Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şöleni Ardından …..

28 Eylül 2013 02:16
“ 14- 15 tarihlerinde Afyonkarahisar’da düzenlenmiş olan, Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şöleni hazırlanışı itibarla takdire şâyân, ancak Şölen’in birilerine mal edilmesi açısından üzerine gölge düşmüş bir etkinlikti. Olanları ana kaynağından öğrenmek için bu projenin fikir babası ve emektarı Ufuk Özırmak ile görüştük. İşte sohbetimizden yansıyanlar… „
Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şöleni Ardından …..

Röportaj: Kürşad Şendal
 
14- 15 tarihlerinde Afyonkarahisar’da düzenlenmiş olan,  Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şöleni hazırlanışı itibarla takdire şâyân, ancak Şölen’in birilerine mal edilmesi açısından üzerine gölge düşmüş bir etkinlikti. Olanları ana kaynağından öğrenmek için bu projenin fikir babası ve emektarı Ufuk Özırmak ile görüştük. İşte sohbetimizden yansıyanlar…
 
- Ufuk Bey, Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şöleni konusunda bizleri ve okuyucularımızı aydınlatır mısınız?
 
Yaklaşık bir yıldır çalıştığım proje olan Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şöleni hakkında kısa bir bilgi vermek istiyorum. Türk Dünyasını en kısa sürede bir araya getirmek bilim ve kültür ile olacağını düşünüyordum. Hala da o düşüncedeyim. Türk Dünyasının bilim adamları bir araya gelirse sorunlar çözülür. İsmail Gaspıralı’nın ‘Dilde, Fikirde, İşte Birlik’ sözünden yola çıkarak Türk Dünyasını bilim ve kültür ile kucaklamayı hedefledik.
 
Bu projemiz iki bölümden meydana gelmesi gerektiğini düşünüyordum. Birinci sempozyum, ikinci günde şölen olacaktı. Afyonkarahisar Oğuz Boyu Yörükler Türkmenler Dernek Başkanı görüşmemizde böyle karar aldık. Ben her gittiğim sivil toplum kuruluşunda sempozyumun önemini anlattım. Bazen dernek başkanı ile gittiğimiz yerlerde de ifade ettim. Bu ziyaretlerimizden birisinde Edibali ailesi ile tanıştık. Onlarda ilgilendiler. Bu çok büyük bir proje biz buna nasıl katkı yapabiliriz dediler. Onlara diğer yerlerde dile getirdiğim şeyi söyledim. Bu partiler üzeri bir mesele, hiçbir partinin arka bahçesi olmayacağını dile getirdim. Bizim bir para talebimiz de yok. Ancak dışarıdan gelecek konuklarımız için konaklama yeri ve ulaşım konusunda yardımları olabileceğini, paneli yönetebileceğini söyledim. Hayhay elimizden geldiği ölçüde yardımcı olabiliriz dediler.
 
Daha sonra Prof. Dr. Mustafa Kafalı ve Sevgi Kafalı hocalarımdan randevu alıp projemi anlatıp desteklerini istedim. Bizler yaşlandık gelemeyiz. Ancak konukları oluşturmana yardımcı oluruz dediler. Fakat sempozyum o kadar ilgi uyandırdı ki, hocalarım beni bir gece arayıp geleceklerini bildiler. Bu beni ve katılımcıları çok mutlu etti. Her kimi aradıysam daha önce gelemeyeceklerini söylemişlerdi. Ancak Kafalı hocaların geleceklerini söylediğimde peki öyleyse gelelim demişlerdir.
 
Bu arada Afyon Kocatepe Üniversitesi Atatürk Kongre Merkezi’nde sempozyumu yapmaya karar verdik. Hatta bunun için Üniversiteyi ziyaret edip protokol yaptık. Üniversitede bir dernek olarak tutulması daha iyi olur denince Afyonkarahisar’daki dernek adına salonu tuttuk. Ödemesi de tarafımdan yapılmıştır. İstenirse belgesi de vardır.
 
