SON DAKİKA

Alihan Samedov: Azerbaycan kültürünün kitabını dünya dilinde yazdım ..

13 Mart 2014 14:25
“ Alihan Samedov: Sanatın kötüsü olmaz, sanatçının oluyor! „
Alihan Samedov: Azerbaycan kültürünün kitabını dünya dilinde yazdım ..

Söyleşi: Nigar İsfendiyarkızı
 

Sanatıyla kimliğini zirvede tutmayı başaran insanlar tarihte kalmayı hakediyorlar. Yetenek (eğer varsa) Allah'ın insanlara bir lütfudur ve onu yere düşürmek olmaz. Ne yazık ki, çağımız, basit insanlarla da zengindir. Zamanla onların kayboluşuna inansak da, şimdilik onları elemek, bir az da bizim görevimizdir

Söyleşimiz Alihan Samedovla...


Tüm dünyayı "Sen gelmez oldun" mucizesi ile titreten, nefesli müzik aletleri ve Azerbaycanın milli müzik aleti olan Balaban’ın üstadı, Alihan Bey, Azerbaycan müziğinin sihrini yorumuyla yaşıyor ve yaşatıyor.

 

Vatandan uzakta olan sanatkâra sorularımızı yönelttik. Ve istedik ki, yanında olmasak da, onunla gurur duyduğumuzu bilsin. Nasıl derler, elimiz yetmese de ünümüz yetsin. Yetsin ki, arkasında can memleketin nefesini, gücünü hissetsin.

 

Tüm gelmez olanların geleceği umuduyla...


- Samedov, kimi bekliyor?

- Bir çok insan "Sen gelmez oldun " şarkısının bana ait olduğunu düşünüyor. Bu nedenle bu tür sorularla sık sık karşılaşıyorum. Ben, Azerbaycan'ın sevilen bestecisi Alekper Tağıyev’in çok güzel şarkılarından, sadece birini, dünyanın anlayacağı dilde aranje edip, müzikseverlere ilettim. Bu müzik aynı zamanda Azerbaycan'ın milli müzik aleti olan Balabanı da tüm dünyaya tanıttı. Ben bu yüzden kendimi çok mutlu hissediyorum. Beklediğim birisi ise... Yok...

- Türkiye'de Azerbaycanlı olmak zor mu?

- Türkiye'ye gelmeden önce dünyanın birçok şehirlerinde bulundum. Henüz Sovyet döneminde iken,  ben Almanya, Fransa gibi Avrupa ülkelerinde konserler vermiştim. Türkiye'ye geldiğinde ise inanın ki, bana öyle geldi ki, daha önceden ben buraları görmüşüm, tanıyorum ya da ki, burada ne zamansa yaşamışım. Herkez bana tanıdık geliyor, sanki herkezi tanıyorum. O günden itibaren kendime dedim ki, burası benim iki vatanımdan biridir. Bir Azerbaycanlı olarak da, her hareketimin Azerbaycanın  adına yazılacağını da iyi biliyordum.

Beni tanıyan tüm Türkiye vatandaşı dostlarım, tanıdıklarım, Azerbaycan'ı benimle daha da çok sevdi. Milliyetine bakılmaksızın herkes, yaşadığı yere ayak uydurabiliyorsa, ülkesini seviyorsa, dünyanın her yerinde çok kolay yaşayabilir. Bu saydıklarımın hiç biri olmayan herhangi bir vatandaş, kendi vatanında bile, sıkıntı çekerek yaşayacaktır.

- Sanatta nasıl? Mekân kavramı var mı?

- Türkiye'de Azerbaycan'ı, dünyada ise her iki ülkeyi temsil ediyorum. Her iki vatanımdan herhangi birini temsil edeceğimi öğrenince de, hem mekâna bakarım, hem de konserin kalitesine. Bu tür anlarda mekân esastır.

- Müziğin dili hangi aletle daha güçlüdür?

- Müziğin dili olmaz. İyi müzik, güzel müzisyenlerin aracılığıyla her tarafa yayılıyor. Her müzik aletini yaşatan, onun yorumcusudur. Sanatın kötüsü olmaz, sanatçının oluyor!

- “Sen gelmez oldun” dünyanın her yerinde tanınıyor. İşte bu müzik parçasının bu kadar popüler olmasının nedeni nedir? Size göre...

- Yukarıda da dediğim gibi öyle bilin ki, ben, sadece Azerbaycan kültürünün kitabını dünya dilinde yazdım...

