SON DAKİKA

Sinan Oğan: Genel merkezimizin değişime direnmesi en çok AKP’nin işine geliyor

29 Mayıs 2016 21:42
“ Sinan Oğan: Partide yanlış giden bir hususu belirttiğiniz zaman, hemen “hain”, “ajan”, “şunun adamı”, “bunun adamı” gibi yaftalarla karşılaşıyorsunuz. „
Sinan Oğan: Genel merkezimizin değişime direnmesi en çok AKPnin işine geliyor

  • Partide yanlış giden bir hususu belirttiğiniz zaman,hemen “hain”, “ajan”, “şunun adamı”, “bunun adamı” gibi yaftalarlakarşılaşıyorsunuz.

 

Nurzen Amuran: MHPbazı gazeteciler için kapalı bir kale gibidir. Şimdiye kadar MHP’den üçmilletvekiliyle söyleşi yaptım. Son seçimde hiçbiri milletvekili olamadı.Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır ama bazı partilerde,demokrasiyi kendi bünyelerinde yaşatmama gibi bir anlayış var. Adına dadisiplin diyorlar. Güven eksikliğinden mi kaynaklanıyor?

Sinan Oğan: Bunun temel sebebi12 Eylül mirası olan Siyasi Partiler Kanununun hala değiştirilememiş olmasıdır.Zira mevcut Siyasi Partiler Kanununa göre bütün partilerde lider sultası vardırve partide biraz öne çıkan milletvekilleri, anında lider için kendi koltuğunabir tehdit olarak algılanıyor. Siyasi partilere demokrasi gelmediği süreceTürkiye’ye demokrasi gelemeyeceği artık net bir şekilde anlaşılmıştır.Partilerde lider sultası sona erdirilmeden parti içi demokrasiye kavuşmak damümkün olamayacaktır. Gönül isterdi ki, bunu siyasi partilerin kendisi yapsın,liderlerin isteği ile yapılsın ancak her lider bunun edebiyatını yapar ancakhiç kimse kendi gücünü paylaşmak istemez.

SİYASET BİR MESLEKOLMAKTAN ÇIKARILIP MİLLETE HİZMET ARACINA DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR

Türk siyasetineayrıştırıcı kamplaştırıcı geleneklerimize uymayan bir üslup yerleşti.Muhalefetin bu üslup içinde yapılması başarı gibi algılatılıyor. MHP’de başkanadayları olarak sizler ne kendi aranızda ne de genel merkeze karşı sertsöylemlerden bulunmadınız. MHP’de değişimin bir göstergesi olabilir mi butavrınız?

Türk siyasetinin enönemli sorunlarından birisi de üslup ve seviye sorunudur. Bu en tepeden en altseviyeye kadar sirayet etmektedir. Cumhurun başının kah muhalefet liderinihedef aldığı, kah bir STK başkanı ile uğraştığı bir ülkede ister istemezgerilim eksik olmuyor. Diğer taraftan Türkiye’deki en büyük sorunlardan biriside en tepedeki siyasetçilerin devlet adamı formasyonundan uzak olmalarıdır.Türkiye’nin bugün en acil ihtiyaçlarından birisi siyasetin siyaseti meslekedinmişlerden kurtulmasıdır. Siyaset bir meslek olmaktan çıkarılıp milletehizmet aracına dönüştürülmelidir.

Diğer taraftanMilliyetçi Hareket Partisi içinde de parti içi muhalefete karşı birtahammülsüzlük olduğunu görüyoruz. Partide yanlış giden bir hususubelirttiğiniz zaman, hemen “hain”, “ajan”, “şunun adamı”, “bunun adamı” gibiyaftalarla karşılaşıyorsunuz. Aslında bütün bu suçlamaların arkasında parti içimuhalefet edenlerin potansiyel genel başkan adayı olmasından çekinilmesidir.Zira partiden her noktaya aday olabilirsiniz ama genel başkanlık makamına asla…

Biz süreci sonderece dikkatli götürüyoruz. Genel Başkanımıza karşı üslubumuzu asla bozmadıkve bizim olduğumuz ortamlarda da bozulmasına müsaade etmedik. Sizin de ifadeettiğiniz gibi siyasete bir seviye getirmek iddiasındayız. Aynı zamanda MHP’ningülen yüzü olmaya da adayız…

GENEL MERKEZİMİZİNDEĞİŞİME DİRENMESİ EN ÇOK AKP’NİN İŞİNE GELİYOR

Tarihi kimliği olanbir partide demokratik olgunluğun yerleşmesi gerekir. Hedef iktidar olmak iseve bu başarılamamışsa partiyi iktidara taşıyacak yeni güçlere neden şanstanınmadığını açıkladınız.. Tüzük değişikliğine karşı bu tepkinin perdearkasında başka partilerin rolü var mı?

