İsmail Safi: Hocalı faciası bir katliam, hatta soykırım akdidir

05 Mart 2015 18:29
“ Sohbetimiz Türkiye'nin Adalet ve Kalkınma Partisi'nden(AKP) İstanbul milletvekili olan İsmail Safi ile. Onunla son zamanlarda cereyan eden süreçler, bu süreçler içerisinde Azerbaycan'ın rolü ve Dağlık Karabağ konusu etrafında sohbetleştik. „
İsmail Safi: Hocalı faciası bir katliam, hatta soykırım akdidir

Röportaj: Elnur Eltürk

Sohbetimiz Türkiye'nin Adalet ve Kalkınma Partisi'nden(AKP) İstanbul milletvekili olan İsmail Safi ile. Onunla son zamanlarda cereyan eden süreçler, bu süreçler içerisinde Azerbaycan'ın rolü ve Dağlık Karabağ konusu etrafında sohbetleştik.

- İsmail Bey, şu anda dünyada ciddi gelişmeler yaşanıyor. Türkiye ve Azerbaycan bu süreçte hangi rolü oynuyor?

- Bugün yaşadığımız dünyada ciddi siyasi katakilzmlere[1] şahit olunmaktadır. Yakın ve Orta Doğu'da yaşanan olaylar rahatsız etmeye bilmez. Çünkü dünyaya barış gerekir. Adalet olmayan toplumlarda gerginlik sürmelidir. Adalet ve özgürlük istikrarın garantisidir. Türkiye ve Azerbaycan kendi menfaatlerinin korunması yönünde önemli siyasi makam sergiler ve ciddi adımlar atıyorlar. Kısa olarak söylersek, iki devlet kendi ulusal güvenliklerini güçlendirirler. Bu önemli olgudur.

- Bu günlerde Hocalı soykırımının 23. yıldönümü yadedildi. Sizce, Hocalı soykırımını yapanlar ve onu yapanlar neden hala cezalarını almıyorlar? Bir konuyu belirtelim ki, üyesi olduğunuz TBMM dış ilişkiler komisyonu bildiri yayınlayarak, Ermenistan'ın yayılmacı politikasını eleştirdi...

- Üzgünüm ki, bu katliamı gerçekleştirenler hala dışarıda dolaşıyorlar. Onlar uluslararası hukuk karşısında cevap vermelidirler. Bu, utanç verici bir olaydır. Hocalı'da öyle bir vahşet yaşandı ki, bunun üstünden yüz yıllar geçse bile, bu olay unutulmaz. Türk milletinin hafızasına kaydedilmiştir. Hocalı katliam, hatta soykırımdır. Bu, Kıbrıs'ta, Muratağa’da, Bosna'da, Sebiya’da olduğu gibi, Antik arınma hareketi idi. Yüzlerce insanımız Hocalı'da katledildi ve hala insanların varlığından haber yoktur. Ermenistan'ın saldırıları sonucunda bir milyon Azerbaycan Türkü yurdunu terk edip, kendi vatanlarında mülteci hayata yaşıyor. Ermenistan'ın işgalci politikası sonucunda 20 binden fazla insan hayatını kaybetti. TBMM Dış İlişkiler Komitesi bildiri yayarak Ermenistan'ın işgal ettiği topraklardan çıkmasını talep etti. Bu, uluslararası hukukun bir parçasıdır.

- Bu gün Ermenistan işgal ettiği topraklardan çıkmak istemiyor. Hatta bölgede durumu bozuluyor...

- Ermenistan bugüne kadar bu hukuktan öte işgalini yürütmekle beraber, saldırılarını haklı göstermek için elinden geleni yapıyor. Maalesef, dünya kamuoyu bunu görmek istemiyor. Ama, göz göre göre insan hakları ayaklar altına düşüyor. Azerbaycan bu konuda kesin olarak haklıdır. Onun tarihi toprakları işgal edilmiştir. Karabağ meselesinin çözümü dünya için gerekir. Bu yönde faaliyetler güclenmelidir. Hepimiz var gücümüzle, savunmuş etmeliyiz. Uluslararası hukuk Azerbaycan'ın yanındadır. Er geç adalet yerini tutacak.

- Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin mevcut düzeyini nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Türkiye ile Azerbaycan aynı soy ve kültürün iki güçlü damarıdır. Sevincimiz, kederimiz ve ortak kaderimiz bizi kopması mümkün olmayan bağlarla bağlıyor. Bu gün Azerbaycan ile Türkiye arasında olan bağlar öyle güçlü temeller üzerine kurulu ki, bunu zayıflatmak mümkün. Bunu sadece geliştirmek gerekir.
 


[1] Birdenbire olan ve yıkıcı sonuçlar doğuran sert değişiklikler, sarsıntı.



Yorumlar

Röportajlar Manşet