Daha sonra Aykut Bey ile yaptığımız toplantıda Prof. Dr. Mustafa Kafalı ve Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın da gelebileceğimi söylediğimde Aykut Edibali bu sempozyuma başkanlık yapmasının şık ve uygun olmayacağını söyledi. Ertesi gün Söğüt’te Aksakallılar Meclisinde projemi anlattım. Onlar da çok iyi çalışma olduğunu sempozyumu yönetecek kişinin Aykut Edibali olunca sıkıntı olabilir. Bir siyasi parti başkanı olması nedeniyle sizin için bir sıkıntı olabilir. Çünkü partiler üstü bir mesele bu dediler. Toplantıdan dönüşte oradaki dernek başkanı hemen başkanlıktan alalım. Bunu da herkese açıklayalım dedi. Ben böyle bir şeyin uygun olmayacağını, gönül kırgınlıklarına neden olacağını söyledim.
 
Daha sonra İstanbul dönüşümde Mustafa ve Sevgi hocalarımla durum değerlendirmesi yaptık. Başkanlık divanını da bilim adamlarından oluşturduk. Daha sonra Türk Dünyasının çeşitli bölgelerinden gelen konuşmacılara ayırdık. Son olarak ta protokol konuşmaları diye bir bölüm açtık. Orada Sadi Somuncuoğlu, Hasan Korkmazcan, Aykut Edibali konuşmalarını yapmalarını ve sonuç bildirgesine bir hazırlık olacağını planladık. ( Başkanlıktan Aykut Bey’i alınma işi de budur. Zaten kendisi bu kadar değerli bilim adamaları varken benim olmam şık olmaz demişti.)
 
Daha sonra işlerim için acil olarak 4 günlük yurtdışına gitmem gerekti. Yurt dışına giderken Aykut Bey’e, dernek başkanına, herhangi açıklama falan yapmayalım. Ben dönünce yaparız. Eğer acil açıklama veya plan değişikliği olursa Sevgi hocam ile konuşun diyerek seyahate çıktım.

Fotoğraf: Afyon da yapılan Turk Dunyasi bilim ve kültür şöleninin perde arkasını organizasyonu tertip eden Ufuk Ozirmak ile istişare ediyoruz...

 
Aykut Esibali pürüzü nasıl oluştu?
 
Ben bu açıklamaları hiç yapmamış gibi ertesi gün Aykut Edibali bu projenin sahibi kendisiymiş gibi konuklara bir mail yollamıştır. Burada kendisini Türk Dünyası Daimi Kurultayı Sekreteryası adına konuşmaya yetkilendirmiş. İletişim olarak ta eşini yani partinin başkan yardımcısını koymuştur. Olayın kırılma anı işte tam burasıdır.
 
Olay çok ilgi görünce herkesin sahiplenme ve bundan yararlanma sevdasıdır. Ben bu şöleni bir siyasi parti rant haline getirmesin dememdir. Bunun için konukları ağırlamak için Afyon’da bir otel de tutmuştum. Oradaki dernek başkanı güvenlik nedeniyle sorun oluşturabilir diye söyleyince Sevgi Hoca da “Ufuk, madem öyle hep birlikte kalalım” dedi. O nedenle o otel rezervasyonunu iptal ettirdim. Yolda da dernek başkanı ile görüşüp 15 kişilik bir konukla geliyoruz dedi. Oradaki dernek başkanı yerleriniz ayrıldı demesine rağmen otele gidince yerimiz yok denmiştir. Hatta bunların içinde Mustafa Kafalı, Sevgi Kafalı, Mustafa Erkal, Bünyanim Aksungur ve arkadaşlarının bulunduğunu söylersek durumun ne kadar terbiyesizlik olduğunu açıklanır. O gece başka otel arayıp buldum. Konukları o otele yerleştirdim. İstenirse onunda belgesi mevcuttur.
 