Türkiye’demaalesef, istifa müessesesi yerleşmiş değildir. Soma’da 300 kişi hayatınıkaybetti ama Türkiye’de tek bir bakan sorumluluk üstlenip istifa etmedi.Onlarca terör eylemi neticesinde yüzlerce vatandaşımız hayatını kaybetti yinekimse sorumluluğu üstlenip istifa etmedi. 45 çocuğa tecavüz edildiği gerçeğiile karşı karşıya kalınmasına rağmen de yine hükümetten kimsenin istifaetmediğini görüyoruz. Hal böyle olunca Türk demokrasisinde başarısızlığınkarşılığı istifayı getirmiyor. Hükümette durum böyle de muhalefette farklı mı?Değil. Maalesef, 14 yılda girilen bütün seçimler kaybedildiği halde tek biristifa yok. En son seçimlerde 5 ayda 2.200 bin oy ve 40 vekil kaybedildi amayine de bu başarısızlığı Milliyetçi Hareket Partisi’nden hiç kimse üstlenmedi,istifa etmedi. Biz de buna itiraz ediyoruz. Ortada bir başarısızlık var vebunun konuşulacağı yer kurultaydır diyoruz. Ancak Genel Merkezimiz bubaşarısızlığı üstlenmek istemiyor. Siyaset netice itibarıyla bir bayrakyarışıdır ve yorulan bayrağı kendilerinden sonra gelenlere devretmelidir. GenelMerkezimizin bu değişime direnmesi en çok da AKP’nin işine geliyor. ZiraMilliyetçi Hareket Partisi’nde bir değişim olursa bu en çok AKP’yi korkutacakve en çok AKP’yi etkileyecek.

ÇEVREPOLİTİKALARINA HASSAS, TEKNOLOJİ POLİTİKALARI ÜRETEN BİR MHP OLUŞTURACAĞIZ

Söylemlerinizdedile getirilen ülkücü ruh, yıllarca ırkçı bir yaklaşımla algılandı.Özeleştiriye kapalı, statükonun ağır bastığı bir oluşum diye yorumlandı. Bualgılamada MHP’nin rolü var mı, bir özeleştiri yapabilir misiniz, hedefinizdenasıl bir MHP var?

Milliyetçi HareketPartisi’nin en büyük sorunlarından birisi kendisini anlatamaması ve algıyıyönetememesidir. Bunda medyada ülkücülerin ağırlığının olmamasının da etkisivardır. 1980 öncesine ait filmlerde ülkücüler hep elinde sopa kavga çıkaraninsanlar olarak resmediliyor. İnsanların zihnine ülkücülerin görüntüsü hep buşekilde işleniyor. Oysa resmedilen Ülkücü algısı ile gerçek ülkücü algısı çokfarklıdır. Bu anlamda Milliyetçi Hareket Partisi’nin Ülkücülerin algısınıtoplumda doğru anlatmak gibi bir görevi de vardır ve biz inşallah bu algıyı dadüzelteceğiz.

HedefimizdekiMilliyetçi Hareket Partisi toplumun bütün kesimleri ile iletişim içinde olduğu,halkın arasında olan, Türkiye’nin her yerinde siyaset yapan, basında süreklivar olan, algıyı doğru yöneten, çalışan ve siyasete öncü olan bir partiyaratmaktır. Milliyetçi Hareket Partisi sadece terörle anılmaktadır maalesef.Oysa biz Türkiye’deki en iyi ekonomi politikalarını ortaya koymakla mükellefiz.“Irmağının akışına ölürüm Türkiye” şeklinde türkü söyleyip, ırmakların yokedilmesine sessiz kalamayız. Dolayısıyla da çevre politikalarına hassas,teknoloji politikaları üreten, hem de teknolojiyi kullanan, dünyaya entegreolmuş bir Milliyetçi Hareket Partisi kuracağız.

