SON DAKİKA

“Evet” Kültürü

01 Mayıs 2017
“Evet” Kültürü

 

Seçim ve halkoylamaları bizim için çok öğretici oluyor. Kimin ne olduğunu, toplumun kültür ve bilinç düzeyini öğreniyoruz.

16 Nisan referandumunun sahipleri dediler ki: “Evet derseniz vesâyet kalkacak, terör ve işsizlik bitecek, ekonomi düzelecek, istikrar gelecek.  PKK ve FETÖ hayır diyor; öyleyse ‘hayır’ diyenler terörist. CHP cami düşmanı. Ey Avrupa! Ey AB-ABD, haddini bileceksin. Vah başörtülü bacılarım vah! Bu hayırcılar okumanızı engellediler. Neler çektik neler!

***

Asıl vesâyeti kuran bunlar. TSK’ne işkence eden bunlar. Devleti siyasallaştıran bunlar. 2002’de bitmek üzere olan terörü hortlatan bunlar. Alın teri ve milli ekonomimizi satan bunlar. Bizi komşularımızla hasım eden bunlar. Ahlak ve maneviyâtımızı kokutan bunlar. PKK ve FETÖ ile ikiz kardeş olarak doğup büyüyen bunlar. AB ile bir olup Türk düşmanı Papa’nın heykeli önünde el ve ayaklarımızı bağlayan bunlar. Din sömürüsü yapan bunlar…

Öyleyse bunlar hangi mantık ve yüzle yukarıdaki vaatlerde bulunuyor, milletten “evet” oyu istiyorlar? Burada klinik bir vakıa var, teşhis ve tedavisi gerekiyor. Bunu bırakalım; bunlara “evet” diyen, 25 milyon 157 bin, 463 kişinin kültürüne bakalım. Bize lâzım olan bu.

***

 Diyelim ki, “evet” oylarının 400-500 tanesi bilinçli Cumhuriyet yıkıcısı. “Evet” kapısını açtılar. 100-150 bini bunların yakını, beslemesi. 1-1.5 milyon kadarı kaçak, hileli oy vs. Geriye 23-24 milyon “evet” oyu kalır. Bu kişiler neye göre, hangi akla kulluk ederek “evet” dedi?

Ben bu 23-24 milyon kişide akıl ve “evet”in gerekçelerini arıyorum, ama bulamıyorum. Burada akıl olmadığı gibi, insanî ve bilimsel gerekçeler de yok. Ne var? İtâat kültürü var, akıntıya kürek çekme var, karanlığa tüfek atma var, tapırdama var, Allah ile aldanma var, özgürlüğe tavır var, cepheleşme var, var oğlu var. Demek bu “evet” kültürü kirli.

Bunu, 24 milyonu aşağılamak için söylemiyorum, bir kritik yapıyorum.

Şuna dikkatinizi çekeyim: Herhangi bir şeye, daha baştan, araştırmadan, hemen, “evet” veya “hayır” demek yanlıştır. Bu tür “evet” ve “hayır”lar sahibini içi boş bir kamış yapar; nasıl üflersen öyle ses verir.

Her çağrıya, “evet” yahut “hayır” dersek; haksızlıkların, eşitsizliklerin, hırsızlıkların, soysuzlukların, yalanların altında kalırız. Mutlak gücün dışından gelen çağrılara hemen “evet”, “hayır” demeden önce: “Bir inceleyeyim, bir göreyim, düşüneyim, aslına ereyim” demeliyiz.

Ölen de, yaşayan da bir belge üzerine ölsün.” (Mutlak buyruk)

Hep “evet” dersek; zayıflığı, buyruk almayı, küçüklüğü, küçülmeyi, acizliği, kaybetmeyi daha baştan kabullenmişiz oluruz. Böyle bir dünya yok. Bu evrende varlığımızı kaybetmek marifet değildir; marifet: “Hayır! Dur! Beni dinle! Beni gütme, beni sürü yerine koyma!” Diyebilmektir.

Bilinçsiz verilen 25 milyon “evet”, 80 milyonun hayatını karartacaksa, yarınlarımız zindan olacaksa zararlıdır. Ben bu “evet” kültürünün hayır getireceğine inanmıyorum.

Yanlış hesap Bağdat’tan döner.” Ama maliyeti ağır olur.

Yorumlar