Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

İçinizdeki Kavgaya Son Verin

26 Ağustos 2013 13:10
“ Bu Hafta PTYB Profesyonel Turizm Yöneticileri Birliği Kurucu Başkanı Turizm Köşe Yazarı / Ceosu Umut Çakırhan ile sizler için konuştum. „
İçinizdeki Kavgaya Son Verin

Röportaj: Gülay Tunçel
 
Bu Hafta PTYB Profesyonel Turizm Yöneticileri Birliği Kurucu Başkanı Turizm Köşe Yazarı / Ceosu Umut Çakırhan ile sizler için konuştum.
 
Umut Çakırhan gerek turizmde gerek iş hayatının diğer alanlarında, gerekse siyasette ülkemizde Akdeniz havası hakim olduğunu dile getiriyor.
 
İşte Çakırhan’ın ağzından turizmde yaşananlar…
 
Ülkemizin asıl sorunu bu, Akdeniz havası... Akdeniz insanı ateşlidir, pasif değil aktiftir, düşünür düşündüğünü söyler, yaratıcıdır ve fikirlerini yaymaya bayılır. Yalnız kaldığında radikaldir ama çoğu zaman kulis yapmasını sever böylelikle kendini dinleyen bir örgüte sahip olur.
 
Gerek turizmde gerek iş hayatının diğer alanlarında, gerekse siyasette ülkemizde Akdeniz havası hâkimdir. Ne yaparsak yapalım birleşemez, uzlaşamaz, aynı hedefe aynı kararlılıkla gidemeyiz. Öyle ki CHP içine beş tane ağzı laf yapan ruhen Akdeniz’li koyalım, o beş kişi kendi aralarında on ayrı gruba ayrışırlar. Matematik tuhaf elbette, keza bu on grupta birbirlerine karşı cepheleşmiş kişilerde birlikte gruplaşmıştır. Anlamak imkansız...
 
İktidar kanadında da biz ve onlar ikliminin asıl sebebi Akdeniz havasıdır. AKP’ye oy veren yandaşlar vatandaş , vermeyenler çapulcu , ayyaş.. Bunu da anlamak mümkün değildir.
Turizmde de hava Akdeniz’den beslenir. Turizm tesis yeterliliği ile bölgenin lider ülkesi Türkiye kendi içinde çatışırken, dış dünyada neler olduğunu kaçırır.
 
Otelci-Acentacı ile acentacı-otelciyle, otelci-otelciyle hep kavgalıdır. Akdenizli dostlarıma ayıp olmazsa burda da Akdeniz havası vardır. Uzlaşma birleşme bütünleşme eksiktir. Peki bize zararı nedir derseniz konu şudur; Biz kendi içimizde ki sorunları bitirmeden sektörel-ülkesel-küresel bir figür olamayız.
 
Yakın zamanda sektörde bir adam ortaya çıktı ve “ben acentacı ile otelciyi barıştıracağım ve tek kanunsal düzenleme ile turizm’i tek çatı altında toplayacağım” dedi.. Bu adam Başaran Ulusoy’un yerine aday olan Emin Çakmak.
 
Emin Çakmak’ı tanırım görüşlerinde samimi olduğuna da inanırım. Gelgelelim işi ülke idare etmekten daha zor. Bundan 15 yıl önce acentacı acentacılık, otelci otelcilik yaparken dengeler karıştı. Ekonomik kriz etkisi ile bu ana iki damarın birbirine güveni kalmadı. Bu güven sorunu da otelcinin, otelini doldurmak için acenta açmasına, acentacının da satacak ürün bulamaması nedeniyle otel açmasına sebep oldu. Şimdi kim otelci , kim acenteci ? Okuyucular diyebilir ki “işte ne güzel doğal birleşme olmuş” hayır aslında öyle değil, derinlerde ki yaralar henüz kapanmış değil.
 
Otelci dostlarım 50 milyon dolara inşa ettikleri otellerine bakarak yatırım değerleri kadar söz sahibi olmayı beklerken, acenteci dostlarımızı 50 bin lira ile açtıkları acenteleriyle aynı yatırımsan eşitlikte görmüyorlar.
 
Acenteci dostlarım ise “biz olmadan bu iş yürümez, evet 50 bine açılan acentenin yeri geliyor 30 milyon lira cirosu oluyor bu ciroda otelcilere , taşımacılara dağılıyor” diyorlar..
İki tarafında haklı tarafları var. Gelelim Emin Çakmak’a.
 
Türsab başkan adayı Çakmak önce Türsab içinde ki kavgaları sona erdirmeli, Türsab içi kaynayan bir kazan ki kimi atarsan o yanıyor. Kendi sorunlarını çözmeden bir üst göreve hazır sayılamaz Türsab . Bu nedenle Çakmak’ın işi ülke idare etmekten daha zor.
 
Acenenteciler arasında ki sulh sağlanacak ve acenteci ile otelci arasında sulh tesis edilecek, bunun başka bir yolunu göremiyorum.
 
Bu durumda ne yapmalı? Sayın Çakmak’ın rehberlik geçmişi olduğunu biliyorum, bu işi çok iyi yaptığını da biliyorum. Eğer diyorsa ki “Tünelin ucunda ışık var” o zaman Emin Çakmak’ın rehberliğine inanacağız. Bu rehberlik bizi Akdeniz’in durgun sakin birleştirici bir iklimi de olduğunu gösterecek.
 

Yorumlar

Röportajlar Manşet