SON DAKİKA
HUKUK GÖZÜYLE

Meslekî Eğitim ve Meslek Liseleri

16 Mayıs 2017
Meslekî Eğitim ve Meslek Liseleri

 

Eğitim faaliyetinin birtakım temel işlevleri vardır. Bunlardan birisi ekonomik işlevdir. Eğitimin ekonomik işlevi: Bireylere belli bir meslek kazandırarak onları üretici konuma getirmek; endüstri, tarım, sanayi ve hizmet alanlarında toplumun ihtiyacı olan nitelikli insan gücünü yetiştirmektir.

Gelişmiş ülkelerde nitelikli insan gücü  yetiştirme işine mesleki eğitim denilmekte, mesleki eğitim meslek okullarında yapılmaktadır. Bu nedenle meslek okulları son derece önemlidir. Ünlü bir bilim adamımızın söylediği, “Almanya’yı Almanya yapan nitelikli insan gücü, bu insan gücünün yetiştirildiği yer de meslek liseleridir.” sözü çok doğrudur.  Gerçekten, Almanya’yı ekonomik dünya devi yapan en önemli unsur sahip olduğu nitelikli insan gücüdür.

Almanya’da öğretmenlik yapan arkadaşlarımızdan öğrendiğimize göre, ilkokulun ilk dört yılında tüm öğrenciler aynı müfredata göre eğitim görmekte, 5. sınıftan itibaren  öğrenciler zekalarına ve yeteneklerine göre yönlendirilmektedir. Ancak, bu yönlendirme ülkemizde olduğu gibi isteğe bağlı değil; öğretmenlerin öğrenci ile ilgili gözlemleri, kanaatleri ve öğrencilere uygulanan birtakım testlerin sonuçlarına göre yapılan zorunlu bir yönlendirmedir. Üniversite eğitimini başarıyla gerçekleştirebilecek öğrenciler genel liselere, diğer öğrenciler ise yeteneklerine göre meslek okullarına yönlendirilmektedir. Bir öğrencinin meslek okulunu bitirdikten sonra kendi alanıyla  ilgisi olmayan bir fakülteye gitmesi  söz konusu değildir. Genel liselere giden öğrenciler ise genel liselerin öğrenci sayısı ile üniversite kontenjanları uyumlu olduğu için sınavsız üniversiteye girmektedirler.   

Türkiye’de mesleki eğitimle ilgili çalışmalar Cumhuriyet’in kurulmasından sonra başlamıştır.  İl özel idareleri ve belediyeler 1927 yılına kadar meslek okulu açabilmekte ve bu okulların yönetim ve öğretim işlerini yürütebilmekteydiler.  26 Mayıs 1927 tarih ve 1052 sayılı "Meslek Mektepleri Hakkında Kanun" ile illere meslek okullarının mali sorumlulukları il özel idarelerine; program donatım, öğretmen, memurlar ve öğretimle ilgili diğer yetkiler Milli Eğitim Bakanlığına verilmiştir. 7 Haziran 1935 tarih ve 2765 sayılı Yasayla meslek okullarının finansman sorumluluğu il özel idarelerinden alınarak genel bütçeye kaydırılmıştır.

İkinci Dünya Savaşı-1960 yılı arası dönemde tüm mesleki ve teknik okullar Milli Eğitim Bakanlığına bağlanmıştır.

1960 yılı sonrası dönemde mesleki eğitim,   ülkenin değişen ekonomisine ve sosyal koşullarına göre yeniden yapılandırılmıştır. Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde Kız Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü, Ticaret ve Turizm Öğretim Genel Müdürlüğü, Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Kurulan bu genel müdürlüklerin amacı, ülke genelinde ihtiyaç duyulan meslek liselerinin açılması, bu liselerde görev yapacak öğretmenlerin yetiştirilmesi ve açılan meslek liseleri vasıtasıyla ülkenin ihtiyaç duyduğu nitelikli ara elemanların yetiştirilmesidir.