Bu olayın aydınlanması yani sap ile samanın ayrılması gerektiğini düşünüyorum. Bunun içinde bazı soruların cevaplanması olayı aydınlığa çıkaracaktır.
 

1-  Dernek başkanı her yerde tertip komitesi başkanı olarak Ufuk Özırmak demiş de son onbeş günde ne oldu da son hafta tertip komitesi başkanı olarak adım geçmemiştir?

2-  Mustafa ve Sevgi Hocaların desteğiyle katılan bütün konuklarla konuşan ve gelmelerini sağlayan ben değil miyim? (Hatta Sempozyumda Türk Dünyasında esintiler sunan Bünyamin  Aksungur Sevgi Kafalı Hocam için geldim demedi mi?)

3-  Dernek başkanı otelde yerleriniz ayrıldı deyip konukları dışarıda bırakmadı mı?

4-  Son onbeş günde ne oldu da Aykut Bey sempozyumda başkanlık divanına girmeye karar verdi? Daha önce benim orada olmam şık olmaz deyip te o gün değişti?

5-  Dernek başkanı ve Aykut Bey benim projemi kendi projeleriymiş gibi sunmaları hırsızlık değilse nedir? Madem öyle projeleri vardı da bunu bunca yıllık siyasi hayatında yapmamıştır?

6-  Otelde yerleriniz ayrıldı diye söyleyip bu bilim adamlarını gece yarısı dışarıda bırakmadılar mı? Bunu hangi konukseverlik ve organizasyon ile açıklayacaklar?

7-  Sempozyumun açılış konuşmasını Sevgi Kafalı Hoca yapmasını engelleyip kendisi yapmak istedi? Millet partisi ve işçi partisine teşekkür etmek için mi? Bu teşekkürden sonra salonda ayrılmalar ve tepkiler oldu mu? Edep, kültür ve bilgi sahibi bir insanın teşekkür konuşmasına M. Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile başlayıp, bu kurultayları başarı yapan Alpaslan Türkeş’e teşekkür etmesi gerekmez mi? Atatürk ve Alpaslan Türkeş’e teşekkür etmeyerek ne yapmak ve nerelere mesaj vermek istemiştir?

8-  Türk Dünyası kurultayı şimdiye kadar hiç kullanmadım. Sempozyum ve şölen dedim. Neden son günlerde Türk Dünyası Kurultayı denmiştir? Türk dünyasını ilgilendiren kurultay 200 kişi konuk ile mi olur? Bunu siyası rant haline getirmek isteyen parti kendi oy oranı gibi bu projeyi küçültmek mi istiyor? Eğer her şeye rağmen o siyasi partinin sadece il ve ilçe yönetimleri gelse bile salon dolup bir o kadar da kişi salon dışında kalmaz mıydı? Kendi parti yöneticilerinin bile inanıp katılmadığı bu sempozyumda parti başkanına Türk Dünyasını düzenlemek sana mı kaldı demezler mi?

9-  Türk Dünyasından bu kadar değerli bilm adamı katılırken üniversiten neden bilim adamları katılmamıştır? Yoksa haber verilmedi mi?

10-  Hem şöleni dernek başkanı olarak yalnız ben yapıyorum diyeceksin, Hem konuklara verilen yemekle ilgili çalışmayacaksın, bunu da Sevgi Hoca’nın selamı ile verdi diyeceksin. Peki ama arkadaş sen neden Mehmet Telek ile konuşmadın demezler mi? Yemeği Sevgi Hanım konuşacak, Salonu Ufuk Özırmak tutacak, Konukların gelmesini Sevgi Hoca ve Mustafa Hoca sağlayacak. Be arkadaş sen kaldırım taşı mısın? Sadece Facebook ta şöleni ben tertipliyorum demekle oluyor mu? Katılımcıları yazarken bile gelemeyeceklerini sana bildirdiklerimi bile afişlere yazıyorsun. Senin organizasyonun bu mudur?

