SON DAKİKA

Mustafa Kemal’in Samsun’a Çıkmasıyla İlgili Yalanlar ve Gerçekler

19 Mayıs 2017
Mustafa Kemalin Samsuna Çıkmasıyla İlgili Yalanlar ve Gerçekler

Atatürk düşmanlarının sürekli uğraşıp durduğu ama kendi aralarında bile bir türlü karar veremedikleri konuların başında Atatürk’ün 19 Mayıs 1919′da Samsun’a çıkması gelir.  Her gün yeni bir yalan, yeni bir iftira uyduruyorlar ama her zaman olduğu gibi yalanlarının eni boyunu tutmuyor.

Bu yalanlardan bazılarını sıralayalım

1- Atatürk’ü Samsun’a kurtuluş savaşını başlatması için Vahdettin yolladı

2- Kurtuluş savaşı yalan, Atatürk’ü Samsun’a İngilizler yolladı

Hadi şimdi çıkın işin içinden çıkabiliyorsanız. Atatürk’ü Vahdettin mi yolladı? İngilizler mi yolladı? Kurtuluş savaşı yalan mı gerçek mi? İnsan oturduğu yerden uydurunca her kafadan bir ses çıkıyor ve bu yalanların birbiriyle çelişmesi normal. Çünkü dünyada mükemmel yalan yoktur sadece zamanı gelince ortaya çıkacak yalan vardır. Bizim tarih yalancılarımız bunu bile becerebilecek kapasitede değiller.

Neyse yalanları bir kenara bırakalım ve gerçekleri konuşalım. Atatürk Samsun’a neden ve nasıl gitti? Bu soruyu cevaplamadan önce Samsun’dan önceki 6 ayı çok iyi bilmek zorundayız. Bu dönem bilinmeden 19 Mayısın önemini anlamamız mümkün değildir.

30 Ekim 1918′te imzalanan Mondros ateşkes anlaşmasıyla Osmanlı devleti 1. Dünya savaşında mağlup olmuştur. Anlaşmanın imzalandığının ertesi günü Mustafa Kemal Yıldırım orduları komutanlığına getirilmiştir. Yıldırım orduları komutanlığına getirildikten 6 gün sonra İngilizler Musul’u işgal etmeye kalkınca Mustafa Kemal İstanbul’a çektiği telgrafta ”Benim karakterim İngilizlerin İskenderun‟a girmesine manidir emir verdim eğer İngilizler İskenderun‟a asker çıkarırlarsa kendilerine ateş edilmesi için emir verdim.”  demiştir Bu kararlı tutum karşısında İngilizlerin baskısına daha fazla dayanamayan İstanbul hükümeti yıldırım ordularını lağvetmiştir ve 10 Kasım 1918′te ordusu dağıtılan Mustafa Kemal Adana’dan İstanbul’a doğru yola çıkmıştır.(1)

3 gün süren yolculuk sonunda İstanbul’a vardığında aynı gün İngilizler ve müttefik kuvvetleri İstanbul’u işgal etmişlerdir. 3 yıl önce boğazı geçirtmemek için Çanakkale’de yendiği İngilizler şimdi ellerini kollarını sallaya sallaya boğazı işgal etmektedir.  Bu acı tabloyu seyreden Mustafa Kemal’in yanında o gün sadece yaveri Cevat Abbas ve yakın arkadaşı Doktor Rasim Ferit vardır. Boğaza demirleyen gemileri işaret ederek o meşhur sözünü söyleyecektir:

”Geldikleri gibi giderler” (2)

Gerçekten de geldikleri gibi gideceklerdir ama o gün e kadar yapılacak daha çok iş vardır.

https://fbcdn-sphotos-c-a.akamaihd.net/hphotos-ak-xpa1/v/t1.0-9/s720x720/10341452_684256521653539_2981109945493408482_n.jpg?oh=05bf9d95d7b88da2fb77fc8dea8964a1&oe=5508CB2E&__gda__=1426951880_ba31d823a495bc0519b3869f3b90a07b

Mustafa Kemal İstanbul’a geldikten sonra ilk iş olarak siyasi girişimlere başlamıştır. Mondros’tan iki hafta önce kendisinin istediği kişilerin bulunduğu Ahmet İzzet Paşa hükümeti istifa etmiş yerine ise Tevfik Paşa hükümeti gelmiştir. Yeni kurulan hükümetin İngiliz yanlısı olduğunu bilen Mustafa Kemal mecliste vekillerle hükümetin güvenoyu alamaması için görüşmeler yapsa da başarılı olamamıştır ve Tevfik Paşa hükümeti iktidara gelmiştir. (3)