1960 yılı sonrasında bakanlık bünyesinde kurulan genel müdürlüklere bağlı olarak çok sayıda meslek lisesi açılmıştır. Bu liseler halen eğitime devam etmektedirler. Halen eğitim-öğretim yapılan meslek liselerinin durumu maalesef istenilen seviyede değildir. Bu liselerden mezun olan öğrenciler, ekonominin ihtiyaç duyduğu nitelikli ara eleman ihtiyacını karşılamaktan oldukça uzaktır. Bu sebeple sanayiciler nitelikli eleman bulamadıkların ötürü son derece mağdurdurlar. Bu durum, maalesef ekonomiye olumsuz bir şekilde yansımaktadır.

Bizce, meslek liselerinin, dolayısıyla mesleki eğitimin içinde bulunduğu bu olumsuz durumun sebepleri   şunlardır:

  1. Eğitim- öğretime açılan meslek liseleri  ve bu okullarda öğrenim gören öğrenci sayısı ülke ihtiyaçları ile uyumlu değildir. Bunun en tipik örneği İmam-Hatip Liselerinde yaşanmaktadır. İmam-Hatip Liseleri, ülkemizin ihtiyaç duyduğu imam-hatipleri yetiştirmek için kurulmuştur. Ancak, eğitim-öğretime açılan imam hatip liseleri ülkemizin imam-hatip ihtiyacının çok çok üstündedir. Açılan okul sayısı ihtiyaçtan fazla olunca bu okullarda görevlendirilecek kaliteli öğretmen bulmak da zorlaşmaktadır. Sonuçta bu İmam-Hatip Liselerinden mezun olan öğrenciler yeterli bilgi ve beceri kazanmadan mezun olmaktadırlar. Kanaatimce Ticaret Meslek Liselerinde de durum aynıdır. Ülke ihtiyacının üstünde Ticaret Meslek Lisesi açıldığı için İmam-Hatip Liseleri için söylediklerimiz bu okullar için de geçerlidir.
  2. Uzun yıllardan beri yeterli bina ve yeterli araç-gereç sağlanmadan özellikle ilçelerde çok sayıda endüstri meslek lisesi açılmıştır. Bu okullarda görevlendirilecek kaliteli meslek lisesi öğretmeni azlığı da ayrı bir sorundur. Yeterli bina, teknolojinin gerektirdiği modern araç-gereçler ve kaliteli meslek lisesi öğretmeni yetersizliği nedeniyle bu okullarda okuyan öğrenciler maalesef ekonominin ihtiyaç duyduğu bilgi ve becerileri kazanmadan mezun olmaktadırlar. 
  3. Meslek liselerinde okuyan öğrenciler,  okulda yeterli meslek dersleri öğretmeni olsa dahi üniversiteye gitmek arzusuyla meslek derslerine gereken önemi vermekten uzak durumdadırlar. Şahsım da bizzat şahit olduğum üzere meslek liselerinde okuyan öğrenciler meslek derslerini takip etmek yerine üniversite sınavlarına hazırlanmayı ve dershanelere gitmeyi tercih etmektedirler. Bu nedenle de bu okullarda okuyan öğrenciler maalesef ekonominin ihtiyaç duyduğu bilgi ve becerileri kazanmadan mezun olmaktadırlar. 
  4. Ülkemizde sanayi kuruluşlarının belli merkezlerde toplanmış olmasından dolayı meslek liselerinden belli nitelikleri kazanarak mezun olan öğrenciler, ülkemizin küçük şehir ve kasabalarında yaşamak durumunda iseler iş bulmakta zorluklar yaşamaktadırlar.    
  5. İş bulabilen meslek lisesi mezunları, maalesef, düşük ücretle, sendikasız çalışmak durumunda kalmaktadırlar. Bunun en önemli sebebi, işçi sendikalarının son derece güçsüz olmalarından ötürü fabrikalarda ve işyerlerinde örgütlenme imkanını bulamamış olmalarıdır. Mevzuattaki yetersizlikler de sendikalaşmayı güçleştirmektedir. Bu durum, meslek liselerine olması gereken ilgiyi azaltmaktadır.
  6. Meslek lisesi mezunlarına uygulanan katsayı uygulamasının kaldırılmış olması nedeniyle bu okullarda okuyan öğrenciler, yukarıda açıkladığımız üzere  üniversiteye gitmek amacıyla meslek derslerini ihmal etmektedirler. Ne acı ki, meslek lisesi öğrencilerinin çok büyük bölümü istediği üniversiteye gitme imkanı bulamadığı gibi meslek derslerini ihmal ettikleri için vasıfsız eleman olarak işsizler ordusuna katılmak durumunda kalmaktadırlar.

