SON DAKİKA

Meçhul Türkler-2

03 Mayıs 2017
Meçhul Türkler-2

 

Dönemin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu, durup dururken, TBMM'de bir konuşma yapar:  “Ben Türkçü bir başbakanım... Türkçülük bizim için kültür meselesi olduğu kadar bir kan meselesidir…" der.

Boğaziçi Lisesi'nden bir Edebiyat öğretmeni o günlerde “Orhun”  adında bir dergi yayınlamaktadır. Başbakanın bu milliyetçilik anlayışına kayıtsız kalamaz ve Şükrü Saracoğlu'na hitap eden iki açık mektup yayınlar. Mektuplarda özet olarak şunları dile getirir:

Memlekette açıktan açığa komünist propagandası yapan dergiler çıkarılmaktadır. Bu dergiler Milli Eğitim Bakanlığı'nın emri ile ve devlet parası ile satın alınarak bütün okullara dağıtılmaktadır. Sonra Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesinde, Devlet Konservatuarında daha başka birçok önemli mevkilerde memleketimizi komünistleştirmek isteyen, bu uğurda çaba gösteren insanlar vardır…”

“…Bursa cezaevinde hüküm giymiş bir suçlu olarak bulunan Nazım Hikmet'e Milli Eğitim Bakanlığı tarafından el altından paralar verilmektedir. Bir vatan haini olduğu bilinen Sabahattin Ali, Ankara'da Devlet Konservatuarında öğretmendir. San'at adamı olarak yetiştirilecek gençler bu adamın tesir dairesi içine âdete zorla sokulmuş gibidirler.”

Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel kendi bakanlığının hariminde dönen bu dolapları, çevrilen entrikaları bilmiyor mu?...”

Bu mektup Ankara’da büyük ses getirir ve davalar başlar

26 Nisan 1944 günü, davanın ilk günü, Ankara garında büyük bir karşılama ve sloganlar vardır Orhun dergisi Başyazarına.

Bir Edebiyat öğretmeninin davada konuşmaları kurşunlar gibidir, deler geçer mahkeme salonunu. Dava, 3 Mayıs 1944’e ertelenir.

Tarihler 3 Mayıs 1944’ü gösterir.

Ankara ayaktadır.

Binlerce Türk gencinin yürüyüşüyle başlar bu sevda.

Kimdir bunlar, ne isterler?

Bir Edebiyat öğretmeninin arkasından giden bu Meçhul Türkler de kim?

Bu 3 Mayıs 1944 ne?

Bu tarih davanın, sevdanın Orhun ırmağından akan Türklüğün Sesi!

Bu sese, ses verenler:

  1. Başbuğ Alparslan Türkeş,
  2. Hüseyin Nihal Atsız,
  3. Reha Oğuz Türkkan,
  4. Zeki Velidi Togan,
  5. Nejdet Sançar,
  6. Fethi Tevetoğlu,
  7. Cebbar Şenel,
  8. Hasan Ferit Cansever,
  9. Nurullah Barıman,
  10. Mustafa Zeki Sofuoğlu,
  11. Fazıl Hisarcıklı,
  12. Hüseyin Namık Orkun,
  13. Saim Bayrak,
  14. İsmet Rasim Tümtürk,
  15. Cihat Savaşfer,
  16. Muzaffer Eriş,
  17. Fehiman Altan,
  18. Yusuf Kadıgil,
  19. Hikmet Tanyu,
  20. Hamza Sadi Özbek,
  21. Orhan Şaik Gökyay,
  22. Cemal Oğuz Öcal,
  23. Said Bilgiç,
  24. Mehmet Külâhlıoğlu,
  25. Osman Yüksel Serdengeçti…

Ve nice Şanlı Yiğitler…

65 oturumdan oluşan bu yargılama süreci Şanlı akıncıları devreye sokmuştur. Bu akıncılar Meçhul Türkler diye adlandırdığımız binlerce Türkçü - Turancı gençlerdir.

Türk Milliyetçilerinin bayraklaşan hareketi!” (Başbuğ Alparslan Türkeş)

Şükrü Saraçoğlu'na Orhun dergisinden gönderilen iki mektup bu meşaleyi alevlendirmiştir. Alev topları “Korku topları” çığ gibi büyümüş Sabahattin Ali'nin, Hasan Ali Yücel'in, Falih Rıfkı Atay'ın tutuşmasına neden olmuştur. Varsın tutuşsunlar...

“Vaktiyle bir Atsız varmış!” Var olsun.

...Anılmadan yaşarsın ve bilmeden acımı,

Belirsiz mezarlarda bir “tabutluk” geçimi,

-ki bugünün erleri, iyi görsün öcümü,

Böyle düzen, böyle çağ, böyle devran kahrolsun,

“Vaktiyle bir Atsız varmış”, var olsun!"(Caner Kara- Kürşat'ın Sofrasında)

3 Mayıs’ta tabutluklara Türkçülüğü sığdırmaya çalışanlar, Ülkü neferlerinin semada uluyan seslerini susturamadılar.

Yüzyıllardır türlü türlü oyunlarla Türklüğü bitirmeye çalışanlar 3 Mayıs’ta da boy gösterdiler. Lakin yine yanıldılar

Biz bir ölürüz, bin diriliriz!” derken şaka yapmıyorduk efendiler.

Bugün milyonlarca Türk genci, Meçhul Türk genci nerede biliyor musunuz?

Beştepe’de Başbuğ Alparslan Türkeş’in yanında!

Meçhul Türkler nerede biliyor musunuz?

Karacaahmet’te Atsız Ata’nın yanında!

Ve yarın nerede Meçhul Türkler?

Tarihler yine 3 Mayıs’ı gösterdiği gün, o gün:

Türkçülük- Turancılık sevdasının Kızılelma'da buluştuğu gün Meçhul Türkler;  Kürşad'la, Mete'yle, Dedem Korkut'la, Alparslan'la, Fatih'le, Yavuz’la, Mustafa Kemal Atatürk'le, Başbuğ Türkeş'le, Atsız Ata'yla…

Tanrı Türk'ü Korusun ve Yüceltsin!

Yorumlar