Hükümetin güvenoyu almasına engel olamayan Mustafa Kemal yavaş yavaş yakın çevresindekileri örgütlemeye başlamıştır.  Önce Adana’da başlayan görüşmeler, ardından Fethi Okyar ve Rasim Ferit ile beraber çıkardıkları Minber gazetesi ile halkı işgale karşı uyandırmaya, örgütlemeye çalışmıştır (4)

Burada önemli bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Mustafa Kemal’in çıkardığı gazeteye minber ismini vermesi tesadüfî değildir.  Bilindiği gibi minber camilerde imamların cemaate vaaz verdiği yerdir. Mustafa Kemal de özellikle bu ismi vererek hem halkın dini  Mustafa duygularını işgale karşı harekete geçirmek istemiş, hem de bir yol gösterici olduğunu ifade etmeye çalışmıştır.

Bin bir güçlükle çıkartılan minber gazetesi sadece 1,5 ay dayanabilmiştir. Parasızlıktan dolayı kapatılan minber gazetesinden sonra Mustafa Kemal çalışmalarını hızlandırmıştır. Kurtuluş savaşının sadece siyasi mücadele ile kazanılamayacağını anlayarak ”Ay yıldız komitesi’‘ni kurmuştur. (5) Bu komitenin amacı ihtilal yaparak Tevfik Paşa hükümetini devirmektir. Hatta bunun için plan bile yapmışlardır. Plana göre sadrazamın şoförü değiştirilerek kaçırılacaktır. Sadrazamın serbest bırakılması karşılığında hükümet istifa edecek ve Mustafa Kemal yeni kurulacak olan hükümette harbiye nazırı olacaktır fakat hem darbe girişiminin başarılı olma ihtimalinin düşük olmasından, hem de işgal altında olan bir başkentte harbiye nazırı olmanın çok bir şey ifade etmemesinden dolayı bu plandan vazgeçilmiştir.

https://fbcdn-sphotos-e-a.akamaihd.net/hphotos-ak-xpa1/t31.0-8/s720x720/10497514_684257044986820_3129091911577905962_o.jpg

Darbe planından vazgeçildikten sonra Mustafa Kemal Anadolu’ya geçiş planları yapmıştır. Yobazın iddia  ettiği gibi kurtuluş savaşına en son katılan kişi Mustafa Kemal değil tam aksine kurtuluş savaşı planları yapan ilk kişidir. Anadolu’ya geçiş hazırlıklarında Gebze merkez olarak seçilmiştir. Mustafa Kemal bu bölgenin kontrolünü Yahya Kaptan ve Yenibahçeli Şükrü beye  vermiştir. Yahya Kaptanın ve Yenibahçeli Şükrü beyin görevi bu bölgede emniyeti sağlamak ve Mustafa Kemal Anadolu’ya geçerken Rum çetecilere karşı onu korumaktır. Cevat Abbas bu hazırlıkları şu şekilde anlatmıştır:

Gebze, İzmit ve Değirmendere istikametlerini etüt ettim. İcabında ikimize canlarıyla, başlarıyla katılacak yerli ve muhacirlerden ve fedakâr vatanseverlerden küçük küçük silahlı kuvvetler bulabilmiş ve kumandanımın yanına dönmüştüm. Atatürk, arz ettiğim vaziyet ve faaliyeti çıkar yol bulmuş ve bu küçük teşkilatımızın tamamıyla emniyet edilir bir hâle gelmesini ve ormanların yapraklanmasını beklemeyi faydalı görmüşler ve bu teşekkülümüzle ilişkimizin kuvvetle sürdürülmesini emir buyurmuşlardır… Yahya Kaptan’la beş arkadaşı ilk müfrezemizi teşkil edecekti.”  (6)

https://fbcdn-sphotos-f-a.akamaihd.net/hphotos-ak-xfp1/v/t1.0-9/10527480_684257468320111_1102291364890648650_n.jpg?oh=cfd3e5862e88986fd5449c95ce40e5a4&oe=550C1815&__gda__=1430526364_9ae43b727aea8092d6ff9fba5ca1b605

Mustafa Kemal’in kurtuluş savaşı hazırlıkları yaptığından İngilizler şüphelenmeye başlamıştır. 28 Şubat 1919 yılında İngiliz istihbarat servisine Yüzbaşı Hoyland’ın sunduğu raporda İstanbul’dan kesinlikle uzaklaştırılması gereken kişilerin isimleri vardır. Bu isimlerin en  başında ise Mustafa Kemal’in ismi vardır. (7) ”Mustafa Kemal İngiliz ajanıydı” diyenler bu belgeye ne cevap verecek merak ediyorum.