Demek istiyorum ki, bizim güzel müziklerimiz var, onları dünyaya ulaştırmak için dünyanın anlayacağı dilde ifa etmek gerekir. Öyle müzik ifaları var ki, Azerbaycan’da çok seviliyor, Türkiye’de veya dünyada ise kimse anlamıyor. Önemli olan dünya “sound”unu (çalma tarzı) bilerek, müzik yapmaktır. Bunu herhangi bir müzisyen başarırsa, onun dinleyicileri mutlaka artmaya başlayacaktır.

- Bir sanatçının hayatında bu tür yorum, nasıl olur?

- Her müzisyen ifa ettiği müzik aletine, kendi kalbini koyarsa, inanın ki, farklı bir ifa yaratır. Yok, birilerini taklit ediyorsa, o zaman, taklit ettiği müzisyeni yaşatır. Ben, balabandaki ifalarıma kendi yorumumu katıyorum.

- Sanat mı sanatkârı, sanatkâr mı sanatı peşinden sürükler?

- Sanatı yaşatan sanatkârdır.

- Türkiye'de yaşama sebebi ve orada Azerbaycan müziğine verilen değer...

- Bir insanın kaderi nasıl yazılmışsa öyle de gider. Aklıma gelmişken, henüz üniversite yıllarımda öğrenci arkadaşlarımla bir yerde çay içerken böyle bir konu açıldı: - Kim hangi ülkede yaşamak ister? İnanın ki, herkes bir ülke adı çekti, sıra bana gelince,  “Bırakın yaşamayı, Türkiye'yi göreyim, ondan sonra ölsem de gam yemem” demiştim. Ve inanın ki, kim hangi ülkeyi arzulamışsa, öyle bugüne kadar da orada yaşıyor. Allah bana, hem görmeyi, hem yaşamayı, hem de, vatandaşlığı nasip etti. İşte bu yüzden de benim iki vatanımdan birisi Türkiye’dir.

- Basit adamların yeri neresi?

- Her yerde karşılaşmak mümkündür (gülüyor).

- Bu günlerde bir bilgi okumuştum. Katar’daki bir otelin lobisinde sizin “Sen gelmez oldun” şarkısı çalırmış ve bizim gazetecilerden biri orada ziyarette olup, röportajında ​​bunun gururunu diline getirmişti. Bu, nasıl bir duygudur? Bu müziğin yayılmasında büyük rolü olan bir sanatçı olarak, kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

- Bundan büyük mutluluk olur mu? Sadece Katar yok, dünyanın birçok ülkelerinden beni tanıyanlar arayıp, “Şimdi şu ülkede, şurdayım. Senin müziğin eşliğinde kahve içiyorum... Çevremdeki tanımadığım insanların, müziği nasıl dinlediklerini gözlerimle görüyorum. İçimden;-Dinlediğiniz müzisyen, benim arkadaşımdır, haykırmak geliyor...
 Çok güzel bir duygudur, dostum ve seninle paylaşmak istedim...” sözlerini bana ileten çok dostlarım var.

- Türkiye'de “Ney” var. Bana öyle geliyor ki, o “Ney” Tanrı'nın insanlara bir lütfudur ve o çalınınca içgüdüsel olmadan Mevlana'yı düşünüyorum. Sizi müzikte ilahi âleme yönelten ne oldu?

- Genelde bana öyle geliyor ki, nefesli müzik aletlerinin en temel özelliği budur. Ben hep, balabanı üflediğimde, gözlerim kendiliğinden kapanır, kendimi başka bir dünyada hissediyorum, ruhumla, nefesimle, yaptığım müziği yaşıyorum. Sanki bir rüya görüyorum. Gördüğüm rüyayı, beni dinleyenlerde de yaşatabiliyorsam, demek ki,, hedefime ulaşmışım .

- İdolunuz kim?

- Belki de, bir idolum olmadığı için bu soru bana enteresan geliyor. Ama başka türlü olsaydı, Örneğin, “Bu sanatta daha neler yapmak istersiniz ?” diye sorsaydınız, o zaman derdim ki, kalbim doludur. Yapmak istediğim çok işim var, inşallah, Allah izin verirse, en azından düşündüklerimin yarısını hayata geçirebilirim. Daha yapacaklarım çok, inşallah, hepsi sırasıyla hayata geçer...

- Azerbaycan dendiğinde aklınıza ilk gelen kişi...

- Annem. Azerbaycan dendiğinde aklıma ilk ANNEM geliyor... Allah ona her zaman uzun ömürler versin...

- Âmin. Bize sözünüz...

- Ben Azerbaycan’ımı çok seviyorum. Sizden ricam, Azerbaycan’ımız için yaşayıp yaratan her insanı yaşadın ki, sizden aldıkları ilhamla, daha da çok yaşayıp yaratsınlar. Onlara, bu yolda yalnız olduklarını hissettirmeyin. En azından bunu yapın...

Her şey gönlünüzce olsun!


Yorumlar