 Meslek liselerinin, dolayısıyla mesleki eğitimin içinde bulunduğu   olumsuz durumun sebeplerini açıkladıktan sonra çözüm önerilerimizi de belirtmek gerekir diye düşünüyorum. Sadece şikayet etmek yeterli değildir. Herkes şikayetçi olabilir. Önemli olan, şikayetçi olmakla birlikte çözüm önerilerini sunmaktır. İşte, biz de çözüm önerilerimizi sunuyoruz:

  1. Ülkemizin nitelikli ara eleman ihtiyacı bilimsel yöntemlerle tespit edilmeli, ihtiyaç duyulan alanlarda ihtiyacı karşılayacak oranda meslek liseleri açılmalıdır. Ülke ihtiyacının üstünde olan, nitelikli ara eleman yerine, diplomalı işsiz yetiştiren fazlalık meslek liseleri kapatılmalıdır.
  2. Meslek liselerinde ihtiyaç duyulan alanlarda nitelikli meslek dersleri öğretmenleri yetiştirilmesi için YÖK bünyesinde gerekli yasal ve idari düzenlemeler yapılarak kısa zamanda nitelikli meslek dersleri öğretmenleri yetiştirilmelidir. Nitelikli meslek dersleri öğretmenleri, KPSS sınavı olmadan doğrudan atanmalıdır.
  3. Ortaokuldan sonra Almanya’da olduğu gibi öğrencilerin yeteneklerine göre zorunlu yönlendirme yapılmalıdır. Böylece, teknik ve el becerisi yeteneği olan öğrencilerin yanlışlıkla genel liselere, gene teknik ve el becerisi olmayan öğrencilerin de meslek liselerine gitmesinin önüne geçilmiş olacak, milyonlarca öğrencinin üniversiteye girmek için para, zaman ve emek harcamasına gerek kalmayacaktır.
  4. Sanayi kuruluşlarının ülkenin her yerine dengeli dağılması için gereken yasal, ekonomik ve idari tedbirler alınmalıdır. Bu sağlanırsa, hem ülkenin tamamının sanayileşmesi sağlanmak suretiyle bölgeler arası dengesizlikler azaltılacak, hem de  meslek liselerinden mezun olacak nitelikli ara elemanlar göç etmeye gerek kalmadan doğduğu yerde iş bulma imkanına kavuşmuş olacaktır.
  5. Meslek lisesi mezunu nitelikli ara elemanları için ayrı asgari ücret tespit edilerek uygulanmalıdır. Nitelikli elemanlar için tespit edilecek asgari ücret, vasıfsız işçiler için tespit edilecek asgari ücretin en az iki katı olmalıdır.
  6. Gerekli yasal düzenlemeler yapılarak sendikalaşmanın önü açılmalıdır. Fabrika ve işyerlerinde sendikalı çalışma esas, sendikasız çalışma ise istisna olmalıdır.
  7. Meslek lisesi mezunlarının istediği üniversiteye gitmesi uygulaması kaldırılmalı, sadece kendi bölümünün devamı sayılabilecek fakülte ve yüksekokullara gitmelerine izin verilmelidir. Bu yapıldığı takdirde meslek liselerinde okuyan öğrenciler meslek derslerine gereken önemi verecek, nitelikli eleman olarak mezun olma imkanına kavuşacaklardır.

Yorumlar