https://fbcdn-sphotos-d-a.akamaihd.net/hphotos-ak-xpa1/v/t1.0-9/s720x720/10542973_684257991653392_4282737216822996707_n.jpg?oh=6ebc81eff18cc35bf6fa36a4289220d8&oe=553FA596&__gda__=1425778288_fee1c0d552225e838c3f489eb8936571

Şimdi şunu sorabilirsiniz. Madem İngiliz istihbarat servisi raporlarında ismi geçiyor o zaman neden tutuklanmadı? Bunun birinci nedeni raporun Londra’ya çok geç ulaşmasıdır. General Milne  ”İstanbul  bizim kontrolümüzde zaten” diyerek bu raporu 42 gün sonra 12 Nisan 1919′da Londra’ya ulaştırmıştır.   İkinci neden ise Mustafa Kemal’in o dönemde padişahın yaveri olmasından dolayı pek fazla önemsenmemesidir. Prof. Gotthard  Jaeschke  bu konuda şu yorumu yapmıştır:

“Milne, Hoyland’ın (Mustafa Kemal ile ilgili) raporunu ancak 12 Nisan 1919′da Foreign Office’e göndermiş ve orada Balfour ile R. Graham buna pek ilgi göstermemişler. Mustafa Kemal’in Padişah’ın ve Damat Ferid Paşa’nın gözünde pek makbul kişi olması da İngiliz İstihbarat Servisi raporunu gölgelemiştir.” (8)

Şimdi neden  başkasının değil de Mustafa Kemal’in Samsun’a gönderildiği konusuna gelelim

https://fbcdn-sphotos-g-a.akamaihd.net/hphotos-ak-xpa1/v/t1.0-9/10485662_684258688319989_737803538252752143_n.jpg?oh=a64333e0e925811c07f39b82e9fba1c0&oe=54FE0360&__gda__=1426919773_3e4683044f476b344bf78604682dc9be

Bu diyagram neden Mustafa Kemal’in seçildiğini çok açık ve net gösteriyor. Mustafa Kemal’in en yakın arkadaşlarından birisi Ali Fuat Cebesoydur. Babası ise İsmail Fazıl paşadır. Mustafa Kemal’i Samsun’a gönderen hükümetin içişleri bakanı Mehmet Ali beyin kızı ile Ali Fuat paşanın kardeşi Mehmet Ali evlidir. Dolayısıyla Fazıl Paşa ile içişleri bakanı Mehmet Ali Bey dünürdür. Mustafa Kemali öğrencilik yıllarında yaz aylarında evinde misafir eden Fazıl paşa  Mustafa Kemal’i çok iyi tanımaktadır ve oğlu gibi sevmektedir. Bu yüzden Mustafa Kemal’i içişleri bakanı Mehmet Ali Bey ile tanıştırmıştır. Mehmet Ali Bey hem Fazıl Paşa’nın çok sevdiği biri olduğu hem de Mustafa Kemal’in tavırları hoşuna gittiği için Mustafa Kemal’e güvenmiştir.(9)

İkinci bir neden ise o sırada bahriye nazırı olan Avni Paşa Mustafa Kemal’in eski arkadaşlarından birisidir.  Avni paşa  harbiye nazırı Şakir Paşanın damadıdır. Şakir Paşa ise Mustafa Kemalin yaveri Cevat Abbasın karısının akrabasıdır. Bu zincirleme ilişki de Mustafa Kemal’in Samsun görevine seçilmesinde etkili olmuştur

Üçüncü bir neden ise Mustafa Kemal’in İngilizlerin aradığı kriterlere uyan bir kişi olmasıdır. İngilizlerin bu göreve seçilecek kişide aradığı üç önemli özellik vardır:

1- Alman aleyhtarı olması

2- Enver Paşa ile geçmişte yakın dostluğu olmaması

3- İttihatçı olmaması

İngilizlerin aradığı bu 3 özellik Mustafa Kemal de vardır. Savaş boyunca sürekli Alman komutanlarla ve Enver paşa ile kavga etmiştir ve uzun zaman önce İttihatçılardan kopmuştur. Dolayısıyla bu göreve seçilmesinde bir engel yoktur. Bir de padişahın yaveri olduğunu düşünürsek  Mustafa Kemal’in  neden seçildiğini daha iyi anlayabiliriz

https://scontent-a-vie.xx.fbcdn.net/hphotos-xfp1/v/t1.0-9/q84/s720x720/10527591_684259394986585_8736470412027979804_n.jpg?oh=719f788ed884178e149ea256ea2a615a&oe=55095CC1