BAŞBAKAN'A RESMENDARBE YAPILDI AMA İLGİNÇ OLAN BUNA HİÇ TEPKİ GÖSTERMEMESİYDİ

Biraz da siyasetinfarklı gündemlerinden konuşalım: Seçimle gelmiş, seçimde de partisini iktidarataşımış bir Başbakanın, “başbakanlık makamından ayrılmak zorundabırakıldığını” açıklaması demokrasiyle ne ölçüde bağdaşır?

AKP ve demokrasipek yanyana gelmeyen iki kavramdır. Maalesef, normal demokrasilerde pekörneğine rastlamadığımız bir durumla karşılaştık. Başbakan'a resmen darbeyapıldı ama, ilginç olan Başbakanın buna tepkisinin olmaması oldu. Bu da bizeAKP’nin de parti içi demokrasiden nasibini almadığını göstermektedir.

Önümüzdeki süreçtebirkaç maddelik anayasa değişikliği Meclis gündemine taşınacak. Denildiği gibigündeme getirilen Partili Cumhurbaşkanlığı isteği Meclis aritmetiğinden mikaynaklanıyor yoksa Haziran seçimlerinde temele oturtulan başkanlık talebininkamuoyunca benimsenmemesinin rolü var mı?

Başkanlıksisteminin Mecliste ve Türkiye’de kabul göreceğini gözlerine kestirseler hemengetirecekler ama kabul edilemeyeceğinden korkmaktadırlar. Bu sebeple de süreklikriz çıkararak uygun ortamı yaratmaya çalışmaktadırlar. İddiasız bir başbakanformülü de bunun için gündeme alındı. Şimdi iddiasız başbakan formülü ilePartili Cumhurbaşkanı formülünü birleştirip, de facto başkanlık sisteminegeçmeyi planlamaktadırlar.

Yasalar “genelolur, genel kurallardan oluşur” temel prensibinden yola çıkarsak, önerilendüzenlemeler kişiye özel olmuyor mu? Bu Anayasanın temel felsefesine ruhunaaykırı değil midir?

Türkiye’de yasalarve kurallar maalesef ne yazık ki, bir tek kişiye endekslenmeye çalışılmaktadır.

BUGÜN TÜRKİYE’DEORDU FİİLEN CUMHURBAŞKANINA BAĞLANMIŞ DURUMDADIR

Ne derece doğrubilmiyoruz ama söylentilere göre Anayasadaki değişiklik önerilerinden biri,Genelkurmay Başkanı’nın doğrudan doğruya Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olmasıisteniyor..Bu değişiklikle ordunun dolaylı olarak siyasetle bağlantısınıgündeme getirmez mi? Çünkü Yeni anayasa ile tarafsız cumhurbaşkanı değil,partili cumhurbaşkanı olacak.Ne dersiniz?

Dün orduya kumpaskuranlar bunlar değil miydi? Dün Genelkurmay Başkanını terör örgütü elebaşısıilan edenler bunlar değil miydi? Ama şimdi görüyoruz ki, sanki bunların buişlerde hiçbir dahli yokmuş gibi orduyu adeta özel kuvvetleri gibi kullanmayaçalışmaktadırlar. Bugün Türkiye’de ordu fiilen Cumhurbaşkanına bağlanmışdurumdadır zaten…

PARTİLİCUMURBAŞKANLIĞI FORMÜLÜNDE BAŞBAKAN VE BAKANLAR MEMUR VE BÜROKRAT HALİNEGETİRİLİR

 “PartiliCumhurbaşkanlığı” Anayasada kesinleşirse Başbakan’ın yetki ve sorumluluklarıcumhurbaşkanlığına geçeceğine göre, Başbakanlık hangi pozisyondakonumlandırılacak?

PartiliCumhurbaşkanı formülü Türkiye’de fiilen Başkanlık modeli olarak uygulanır. Busebeple böyle bir geçiş parlamenter sistemi sona erdirir. PartiliCumhurbaşkanlığı formülünde Başbakan ve Bakanlar birer memur, bürokrat halinegetirilir.

