SON DAKİKA

MHP Mardin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Av. Nuri Sertaç Güler İle Söyleşi

24 Mart 2014 03:12
“ Söylerşi: Burak Özcan „
MHP Mardin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Av. Nuri Sertaç Güler İle Söyleşi

Burak Özcan: Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Sayın Devlet Bahçeli Bey’in teşrifleriyle Kayseri İl Teşkilatının ev sahipliğinde büyük bir coşku ve halkın yoğun katılımlarıyla gerçekleştirilen aday tanıtım toplantısında Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak tanıtıldınız. Okuyucularımızın sizi daha yakından tanıması adına öncelikle biraz kendinizden bahseder misiniz?

Nuri Sertaç Güler: Sizin de bahsettiğiniz gibi, Genel Başkanımızın teveccühü ile Kayseri İl Teşkilatımızın görkemli organizasyonunda partimizin Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak tanıtıldım. Kendimi bildim bileli hareketimizin içerisindeyim ve parti teşkilatlarında çeşitli görevlerde bulundum. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra serbest avukat olarak çalışmaya başladım. Bu süre zarfında iki yıllık Türk Telekomünikasyon A.Ş. bünyesinde yöneticilik tecrubem oldu.  Türk Telekom A.Ş. çağrı merkezlerinde Hukuk Yöneticiliği ve İnsan Kaynakları Müdürlüğü görevlerinde bulundum. Avukatlık mesleğimin yanı sıra Türk Hukuk Enstitüsü Yönetim Kurulu üyeliği görevini de icra ediyorum. Enstitümüzde; ülkemizin özellikle son dönemde yaşadığı hukuksuzluklara ilişkin olarak hukuki görüşlerimizi, çözüm önerilerimizi dile getirmeye çalışıyor ve organizasyon faaliyetlerimizi icra ediyoruz. Enstitü olarak meslek örgütümüz olan Barolarda da faaliyet gösteriyor ve seçimlerde Milliyetçi Avukatlar Grubu olarak çalışmalarda bulunuyoruz. Ayrıca; Türkiye Barolar Birliği nezdindeki alternatif çözüm uyuşmazlıkları özellikle tahkim ve arabuluculuk alanlarındaki çalışmalara aktif katılmaktayım.  Halen, Türkiye Barolar Birliği tarafından düzenlenen “Arabuluculuk Eğitim Programı”nda arabulucu eğitmen olarak ders veriyorum.  Kişisel olarak spor ile ilgileniyorum ve uzun bir dönem A. Başkent Spor Kulübü Başkanlığı görevini yürüttüm. Çağrı Merkezleri Dernekleri Federasyonu kurucu üyeliği ve yöneticiliği, Çağrı Merkezi Çalışanları Derneği kurucu üyeliği ve yöneticiliği, Alternatif Uyuşmazlık Çözümleri Derneği üyeliği, Türkiye Barolar Briliği Arabuluculuk Komisyonu üyeliği ve Futbolcular Derneği Kurucu üyeliği gibi çeşitli sivil toplum kuruluşlarında görevlerde bulundum. Evliyim ve Nusret Eren isminde her zaman kendisiyle gurur duyduğum bir oğlum var.

Burak Özcan: MHP’nin Mardin Büyükşehir Adayı olarak tanıtıldığınız toplantıdan kısa bir süre sonra Mardin ilimize geçerek seçim çalışmalarını başlattığınızı biliyoruz. Seçim çalışmalarınız kapsamında Mardin halkının seçime bakış açısını, size ve Milliyetçi Harekete olan ilgisi hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?

