SON DAKİKA

Zühal Topcu: Büyük Devlet Teröristlerle Müzakere Yapmaz

10 Temmuz 2014 17:18
“ Zühal Topcu: "Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır. „
Zühal Topcu: Büyük Devlet Teröristlerle Müzakere Yapmaz

AKP Hükümeti tarafından TBMM Gündemine getirilen söze Çözüm Süreci’nin en vurucu darbesini vuracağı hesaplanan “Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un bugüne kadar çetin tartışmalarla ilk 4 maddesi kabul edildi. İki gün önce Kanun Teklifinin 2. Maddesi aleyhine MHP Grubu adına TBMM Oturumunda bir konuşma yaparak dikkatleri üzerine çeken MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Zühal Topcu ile Meclis’te kısa bir söyleşi yaptık…
 
Ropörtaj: Feridun Yıldız
 
- Sayın Topcu, sizce bu Kanun Teklifi’ndeki en önemli hata nedir?
 
Çözüm süreci ile ilgili Meclise sunulan “Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine dair 6 maddelik kanun tasarısı”nın eleştirisine geçmeden önce çözüm süreci ile ilgili en önemli hatayı vurgulamakla başlayalım. Dünyada hiçbir ülke terör örgütlerini muhatap almaz. Özellikle büyük ülkeler terör örgütleriyle muhatap olmazlar, büyük devletler terör örgütleriyle pazarlık yapmazlar, masaya oturmazlar ve büyük devletler onları adam yerine koymazlar.
 
Çözüm sürecindeki muhatabın terör örgütü olması ve muhatap alınması hiçbir devlet geleneğinde yoktur ve olmaması gerekmektedir.
 
- Sizce silahlı bir terör örgütü devletin muhatabı olabilir mi?
 
Devlette, tek silah kullanma meşruiyeti devletin belirlediği kurumlarla sınırlıdır. Bunun dışındaki bir oluşum ülke içinde paralel bir devletin oluşmasına ve ülkenin bölünmesine sebep olur. Hükümet çözüm sürecindeki tavrıyla adeta “silahınız yoksa sizi muhatap almam” demektedir. Bu paralel yapılanmayı teşvik etmiştir. Zaten bölgede PKK hariç hiçbir siyasi enstrüman dikkate alınmamış ve siyasi-sosyal-ekonomik oluşumlar adeta bastırılmıştır. Kısaca,  gömlek düğmesi yanlış iliklenerek çözüm sürecine başlanmıştır.
 
- Devletin terör örgütü ile müzakere etmemesi gerektiğini söylüyorsunuz. Ortada bir sorun varsa bu nasıl çözülecek?
 
Milliyetçi Hareket Partisi olarak, bu problemin adı terör sorunu olup burada bu sorunun çözümünde teröristlerle müzakere değil mücadele edilmesi gerektiğini vurgulamaktayız.
 
Eğer bu terör sorunu çözülmek isteniyorsa, teröristler;
·  Önce silahları bırakacak,
·  Teslim olacak,
·  Adalet önünde yargılanacaklar.
 
- Sizce hükümet neden böyle hareket etti?
 
Ama hedefe ulaşmak için her yol mubah paradigmasından hareketle cumhurbaşkanı olmak için ülkenin içinde bulunduğu zor şartlara zemin hazırlanmış ve ülkenin bölünmesi hali görmemezlikten gelinmiştir.
 
İmralı canisi karşısında "bölünme"ye verilecek cevapları, söylenecek sözleri olmayınca Meclis ağır bir baskı altına alınarak, 25 Temmuza kadar haftanın her günü sahura kadar çalıştırılma kararı alınmıştır. Çünkü Kandil’den hükümete yönelik olarak 2 Temmuz’a kadar yasal düzenlemeye özgü çalışmaların başlatılması yönündeki tehdidin etkili olduğu görülmüştür. Ve hükümet hemen harekete geçmiştir. Bu yasanın çıkartılması için Meclis baskı altına alınmıştır.
 
AKP İKTİDARININ STRATEJİK ORTAĞI PKK
 
- MHP temsilcileri her ortamda AKP’nin PKK ile ortaklık yaptığını dile getiriyorlar. Bu konuyu biraz açar mısınız…
 
Komisyondan metazori geçirilen ve Meclis Genel Kuruluna getirilen “bölme” tasarısı yasalaşırsa, İmralı'daki bebek katiliyle ve dağdaki teröristlerle görüşmelere devam edilecektir. Bu katıksız katillerle görüşmeleri gerçekleştiren kamu görevlileri de bu yasa ile kurtarılmaya çalışılacaktır. Ve cezai sorumlulukla karşı karşıya kalmayacaklardır.
 
