SON DAKİKA

Türkiye'nin Beka Meselesi

18 Mayıs 2017
Türkiyenin Beka Meselesi

 

Bu cümleyi her zaman duymuşuzdur;

“Zor günlerden geçiyoruz  esas meselemiz Türkiye'nin meselesi beka meselesidir”

Bu sözün tekrarlandığını defalarca duydum, aslında yanlış da değil bu topraklarda yaşayanların her zaman beka meselesi vardır ve olmaya da devam edecektir.

Bu toprakların gerçeği de budur;

Buralarda yaşamak her zaman bedel ödemeyi gerektirir.

O bedeli ödeyenle bu topraklarda yaşayabilirler , ödeyemeyenler ise tarihin çöplüğüne giderler.

Kabul etseniz de etmeseniz de bu toprakların gerçeği budur.

İşte bugünkü yazımızın konusu ;

Bu topraklar medeniyetlerin beşiğidir;

Ama bir başka yönüyle de bir önceki medeniyetlerin de mezarlığıdır.

Yaşadığımız toprakların en yalın gerçeği budur.

Bu toprakların meseleleri son derece karmaşık olsa da gerçeğin bu yönü de o derece basittir.

Bu topraklarda Selçuklu Bizans İmparatorluğuna Malazgirt'te darbeyi vurdu ve onu geriletti , Bizans medeniyetinin sonunu da İstanbul’un fethiyle Osmanlı getirdi. 

Bir medeniyet gitti yerine başka bir medeniyet kuruldu ve bu ilk değildi bu topraklarda defalarca da tekrarlandı.

Peki nedir bu toprakların özelliği;

O özelliği de anlatacağım;

Yaşadığımız yere Anadolu diyoruz;

Kuzey komşumuzun her zaman sıcak denizlere inmek ihtiyacı vardır ve bizim hakim olduğumuz boğazlar adeta onun gırtlağındaki bir çift el gibidir.

O eller izin vermezse güneye inemezler.

Bence yaşadığımız yerin en önemli merkezi boğazlarımızdır.

Bu topraklar batısında Hristiyan alemine güneyinde Orta doğuya doğusunda da Türk devletlerine açıktır ve en önemlisi bu topraklarda yaşayanların her zaman beka meselesi de vardır ama süper devlet olma ihtimali de mevcuttur.

Her iki ihtimal  de aynı anda mevcuttur yani.

İşte size medeniyetler çatışmasının nedeni.

Şayet süper devlet olabilme potansiyeline sahipseniz size engel olmak isteyen süper devletler de olacaktır.

Bu kaçınılmazdır.

Bütün bunlara bir de Orta doğunun dünyada kullanılan enerji kaynaklarının merkezi oluşunu eklerseniz buradaki milletlerin hayat şartlarının ne kadar zor ve karmaşık olduğunu görebilirsiniz.

Bu şartlar Osmanlının yüz yıl önce parçalanıp dağılmasının da Osmanlı dağıldıktan sonra güneyde yeni İsrail devletinin kurulmasının da sebebidir.

Yüz yıl önce Osmanlıyı dağıtanlar Osmanlı topraklarında yaşayan genç Türkiye cumhuriyetini de dağıtmak istemektedirler.

100 yılda bu emel de değişmemiştir.

Aslında bu denklemin en önemli değişkenlerinden biri de İsraildir.

Bunu da bir yere not edelim.

Bütün bu yazdıklarım çok sayıda komplo teorisi üretmeye yeter de artar bile.

Ama yaşadığımız şartlar sadece komplo teorileriyle de izah edilemez.

Bu topraklarda yaşayanların her zaman beka meselesi vardır;

Ve o mesele de hiç bitmeyecektir.

Bence bunu da kabullenmemiz ve yaşadığımız şartlara göre vaziyet almamız gereklidir.

Yaşadığımız şartlar Türk milletinin birlik ve beraberliğinin son derece gerekli olduğunu ortaya koymaktadır.

Peki bu birlik şu anda var mıdır?

Görünen odur ki birlik yoktur ve bana göre olmamasının en büyük sebebi de siyaset mekanizmalarının basiretsizliğidir.

Daha doğrusu siyaset tarzlarının yanlışlığıdır;

Nedir yanlış olan?

Ne olacak çatışmacı ve kutuplaştırmacı siyasettir yanlış olan.

Siyaseti kavga ederek sürdürmek yanlıştır;

Partileri babasının malı gibi gören ve “kendi seçmenlerini” oy vermekle görevli zanneden siyasetçiler daha da yanlıştır.

Sonuç da ortadadır;

Türk milletinin yarısı iktidara oy vermekte ama diğer yarısı da onları görünce televizyonlarını bile kapatmaktadır.

Çirkin siyasetçiler işte eseriniz budur.

Eserinizden memnun musunuz?

Sizin memnun olup olmadığınızı bilemem ama ben sizden memnun değilim.

Bana göre Türk milletinin beka sorununu çözebilmenin ilk şartı birlik olmaktır.

Birlik olmanın ilk şartı da siyasal kutuplaşmanın bitmesidir.

Peki bu siyasetçiler dediklerimi yapabilirler mi?

Bence yapamazlar.

Esas mesele de budur zaten.

Türkiye'nin ayaklarındaki prangalar siyaset mekanizmanın  yanlışlıklarının sonucudur.

Acilen değişmesi gereken de siyaset zihniyetidir.

Değiştirecek olan da Türk milletidir yani Türk milleti kendi içinde birliğini ve kuvva-i milliye ruhunu yeniden yakalamak zorundadır.

O ruh siyasetçiyi de peşinden sürükleyebilir;

Kabul edin veya etmeyin ben böyle düşünüyorum.

Yorumlar