AKP İSE İÇPOLİTİKADA PRİM YAPMAK ADINA DIŞ POLİTİKADA RASYONEL KARAR VEREMİYOR

En duyarlıolduğunuz hepimizin de paylaştığı konulardan biri, dinsel mezhepsel ve etnikayrımcılık. Siyasette bu hassas dengelerin kullanılması Türkiye’yiyapayalnız bıraktı. Özellikle dış politikada şu anda bizi bekleyen enbüyük tehlike nedir?

Dış politikadaki enbüyük tehlike dış politikanın iç politikaya alet edilmesidir. İç politikadakihatalar bir şekilde telafi edilebilir ancak, dış politikadaki hatalarıntelafisi pek mümkün değildir ve bu hataları millet öder, nesiller öder. AKP iseiç politikada prim yapmak adına dış politikada rasyonel karar veremiyor. Dışpolitika, rasyonel şartlara göre değil, içerideki toplum katmanlarından oydevşirme amacı güdülerek yapılmaktadır. Bu sebepledir ki, dışarıda tek birdostumuz kalmadı. Aynı anda hem Rusya ve hem ABD ile; hem İsrail ve hem deMısır ile düşman olmak pek mümkün değildir ama AKP bu imkansızı da başarmıştır!

Siz bir makalenizdeAfganistan’da Sovyet yanlısı hükümetin devrilmesi için Pakistan El kaidearasındaki işbirliğini ve sonuçlarını analiz etmiştiniz. Türkiye’ninSuriye Politikasındaki hatalı kararları ve sonuçlarıyla benzerliklerdikkatimi çekmişti. Burada küresel güçler benzer taktikleri uyguluyor. Nedenaymazlık devam ediyor?

AKP’nin en büyüksorunlarından birisi de her şeyi kendilerinin bildiği iddiasında olmalarıdır.Ancak maalesef, bu süreçte gördük ki, burunlarının ucunu dahi göremiyorlar.Kadrolar yandaşlık esasına göre belirlendiği için dış politikada körlükleridevam ediyor. “Ortadoğu’da bizden habersiz yaprak kıpırdamaz” diyorlardı. AncakMusul Başkonsolosluğumuzun basılmasını öngöremediler. Biz bunu öngördük vemecliste dile getirdik ancak bizi dinlemediler. AKP genel olarak eleştiriye vetavsiyeye kapalı bir yapıdadır.

“Temsil edilmek,etnik bir yapıya indirgenerek asla ele alınmamalıdır. Temsil edilme, bu ülkeyevatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin hakkıdır ve bu insanların parlamentodabir şekilde temsil edilebilmeleri lazımdır.” diye yazmıştınız. Bu yorumunuzçerçevesinde HDP’nin rolü ne olmalıydı?

HDP terör örgütüile arasına mesafe koymalıdır. Hem terör örgütü ile kucak kucağa olup hem deGazi Mecliste oturamazsınız. Ankara’da günahsız insanları kendisini patlatanbir teröristin cenazesine gitmek kabul edilebilir bir şey değildir. HDP birsiyasi parti midir yoksa terör örgütünün meclis kolu mudur buna kararvermelidir.

ÜLKEMİZ BÜTÜNLÜĞÜNÜSAĞLAMANIN YOLU SINIRIMIZIN HEMEN YANINDA İSTİKRARI SAĞLAMAKTIR

Türk DışPolitikasının değişmeyen kuralları barışa bağlılık ve ülkelerin toprakbütünlüğüne saygı. Dış politikada alınan kararlar kişileri değil tüm toplumuilgilendirir. Ortadoğu’da sözü dinlenmeyen ülke haline nasıl ve neden geldik?

Atatürk Ortadoğucoğrafyasını ve bizim bölgemizi çok iyi bildiği için Yurtta Sulh Cihanda Sulhdemiştir. Ülkemiz bütünlüğünü sağlamanın yolu sınırımızın hemen yanındaistikrarı sağlamaktır. Ancak AKP bunu sağlamak yerine başka ülkelerde darbeyapmak sevdasına düşmüş üç haftaya Emevi Camiinde Cuma namazı kılacağızdemiştir. Ancak bu hayalperest dış politika anlayışı neticesinde şimdineredeyse her gün bir vatan köşesinde şehitlerimize cenaze namazı kılıyoruz.

Yeniden MHP’nindurumuna dönelim: MHP’de bir değişim olursa ve başarısını iktidara taşırsaöncelikleriniz ne olacaktır?