Samsuna gidiş belgesini  Mustafa Kemal ile Kazım Paşa beraber hazırlamışlardır. Harbiye nazırı Şakir Paşa önüne konulan listeyi görünce korkup imzalamamıştır. Çünkü Mustafa Kemal çok geniş yetkiler talep etmiştir. Böyle bir görev yetkisini onaylamayan Şakir Paşa biraz da zorlamayla imza atmasa da mührünü vermiştir. Mustafa Kemal  isteklerine bir madde daha ekleyip onaylatmıştır. Yani Mustafa Kemal Samsun’a Vahdettin’in emriyle davul zurna çalınarak yollanmamıştır. Tam tersine son ana kadar hükümet Mustafa Kemal’in istediği yetkilerden korkmuş ve onaylamak istememiştir. Bu  endişe İngilizlerde de vardır. Onlar da vize vermekte tereddüt etmişlerdir. Bu kadar geniş yetkilerin verilmesinden endişe duymuşlardır fakat yine de onaylamışlardır. Bu karar İstanbul hükümetinin ve İngilizlerin en büyük hatası olmuştur

https://scontent-a-vie.xx.fbcdn.net/hphotos-xfa1/v/t1.0-9/q85/s720x720/10501864_684260864986438_8488606887007745598_n.jpg?oh=35b1b328e4435db4b2b87ae6617cc9a4&oe=5504FA44

Mustafa Kemal’in 9. Ordu Müfettişliği’ne tayin yazısı

de Mustafa Kemal’in Samsuna giderken Vahdettin’in 40 bin altın verdiği iddiası da kocaman bir yalandır. Bir Osmanlı altını yaklaşık 8 gramdır. 40 bin altın yaklaşık  320 kg yapar. Bu kadar yüklü bir parayı hangi sandıkla götürmüşler?  Açlıktan soğan ekmek yediği iddia edilen Vahdettin 40 bin altını nerden bulmuş? Cevap yok.

Peki, Mustafa Kemal Samsun’a giderken hükümet kaç lira vermiştir Sadece 1000 Osmanlı lirası vermiştir. (10) Bunu küçümsemek için yazmıyorum. Devletin zor durumda olduğu bir dönemde bu para normaldir fakat bu abartı niye? Hem devlet fakirdi diyeceksiniz hem de bol keseden altın verdi diyeceksiniz. Bu nasıl bir mantık? İnsan bir yandan da kuvayi inzibatiye harcanan paraları görünce neden Mustafa Kemal’e  bu kadar az para verildi diye sormadan edemiyor

https://fbcdn-sphotos-e-a.akamaihd.net/hphotos-ak-xap1/v/t1.0-9/10314743_684261454986379_1008079325483072714_n.jpg?oh=2a6de099188d79312bdb49b016a05859&oe=5508F33A&__gda__=1425732070_9e8c11a887d3e9d1015d47b7c50abc41

Mustafa Kemalin Samsun görevi hakkındaki yalanlar ve uydurmalar geçmişte olduğu gibi yarın da devam edecektir ama ne olursa olsun bu uydurmalar sadece uydurma olarak kalmaya mecburdur. Çünkü tek amacı Atatürk’ü kötülemek olan takıntılı cahiller hiç bir zaman başarılı olamayacaklardır

KAYNAKLAR

  1. Türk İstiklâl Harbi, 2. cilt,2. Bölüm Turkey. Harp Tarihi Dairesi Gnkur. Basımevi, 1962 S.62
  2. Cemalettin Taşkıran - Yüzyıllardır Harbiye: Harbiye'nin 180 yıllık Tarihi ve En Büyük Harbiyeli Atatürk Doğan Kitap, 2009 s.262
  3. Sinan Meydan - Atatürk'ün Gizli Kurtuluş Planları: "Parola: Nuh" İnkılâp Yayınevi 2009 s.143
  4. Sadi Borak - Atatürk'ün İstanbul'daki Çalışmaları Kaynak Yayınları, 1998 s. 144
  5. Alev Coşkun - Samsun'dan önce bilinmeyen 6 Ay: İşgal, Hüzün, Hazırlık Cumhuriyet Kitapları, 2008 s.169
  6. Turgut Gürer - Atatürk'ün Yaveri Cevat Abbas Gürer: Cepheden Meclis'e Büyük Önder ile 24 yıl Cumhuriyet Kitapları, 2006 s.210
  7. Şerafettin Turan - Mustafa Kemal Atatürk: Kendine Özgü Bir Yaşam ve Kişilik Bilgi Yayınevi, 2004 s.193
  8. Bilal N. Şimşir - Atatürk Dönemi: İncelemeler AKDTYK, Atatürk Araştırma Merkezi, 2006 s.8
  9. Coşkun a.g.e

Murat Bardakçı – Şahbaba Pan Yayıncılık, 1 Oca 1998 s.140

Yorumlar