11-  O partinin genel başkan yardımcısı benim hazırlattığım logoyu profil resmi yapıp beni yani organizasyonu yapan kişiyi şölene davet etmedi mi? Buna hırsızlık denmez de ne denir?

12-  Şimdi oradaki dernek başkanına soruyorum. Onlar para veriyorlar başkanlık divanında olmaları lazım diye Sevgi hocaya ısrar etmedin mi?  Sevgi hocada onlar para verdik diye böyle bir istekte bulunacak insanlar değil. Parayı verip düdük çalan durumuna düşürmeniz onlara hakaret olur demedi mi? Sevgi hanım Filiz hanımı arayıp ‘oradaki dernek başkanı sizi bu duruma sokuyor’ diye ikaz etmedi mi?

13-  Sempozyumu sabote ettiniz dediğiniz Sevgi hocayı, Türk Dünyası tanır ve sever ve saygı duyarken, 3 kuruş için bu iftirayı yapmaya hiç utanmadınız mı? (Kimsenin inanmayacağı bu iftiranız için hukuki işlemlin başlamasını tavsiye edenlere verdikleri cevap ise ‘ona bile değmez’ demişlerdir.)

14-  Kürşad Şendal’ın organizasyon tertip komitesine girmek gibi bir talebi olmamıştır. Hatta ben onu bizzat davet ettiğim zaman aynen şunları söylemiştir. ‘Ufuk oradaki dernek başkanı ile bu projeye girmen büyük risk. O her an bu büyük projeyi rezil edebilir. Ben bu işe o şahıs olduğu için katılamayacağım’ demiştir. Tertip komitesine talebi dernek başkanına mı yapmış? Bununla ilgili dernek başkanının bilgi ve belgesi var mı?

15-  Geçen yıl Türk Boyları Birliği ve Kürşad Şendal ile birlikte Afyon Dişli kasabasında yaklaşık 8.000 kişinin katılımı ile gerçekleştirdiğimiz ‘Türk Boyları Afyonda Buluşuyor’ ana temalı görkemli şölenimizden oradaki dernek başkanı rahatsız mı oldu? Bu yıl millet ve işçi partisini öne çıkarmak için mi bu projeyi 300 kişinin katıldığı bir şölene çevirdi?

16-  Acaba yörük ve türkmen konfederasyon yetkililerinin bu şahısın durumunu gözden geçirmesi gerekmez mi?

17-  Sempozyuma Afyonkarahisar’dan kimsenin katılmaması, sizin ve derneğinizin oradaki itibar derecesini göstermiyor mu? O derneğe layık bir başkan mı?

18-  Bu kadar emek harcamama ve projeyi hazırlayıp her yerde anlatmam rağmen dernek olarak organize ediyoruz demek en iyimse ifade ile nankörlük olmuyor mu? Hırsızlık olmuyor mu? Bu yaptıklarınızdan utanıyor musunuz? (Ama utanmak için yüz ister.)

 
Sonuç olarak ne demek istersiniz, Ufuk Bey?
 
Sonuç olarak o siyasi particik ve o dernek başkanı projenin üzerine oturarak kendilerin projesi gibi sunmuş fakat onu da yüzlerine ve gözlerine bulaştırmışlar. Bunlara alçak bile diyemiyorum çünkü yükseği hatırlatıyor. Ben bunlara sadece çukurlar diyorum. Bunların durumunu bir atasözü ile durumlarını açıklayayım. Sen bir garip çingene, gümüş zurna neyine.
 
Teşekkür ederiz, Ufuk Özırmak….
 
Ben de bana bu fırsatı tanıdığınız için şahsınız nezdinde www.haberiniz.com.tr’ye teşekkür ederim, Kürşad Bey.
 

Yorumlar