Nuri Sertaç Güler: Ülkemiz gerçekten çok çetin bir süreçten geçmektedir. Yıllardır gizli kapılar ardında menfaat odaklı planlarını yapan hemen hemen bütün oluşumlar şu anda sahnededir ve bu çıkar gruplarının aleni kavgası; uzun yıllar geçse de Türk siyasi hafızasından asla silinmeyecek tahribatlar oluşturmaktadır. Özellikle mevcut iktidarın “ötekileştirme” esaslı ve son derece tehlikeli politikası ülkemizi hızla uçurumun kenarına getirmiştir. İnsanlarımız arasında tarihimizde hiç olmadığı kadar kutuplaşmalar oluşmuştur, kendisinden olmayana karşı nefret duyguları beslenir hale gelinmiştir. Bu vahim manzara karşısında Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin birleştirici söylem ve telkinlerinden başka vatandaşımızın tutunacak dalı, sığınacak kapısı kalmamıştır. Mardinli hemşerilerim de bu durumun farkındadırlar. Uzun süredir bilinçli olarak içine itildikleri ikili tercihe mahkum olmamak adına Milliyetçi Hareket Partisini alternatif hatta kurtarıcı olarak gören bilinçli bir seçmen kitlesi mevcuttur. Mardinli seçmen; gerek AKP politikasından gerekse AKP belediyeciliğinden son derece muzdariptir.  Görüşmelerimizde özellikle bu ayrıştırıcı politikanın hepimizi götüreceği felaket ve Büyükşehir yasasının şehrimizde yaşatacağı tahribat konusunda vatandaşımızı bilgilendirmekteyiz.

Burak Özcan: Büyükşehir Yasası’nın bölge için ne tür bir tehlikesi vardır? Büyükşehir Belediye Başkanı adaylarından rakibiniz Ahmet Türk’ün “30 Mart’tan sonra özerklik ilan edeceğiz.” gibi bir söylemi olmuştu. Ahmet Türk’ün söylemi kapsamında yeni Büyükşehir Yasası hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Nuri Sertaç Güler: Milliyetçi Hareket Partisi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesine, hizmet ve mali kapasitelerinin artırılmasına kesinlikle karşı değildir. Milliyetçi Hareket Partisi Üniter Devlet yapısını zedelemeyen Büyükşehir yapılanmasına ve illerimizin büyükşehir kapsamına alınmasına da karşı değildir. Hatta yerel yönetimlerin güçlendirilmesi için; belediye hizmetlerinin verimli ve ihtiyaçlara uygun olmasında yöneticilerin seçimindeki isabet kadar, kaynak sorununun aşılmasını ve yerel yönetimlere sağlanan imkânların daha fazla artırılmasını savunmaktadır. Ancak; 6360 sayılı bilinen adıyla Büyükşehir Yasası; Türkiye’nin yönetiminde üniter yapıdan vazgeçip federatif veya kısmen federatif bir yapıya geçilmesinin alt yapısını oluşturan düzenlemeleri içermektedir. Büyükşehir belediye sınırlarının il sınırına çekilmesi, fiilen bölgesel yönetim ve eyalet sistemine geçişin sondan bir önceki durağı olacak, dayanağını anayasadan alan il idare sistemi ciddi düzeyde yara alacaktır. 6360 sayılı yasadan sonraki adımların; Büyükşehir Belediyelerine vergi toplama hakkının verilmesi ve daha sonra da kolluk kuvvetlerinin Belediye Başkanı riyasetine bağlanması olduğunu öngörmek çok da afaki olmayacaktır. Zira Akp yönetimi; adım adım gidilen sona şu an için açıkça ÖZERKLİK demese de, uzun yıllardır hayalini kurdukları ve Oslo görüşmelerinde pazarlık konusu yaptıkları nihai hedeflerinin bu olduğunu birçok defa farklı zamanlarda dile getirmekten çekinmemişlerdir.

