SON DAKİKA

Tık.. Tık.. Tık.. Kim o?.. Anaaaa yine mi Ankaragücü!

30 Nisan 2017
“ Son söz olarak diyoruz ki: Ankaragücü’nün gücü tartışılmaz, o yüzden sakın ola sakın, kimse o gücü test etmeye kalkmasın.. „
Tık.. Tık.. Tık.. Kim o?.. Anaaaa yine mi Ankaragücü!

Bundan tam 4 yıl önce (29.04.2013) “Bir devin ölümü!” (*) başlıklı bir yazı yazmış ve o yazının sonunda şöyle bir cümle kurmuştum ve “Efendim devin diğer manası da masalsı bir varlıktır.. O nedenle koca dev yeniden dirilir mi? Onu ancak ve ancak Yüce Allah(c.c) bilir!” demiştim..

Eski yazımızı okusanız da okumasanız da yazımızın konusu tabii ki Ankaragücü idi. Geçmişe yönelik ufak bir özet geçmek gerekirse şunları anlatabiliriz. Başkentin ismiyle birlikte en çok, tanınan bilinen ve tek markası olan MKE Ankaragücü 2009 yılında hırslarına gem vuramayan malum yerel yöneticinin dahli ve marifetiyle bir mum gibi eritilip eritilip iyice küçültülmüş, tam sönmek üzereyken; birkaç güzel yürekli insanın el atması ve övmek için kelimelerin asla yetmeyeceği taraftarı sayesinde yeniden alevi parlamaya başlamıştı..

Sekiz yıl süren bu fetret devri yani bozulan işlerin, düzenin yeniden tamir dönemi, 2016 yılında sonra ermiş, “diriliş destanı” yeniden başlayarak; "O sene bu sene" sloganıyla 107 yıllık asırlık çınarın asıl yeri olan ve bu günkü adıyla “Spor Toto Süper Lige” doğru hızlı bir yürüyüş başlamıştı..

Başkan Mehmet Yiğiner ve yönetimi imkânları ölçüsünde inançlı bir kadro oluşturmuş, başına da eski futbolcumuz İsmet Taşdemir ve ekibini getirmişti..

Ki, Allah onlardan razı olsun..

İkinci Lig Kırmızı Grup sezonun başından itibaren inanılmaz bir mücadeleye sahne olmuş, Ankaragücü, Gümüşhane, Kastamonu, Hatay ve Menemenspor arasında kıyasıya rekabet sürmüş, Karşıyaka, Sarıyer, Etimesgut Belediye ve Eyüp lige renk katmıştı..

Her yere karıştırıldığı gibi spora da siyaset karıştırılmış, hatta devlet gücüyle bir-iki takıma inanılmaz destekler sağlandığı görülmüş. Ankaragücü’nün önüne çeşitli engeller ve takozlar konulmuş. Lakin bu husustaki çirkin oyuna birlik ve beraberliğin en güzelini oluşturan Ankaralılar ile Ankaragücü’nün muhteşem taraftarı son vermişti..

Taraftara burada mutlaka bir parantez açmak gerekirse; takımını içerde dışarıda yalnız bırakmamış, cezası nedeniyle seyircisiz oynadığı maçına dahi bilet satın alarak stadın dışında destek vermişti. Hatta kırılması güç bir rekor gerçekleştirerek idarecilerine sonsuz teşekkürler ettiğimiz son Kayseri Erciyesspor deplasman maçına tam 25 bin Ankaragücü taraftarı gitmişti..

Hikâye uzun ancak gerçekten zor bir süreç, başta teknik ekip ve futbolcular ile onlara destek olan yönetim ve taraftar güç birliği-gönül birliği yaparak mutlu sona ulaşılmıştı…

Kayseri Erciyesspor maçının bitiminde elde edilen galibiyetle şampiyonluğun garantilenmesi sonrası, Ankara futbolunun mabedi sayılan 19 Mayıs Stadyumu gelin gibi süslenmiş ve yıllar sonra gelen bu mutlu güne tanık olmak isteyen Ankaragücü taraftarı; Hatayspor’un taraftarına tahsis edilmesi gerekli alanın da (alkışı fazlasıyla hak eden) rakibinin jest gösterip ev sahibi taraftarına tahsis edilmesiyle stadı tıklım tıklım doldurmuş..

Dostluk içinde geçen ve sonucunun hiçte önemli olmadığı maç sonrası Ankaragücü 72 puanla ve en yakın rakibine tam 7 puan fark atarak şampiyon olup PTT 1’inci Ligine yükselmişti.

Maçın bitimiyle birlikte taraftar havai fişekler eşliğinde konfeti yağmuruna başlamış ardından iyice coşmuş ve sahaya girerek futbolcularla sarmaş dolaş olmuş herkes sevinç gözyaşlarına boğulmuştu.

Kupa töreninin ardından bu mutlu anı doyasıya yaşayan taraftarlar, sahayı uzun süre terk etmeyerek hatıra fotoğrafları çektirmişlerdi.

Akşamdan sonra bu seferde Tandoğan meydanını dolduran taraftarlar yapılan şampiyonluk kutlamalarında gönüllerince eğlenerek şampiyonluğun tadını çıkartmışlardır..

Ez cümle;

Burada bize köstek veya destek olanları aklımızın bir yerine not ettiğimizi özellikle belirtiyor;

Taraftarımızın bir dönem meşhur olan “Tık tık tık.. Kim O..? Anaaaa Yine mi Ankaragücü!..” pankartını yeniden sahamıza asmasına ramak kalmıştır, diyor. Bu şampiyonluk hikâyesinde emeği geçen ve yukarıda ismi sayılan Başkan, yönetim, teknik heyet, futbolcu kardeşlerim, diğer kulüp çalışanları ile muhteşem taraftarımıza.. Bunların yanı sıra yanımızda olan bir avuç siyasetçiye ve basınımızın değerli mensuplarına ki bunlardan:

Ali Öcal, Orhan Sal, Klasspor’dan Bülent Atlas, Meriç Enercan, TRT’den Alper Bakırcıgil, Bursa Tv (Uğur Engin), Başkent Medya ile ilgisini veya desteğini esirgemeyenlerden burada ismini yazmayı unuttuğum bilistisna herkese/kuruma bir kez daha teşekkür ediyor, selam ve sevgilerimi yolluyorum…

Son söz olarak diyoruz ki: Ankaragücü’nün gücü tartışılmaz, o yüzden sakın ola sakın, kimse o gücü test etmeye kalkmasın..

Yeni bir yazımızda buluşmak üzere esen kalınız…

(*) http://haberiniz.com.tr/kose-yazisi/75925/bir-devin-olumu--harun-kilic.html

 

Yorumlar