DOLAR 17,0982 0.71%
EURO 17,5541 0.44%
ALTIN 970,070,77
BITCOIN 342267-0,24%
Ankara
23°

AÇIK

Semra Mert

Semra Mert

10 Kasım 2021 Çarşamba

DİĞER YAZARLARIMIZ

Darlandık daa

Darlandık daa
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Corona virüs nedeniyle bir nevi küresel ve kitlesel tutsaklık yaşadığımız şu dönemlerde aynı zamanda milletçe psikolojik travmalara maruz bırakılarak farkında olarak ya da olmayarak ruhsal çöküşler yaşıyoruz. Bunda ekonomik buhranlar lokomotif olup başı çekerken, hastalık dolayısı ile ölümler ve kayıplardan doğan kaygı ve endişelerle birlikte, toplumun ahlâkî olarak dejenere olan tarafları   görsel ve işitsel medyada süreğen halde izleyiciye servis edip pompalanarak algı mekanizmasını olumsuz örneklerle doldurup; eş, aile bireylerine, komşu ve akraba ilişkilerine kaygı ve şüphe ile yaklaşmaya haklı olarak sebebiyet verip, üzerine tuzu biberi oluyor. Buna mukabil kişi kendini ve değer verdiği aile bireylerini koruma iç güdüsü ile harekete geçiyor. Bekar olan evlenmekten korkuyor. Evli olan karısını, çocuğunu sokağa, komşuya göndermekten çekiniyor. Çünkü her yeri, her şeyi potansiyel tehlike olarak görüyor. Eskiden bu toplum böyle değildi değer yargıları vardı, yazılı kural ve yasalardan evvel insan kötü bir eyleme kalkışacağı zaman toplumun kendini dışlayacağından el aleme rezil olmaktan korkar çekinirdi. Bu çarpık ilişki ve eylemler kitle iletişim araçları olan internet sosyal medya ve bazı televizyon kanallarının yaptığı programlar sayesinde normalmiş gibi gösterilerek izleyici kesimin kanıksaması için olağanüstü bir çaba sarf ediliyor. Akabinde Türk’ün töre ve ananeleri yerle yeksan.

Ahlaki çöküş ile paralel hareket ederek katlanarak artıp çoğalan suç ve suç makinaları. Mağduru koruyacak, suçluyu caydıracak yasaların inatla iyileştirilmemesi ve yahut çıkarılmaması. Sokaklarda kuduz hayvan gibi dolaşıp kadına, çocuğa, hayvana şiddet taciz ve tecavüz için fırsat kollayan hastalıklı ruhlar bu boşluklardan faydalanarak, adalet sisteminin sağlıksız işleyişinden cesaret bulup birçok masumun günahına girmekte, onulmaz yaralar ve travmalar açmaktalar.

Bunun sadece olumsuz fiiliyatları yaşayanları ve ailelerini etkilediğini, bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığı ile düşünürseniz çok büyük gaflete ve telafisi mümkün olmayan hatalara düşersiniz. Bir toplumu oluşturan bireyler değil aileler ile birlikte büyüyen cemiyetlerdir. Toplumsal normlar zaman içinde tabii ki de değişebilir ve fakat toplumu olumsuz bir şekilde etkileyip temelini çürütüp dejenere edecek, davranış ve eylemlere dönüşürse müdahil olunmayıp, dur denilmediği takdirde hızlı bir çöküşe neden olacaktır. Buna engel olmak içinse sadece aile içi değil toplumun genelinde büyük ölçüde güven ve sadakatin sağlanması gerekiyor. Bunun için de eğitimcilerin, sosyolog ve bilim insanlarının önderliğinde seçilmişlere büyük sorumluluk ve görevler düşüyor.

E tabii ki muhalefeti ve iktidarda olanı cümlesi birbirini yemekten fırsat bulup biran olsun etraflarındaki dalkavuklara kulaklarını tıkayıp (ki unutmasınlar dalkavuklar adamı boş kaşıkla beslerler) tepelerden bi aşağılara doğru göz gezdirip, maddi manevi sıkıntı içinde boğuşan, cebelleşen halkın sesini duyup ses verirlerse. Evlere kapandığımız bu günlerde hiç olmazsa TV kanallarının yayınlarını iyileştirerek eskiden olduğu gibi ruhumuza iyi gelecek bize kendimizi iyi hissettirecek pozitif enerji verecek kültür sanat, kaliteli müzik, sinema ve tiyatro, söyleşi vs. yapında az bi nefes alalım. Klişeleşmiş bayatlamış bi halta yaramayan çözüm içermeyen, kimsenin derdine derman olmayan siyasi konuşmalarınızdan gına geldi. Diploma nerde, paralar nerde, atlar nerde? ellin köründe! dağa kaçtı inek içti, yandı bitti kül oldu!  Darlandık daa.

Ramazan-ı Şerif ruhunuza şifa evlerinize bereket olsun efendim ..Baki Selâmlar

 

YAZININ DİBİ: Bunu da söylemeden geçemeyeceğim, ben demiyorum. Akit yazarı Abdurrahman Dilipak: “Makam sahibi yaptıklarımız çalıyor, yalan söylüyor ve zina ediyorlar

AKP’yi, umreye gidiyoruz diyerek uçak kiralayıp Rusya’ya seks ve kumar için gidenler yaktı” diyor.

Kabe’nin yolu Moskova’dan mı geçiyormuş? Pudra şekerini çeken sadece Ayvatoğlu değilmiş demek ki!

Bir tane AKP’li de hakaret davası açmıyor “Bunlar iftira kardeşim” demiyor…

Oysa muhalefetle ilgili bi konu olsa kedi gibi kaç yüzyıllık arşivi karıştırıp dururlar.

128 milyar doları da doları düşürmek için kullanmışlar.

Dolar kaç liraydı?

5,94

Kaç liraya düştü?

8,65

Şimdi kaç lira?

8,10

Müthiş düşmüş …….

darlandik-daa

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Darlandık daa