Daha önce de ifade edildiği gibi, bu yasa ile AKP hükümeti terör örgütüne teslim olmuştur. Yine bu yasa AKP iktidarının bir ihanet belgesi olarak tarihe geçecektir.
 
PKK’yı mutlu etmek için, emirlerini isteklerini yerine getirmek için sahura kadar soluk almadan çalışan AKP, mesele Türkmenler olunca sesi soluğu çıkmamaktadır. Bugün Musul’da, Telafer’de, Tuzhurmatu’da, Kerkük’te binlerce Türkmen yerlerinden olmuş ve çaresiz bir şekilde umut aramaktadır. Çaresizlik içinde aileler çocukları ile birlikte güvenli yerler ararken AKP’nin hiç sesi soluğu çıkmamakta, bu konu için acil çözüm üretmesi gerekirken üzerinde durmamaktadır.
 
Yine mesele Soma’daki şehitlerimiz olunca yine AKP’nin sesi işçiden yana değil, ekonomik güçlülerden yana çıkmaktadır.
 
Mesele, Gönderden indirilen bayrağımız olunca AKP suskunluk içinde kalmaktadır ve suskunluğunu sürdürmektedir.
 
AKP iktidarı Türkiye’nin Doğusunu PKK’ya teslim etmiş ve bu yasayla da teröristlerin ve İmralı’daki bebek katilinin siyasallaşmasının önünü açmaktadır.
 
Artık iktidarın stratejik ortağı PKK’dır. AKP iktidarı ile terörist başı arasında pazarlık yapılmıştır.
 
Bu tasarı ile içerdeki ve dışarıdaki hainlere ve bölücülere yardım ve yataklık edilmektedir. İşlenen bu suçta bölücülerle hükümetin resmi yan yana durmaktadır. AKP ve İmralı canisi ortaktır.
 
MİLLET HERŞEYİ GÖRÜYOR
 
- İktidarın “Çözüm Süreci” dediği bu süreçte sizce ne oldu, bir şeyler çözülebildi mi?
 
Artık herkes bilmektedir ki Diyarbakır karayolu üzerinde bir askeri kontrol noktasından bir kilometreden daha az mesafe uzaklıkta PKK bayrağı dalgalanmıştır ve Ateşkes sürecinin başladığı andan itibaren kazanan teröristler olmuştur, Lice'de karakol-kalekol inşaatlarının durdurulmuştur, korucular sahipsiz kalmıştır, baharla birlikte binlere varan genç dağa çıkartılmıştır, her tarafta PKK paçavraları asılmıştır, Hükümet sürekli reform paketi açıklamıştır, hapisteki binlerce terörist eylemci salıverilmiştir, özel okullarda Kürtçe eğitime olanak sağlayan yasalar meclis geçmiştir.
 
Ayrıca askerlerin ve teröristlerin bu sürece zarar vermemek için görmezden gelinmesi emirlerinin verildiğini herkes bilmektedir.
 
Köylerde köy komünlerinin, şehir merkezlerinde mahalle meclislerinin daha sonra da kent meclislerinin kurulduğu ve bu sözde kent meclislerinin demokratik özerkliğe dönüştürülmesinin beklendiği bilinmektedir.
 
Örgütten kaçanların ifadelerinden kendi içlerinde kurulan mahkemelerce nasıl yargılandıkları ve vatandaşların T.C. mahkemelerine gitmemeleri konusunda uyarıldıkları da bilinmektedir.
 
Ama bu Millet Sayın Başbakanın söyledikleri ile yaptıkları arasındaki tutarsızlıkları da bilinmektedir. Meydanlarda, TV’lerde yaptığı konuşmalarda
 
Biz olsak asardık” dediği cani başıyla masa başına oturmuştur. “PKK’ya terör örgütü demeyen BDP ile el sıkışmam” dediği parti liderleriyle çözüm yasaları çıkararak Türkiye’yi beraber bölme çabalarına girmişlerdir.
 
Ben BDP ile aynı masada oturmam. Beni şehit anaları görse ne der? Kusura bakmayın, ben bir tane şehit annesinin gözyaşını bunların hiçbirine değişmem.” dediği şehit analarının yaptığı icraatlar ile göz pınarlarını kurutmuştur.
 
CUMHURBAŞKANLIĞI İÇİN HERŞEY FEDA
 
- Sizce Hükümetin verdiği bu tavizlerle Başbakanın Cumhurbaşkanlığı adaylığı arasında bir bağlantı var mı?
 