Milliyetçi HareketPartisi’nde bir değişim olacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. AKP’nin decan havli ile Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezine destek vermesinerağmen kurultayın önüne geçemedi. Zira biz biliyoruz ki, Ülkücü HareketEngellenemez.

Yargıtay kararverdi. Tüzük Kurultayı kesinleşti., ardından Genel Başkanlık seçiminden galipçıkacağımıza inanıyoruz. O gün itibarıyla da kutlu iktidar yürüyüşümüzübaşlatacak ve iktidar olacağız. İktidar olduğumuzda ise öncelikle Türkiye’debozulan dengeleri onarımla işe başlayacağız. Zira toplumsal dengelerbozulmuştur, toplumda kutuplaşmalar başlamıştır, Kurumların içi boşaltılmış vesaygınlığı dibe vurmuştur. Demokrasi askıya alınmış, yandaşlık baş alıp gitmiştir.Tüm bunların ve burada yer olmadığı için değinmediğimiz konularda onarım ileişe başlayacağız. Ardında da Türkiye’nin içeride ve dışarıdaki saygınlığınıyeniden kazandıracağız. Türkiye, potansiyeli büyük bir ülkedir. Bu potansiyelidoğru kullandığımız zaman Türkiye özlediğimiz lider ülke konumuna gelecektir.

SİYASETTE DEVRİGEÇMİŞ KİŞİLERLE DEĞİL TOPLUMUN İÇİNDE OLAN KİŞİLERLE SİYASET YAPACAĞIZ

MHP bünyesindenasıl bir açılım düşünüyorsunuz?

Genç, dinamik,aktif bir Milliyetçi Hareket Partisi düşünüyoruz. Siyaset bir karşılık işidirbu sebeple de siyasette devri geçmiş kişilerle değil toplumun içinde olan vetoplumla bütünleşmiş kişilerle siyaset yapacağız. Böyle isimler teşkilatlarımıziçerisinde yeterince vardır. Ayrıca 3 dönem kuralını getireceğiz, AksaçlılarMeclisi kuracağız, Seçim Hakimi huzurunda ön seçim getireceğiz.

Bütünteşkilatlarımızı (il, ilçe, belde) bizzat gezip sorunları yerinde dinleyeceğiz.Ocaklarımızı fidanlıklar haline getireceğiz, Kadın Kollarını kurumsallaştırıpkendi seçimlerini kendileri yapacaklardır. Ocaklarımızda ilim irfan ve eğitimfaaliyetleri çalışmaların ana eksenini oluşturacaktır. Kadınlara ve Gençlerekota getirilecektir. Genel Başkanın kontenjanı, engellilere, şehit ailelerine,gazilere, kadınlara ve gençlere kullandırılacaktır. Genel Başkan yardımcılığıteknik bir kadro olacak ve genel başkan yardımcılar milletvekili olamayacak.Türk Dünyasında ve Avrupa’da temsilcilikleri olan bir MHP olacak.

Bizimle GenelMerkezde oturan değil bütün Türkiye’yi gezen, kucaklaşan, sadece terörpolitikalarıyla değil, ekonomi, çevre, teknoloji, tarım, insan hakları v.s.gibi konularda da etkin politikalarıyla fark yaratan bir MHP’yigöreceksiniz. Ana omurgasını sağlam tutup, kucağını geniş açan ve tümTürkiye’yi kucaklayan bir MHP yönetimi göreceksiniz. Genç, dinamik ve dünyayıdoğru okuyan bir yönetim, gelenek ile geleceği bir arada harmanlayan bir yapı,ahde vefayı unutmayan bir anlayış ve tabanın sesine ve tercihlerine saygılı birliderlik sergileyeceğiz.

Ülkücü milliyetçitabanımız ile beraber Türkiye’de devlet ve milletle bir sorunu olmayan, bölücüanlayışa karşı çıkan milli kuvvetlerin tamamından oy beklentimiz olacaktır.Şeyh Edebali Hazretlerinin dediği gibi “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın”anlayışını temel şiar edineceğiz ve katı devletçi bir anlayıştan insan vemillet odaklı politikaya geçeceğiz.

Size başarılardiliyoruz.Bu güzel söyleşi için teşekkür ediyoruz.

Ben teşekkürederim.



OdaTV

Yorumlar