Bu yeni Kanun kapsamında büyükşehir belediye sınırının ilin mülki sınırı olarak genişletilmiş olması ve bütün büyükşehirlerde il özel idarelerinin kaldırılmış olması, il idaresi sisteminde önemli tahribata yol açacak niteliktedir. İl özel idaresinin görev ve sorumluluklarını üstlenen Büyükşehir Belediyesinin özellikle Mardin’imizde köylerden gelen zaruri taleplerde dahi partizan ayrımcılık yapmayacağı garantisini kimse veremez. Şu an için özellikle başta korucu köylerindeki en büyük endişe budur.
Hükümetin, kamusal güvenliği temin edemediği, örgüt propagandasının en üst seviyede yapılmasına engel olamadığı, kepenk kapattırmalara seyirci kaldığı illerde, bütün yetkiyi örgüt yönlendirmesine açık olan yerel idarelere bırakması iyi niyetle izah edilemez.

Burak Özcan: Mardin seçmeninin bahsettiğiniz endişesi sizce sandığa yansıyacak mı?

Nuri Sertaç Güler: Şu ana kadar bölge iller içerisinde kepenk kapatma baskısına uğramayan tek esnaf Mardin esnafıydı. Seçimlerden sonra federatif özerklik isteyen bir zihniyete şehrin teslim edilmesi halinde Mardinliler karşılaşacakları felaketin boyutunu öngörebilmektedir. Süreci bu noktaya getiren iktidar, bölgeden tamamen elini çekmiştir. Sözde açılım adı altında ilerletilen bölünme sürecinde bölücü örgüt boş durmamaktadır. Halen şehit vermekteyiz, korucularımız sırayla öldürülmektedirler. Bölücü örgütün elindeki “ölüm listesi” tüm bölge halkı hatta devlet birimleri tarafından da bilinmektedir. Basın başta olmak üzere kimse ses çıkarmamaktadır. Konu hakkında inanılmaz bir sansür söz konusudur. “Şehit veriyoruz, terör örgütü silahını bırakmadı” diyenler kandan beslenmekle, huzuru bozmakla suçlanmaktadır. Duruma tek tepki veren siyasi güç; Milliyetçi Hareket Partisi’dir. Osmaniye Milletvekilimiz Sayın Hasan Hüseyin Türkoğlu konuyu ve “ölüm listesi”ni TBMM’ne taşımıştır. Bölgede korucularımız gibi askerimiz, polisimiz, öğretmenimiz, doktorumuz, tüm kamu görevlilerimiz de sahipsiz bırakılmak istenmektedir. Ancak herkes farkında olmalıdır ki iyi günde de kötü günde de Milliyetçi Hareket Partisi vatanı ve ülke geleceği için emek veren herkesin yanındadır, siyasi rüzgarlara göre duruşumuz değişmemektedir. Mardinli hemşerilerimizin de partimize teveccühündeki en büyük etken, kuruluşumuzdan bu yana siyasi, ahlaki ve sağduyulu çizgimizden bir adım olsun sapmamamızdır. Hemşerilerimiz, tepkilerini ve partimizin değişmeyen siyasi duruşuna olan bakış açılarını mutlaka sandığa yansıtacaktır.
 
Burak Özcan: Mardin için hazırladığınız projelerinizden bahseder misiniz?
Nuri Sertaç Güler: Seçim çalışmalarımızda birebir temasın önemini bilerek hareket ediyor, gördüğümüz her vatandaşımıza yılmadan politikalarımız ve projelerimizden bahsediyoruz. Mardin halkı bölgede hatta ülkemizde hoşgörüsü ile bilinen, karşısındaki insanın düşüncesi ne olursa olsun saygı duyan bir halktır. Bu hoşgörü duygusunun kaynağını, Mardin’imizin tarihindeki yüksek medeniyet çizgilerinde aramak gerekiyor. Şu an yaptığımız çalışmalarımızı tamamen partimize zıt görüşteki insanlarımıza da anlattığımızda bizi sabırla dinliyor ve başarılar diliyor. Hatta farklı kültürde yetişmiş, bugüne kadar partimize destek vermemiş birçok vatandaşımızın da projelerimizi ve düşüncelerimizi gördükten sonra bize teveccüh göstereceğine inanmaktayım. Mardin halkından hiç kimse; inancı, görüşü, dili, kökeni ne olursa olsun insanları küçümsemez, onlarla sıkıntı yaşamaz. Seçim atmosferini bozmak isteyen ve şiddetten beslenen bazı dış gruplara karşı sağduyulu ve demokratik seçim atmosferinin bozulmaması en büyük temennim.