Sayın Başbakan cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi Her seçimde olduğu gibi Kürt Kökenli kardeşlerimizin oyları için yine çözüm sürecine umudunu bağladı.
 
İzninizle kendi sözlerini hatırlatarak Sayın Erdoğan’a gıyabında hitap etmek istiyorum:
 
2010’da “AKP hiçbir terör örgütüyle görüşmez, masaya oturmaz, müzakere yapmaz. Aksini söyleyen şerefsizdir”.
 
2011’de “Terör örgütü PKK ile biz görüşmedik. Devlet görüştü…”
 
2012’de “PKK ile görüşen arkadaşı ben gönderdim. Sıkıntısı olan bana söylesin…”
 
Sayın Başbakan, terörist başının cezasıyla ilgili olarak “57. Hükümet koalisyonunda yer alsaydık, Öcalan ya idam edilirdi ya istifa ederdik-çekilirdik.” ŞİMDİ İSE İSTİFAYI BIRAKIP KARŞISINA ALIP MÜZAKERE EDİP SÜRECİ ONA EMANET ETTİNİZ.
 
Terörist başı Öcalan’ın her yaptığı açıklamalara bakıldığında 2009 da yazdığı yol haritasının adım adım AKP iktidarı tarafından uygulandığı görülmektedir.
 
Yani her attığı adım aslında kendilerini legal hale getirecek bir yapılanmanın adımlarını içermektedir.
 
ANALARIN ARKASINA SAKLANDINIZ
 
Sayın Başbakan,
 
·  Ülkeyi bölmek için anaların arkasına saklandınız.
·  Analar ağlamasın diyerek, anaların yüreğini yaktınız.
·  Analar ağlamasın diyerek, ülkeyi bölünmenin eşiğine getirdiniz.
·  Analar ağlamasın diyerek, ortak değerlerimizi küçümsediniz.
·  Analar ağlamasın diyerek PKK’nın bedava elektrik dağıtımına zemin hazırladınız.
·  Borcu ödeyenlere yıktınız.
·  Analar ağlamasın diyerek, farklılaştırıp ötekileştirdiniz.
·  Analar ağlamasın diyerek, terörist başının sözünden çıkmaz oldunuz.
·  Analar ağlamasın diyerek, Güneydoğu’yu PKK’ya terk ettiniz.
·  Analar ağlamasın diyerek, Mahkemeler kurdunuz, kimlik kontrol yaptırdınız.
·  Analar ağlamasın diyerek, PKK, Kandil ve KCK’nin tehditlerine yenik düştünüz.
·  Analar ağlamasın diyerek, terörist başını eş başkan ilan ettiniz.
·  Analar ağlamasın diyerek, yaralarımızı deştiniz.
Artık Analar ağlamıyor. Ağlayacak yaş kalmadı gözlerinde. Ama bu yapılanlara dur demek için, DİMDİK AYAKTALAR.
AKP çünkü analar artık 12 yıllık iktidarının nelere ve kimlere hizmet ettiğini gördü.
15 yıl önce eşini şehit veren Yıldız hemşire “Biz neyin bedelini ödedik” diye soruyor.
 
TUTARSIZLIK HAD SAFHADADIR.
DEVLET YÖNETİMİ TUTARLILIK İSTER.
DEVLET YÖNETİMİ İSTİKRAR İSTER.
DEVLET YÖNETİMİ VİZYON İSTER.
DEVLET YÖNETİMİ DEVLETE SADAKAT İSTER.
 
Bu kanun tasarısı yürürlüğe girdiği takdirde ülkemiz gündemine hukuki belirsizlikler, faili meçhuller ve bu kanunla korumaya alınanların yapacağı yeni hukuksuzluklar damgasını vuracaktır ve bölücü ve yıkıcı unsuların da yaptığı etnik temelli özerklik ve otonomi çağrıları biraz daha cesaretlenecektir. Ama şunu hiçbir zaman unutmamız gerekir ki Anayasamızın 3. Maddesinin bize verdiği yetkiye dayanarak
 
Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Millî marşı “İstiklal Marşı”dır.
Başkenti Ankara’dır.
 
- Çok duygulandınız, okuyucularımızı ve Türk Kamuoyunu aydınlattığınız için teşekkür ederim.
 
Ben de size teşekkür ederim. Devletin bütün imkânlarını kullanan, hesapsız para kaynaklarına sahip “Havuz Medyası”na karşılık, cılız imkânlarınızla yürüttüğünüz bu kahramanca mücadeledn dolayı da sizleri tebrik ederim.

Yorumlar