savcısı var. Hukuk düzeni var, hukuk düzeninde yapılması gerekenler yapılır, bizim de verecek bir hesabımız varsa gider hesap veririz. Sözlerinizi aynen size iade ediyorum.” dedi.

Komisyon Başkanı Cevdet Yılmaz da siyaset steril bir ortam olmadığından milletvekillerinin birbirlerine tahammül etmeleri gerektiğini belirterek, oturumu kapattı.

‘Biz, Kanal İstanbul’da Cumhuriyet tarihinin en geniş katılımlı, en şeffaf ÇED sürecini yürüttük’

Bilim insanlarının Kanal İstanbul’a yönelik olumsuz görüşleri olduğuna yönelik iddialara ise Kurum, “Şu bilim insanlarını bile ayıran, ayrıştıran aklı artık terk edin. Biz, Kanal İstanbul’da Cumhuriyet tarihinin en geniş katılımlı, en şeffaf ÇED sürecini yürüttük. ÇED Raporunu da 200 bilim insanımızın katkılarıyla hazırladık. Deniz araştırmaları yaptık. Dalga, taşkın, su kalitesi, yer altı suyu, deprem ve tsunami modelleme çalışmalarını titizlikle yürüttük. ‘Kanal İstanbul çevresine 1,5 milyon nüfus gelecek’ yalanlarına hala devam ediyorsunuz. Projenin planlamasını biz yapıyoruz. Bizim böyle bir şeyden haberimiz yok. Hem ÇED’de hem de planlamamızda 500 bin nüfusu geçmiyoruz. Bu 500 bin nüfus da ilave nüfus değildir, çevrelerdeki ilçelerin dönüşümü için rezerv alanlardan oluşmaktadır” karşılığını verdi.
Kurum, şöyle konuştu.

Kanal İstanbul ile gündeme gelmeye çalışanların ne yazık ki bir tehdit dili kullandığına şahit oluyoruz. Bir bakıyorsunuz müteahhitler tehdit ediliyor, bir bakıyorsunuz devlet kurumları, bakanlık çalışanları, kurumların başındaki yöneticiler tehdit ediliyor, vatandaşlarımız tehdit ediliyor. Bu tehdit dilini kullananlar şunu çok iyi bilmelidir ki bu millet, bu tehditlere kulak asmaz, tehdit edenleri görüyor ve gereken cevabı da verecektir. Ben sadece, Yunus Emre’nin sözüyle yetiniyorum, ‘İlla edep, İlla edep’ diyorum. Yakmakla, yıkmakla, küfretmekle, tehdit etmekle muhalefet edilmez. Siz yıkmak dersiniz, biz yapmak deriz. Siz yıkarsınız, biz yaparız. Yakıp yıkanlar, yapmanın mutluluğunu, eser kazandırmanın gururunu, milleti memnun etmenin ne demek olduğunu bilmezler.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.