Projelerimize gelince; çalışmalarımızda özellikle sosyal medyayı en üst seviyede kullanmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda projelerimizi şahsıma ait www.nurisertacguler.com.tr adresinde ayrıntılı olarak paylaştım. En çok değer verdiğim ve diğer projelerin temelini de oluşturacak “Sakin Şehir Mardin” projesinden bahsetmek isterim: Sakin şehir projemiz kapsamında; gürültü kirliliğini ve trafiği kesmek, yeşil alanları ve yaya bölgelerini arttırmak, yerel üretim yapan çiftçilerle bu ürünleri satan dükkan ve lokantaları desteklemek ve yerel estetik öğeleri korumak gibi 50’den fazla alt taahhüdümüz/projemiz mevcuttur. Mardin için vaatlerimizin tamamı; Sakin Şehir projemiz ile uyumlu ve birbirlerini tamamlar niteliktedir.  Proje kapsamında ilk adım olarak; belli günlerde sadece yerel üretim esasına dayanarak ev hanımlarını teşvik edecek şekilde herhangi bir vergi söz konusu olmaksızın Köy Pazarı şeklinde ev yemekleri, seramik, el sanatları, bez bebek ve resim atölyeleri açılacaktır. İlk olarak merkez Artuklu ilçesinde pilot uygulamaya geçilecek, daha sonra diğer ilçelerde de edinilen tecrübelerin eklenmesi ile faaliyetlere başlanacaktır.

Burada hedeflenen hem yöre halkına bir gelir kapısı açmak, hem de kaliteli turist ağırlama, gıda güvenliği ve hijyen gibi hedeflerin esas alınmasını sağlamaktır. Alt projeye bir örnek vermek gerekirse; caddeyi insanların sosyalleşmesine imkan sağlayacak biçimde, yayaların caddede trafik stresi olmadan dolaşabileceği özellikle engelli vatandaşların ulaşımını engellemeyen cadde düzenlemesini hayata geçireceğiz. Mardin’de engelli vatandaşlarımızın ulaşımını kolaylaştıracak mevcut hiçbir düzenlemeya da çalışma olmadığı gibi, bütün şehir engelleri sanki özellikle engelli vatandaşlarımız evlerinden çıkamasın, yolda yürüyemesin diye yapılmış.

 
Burak Özcan: Sertaç Bey bu keyifli söyleşi için teşekkür ederim. İnşallah 30 Mart tarihinde Mardin üzerindeki tüm oyunları bozacaksanız. Son olarak eklemek istediklerinizi, seçmenlerinize ve okuyucularımıza mesajınızı alabilir miyiz?

Nuri Sertaç Güler: Keyifli sohbet ve güzel temennileriniz için ben size çok teşekkür ederim. Bizim seçim sloganımız; “AYRIŞTIRAN DEĞİL BİRLEŞTİREN BELEDİYECİLİK”tir. Milli ve manevi değerleri koruyarak, tüm çevre illere model olacak bir belediyecilik anlayışı ortaya koyacağız. Bu kutlu görevde Mardin’li hemşerilerimin tercihlerini benden yana kullanmaları halinde; Büyükşehir Belediyeciliğinin etkin gücünü en üretken biçimde kullanarak Mardin’i çağdaş, yaşanabilir ve sürdürülebilir bir kent vizyonuna taşıyacağımızı söylemek istiyorum. Çalışmayı ibadet kabul edecek, milli duygularını hizmet aşkıyla harmanlayacak, sadece halka hizmete odaklanacak bir belediyecilik için “biz de varız” diyorum. 

Yorumlar