SON DAKİKA
DİVAN

Bir Karar Verebilse: Beka mı, Değil mi?

21 Nisan 2017
Bir Karar Verebilse: Beka mı, Değil mi?

 

Tarih 11 Ekim 2016.. MHP’nin haftalık olağan meclis grup toplantısı yapılıyor ve Bilge Genel Başkan, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, başkanlık konusunda fiili bir durum yarattığını söyledi. Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı makamının ‘tarafsızlığına gölge düşürdüğünü’ savunan Bahçeli, ilk tercihinin Erdoğan’ın yasal sınırlara çekilmesi olduğunu ifade etti; bunun olmaması halinde başkanlık sisteminin Meclis’te oylamaya sunulmasını, yeterli sayıya ulaşılmazsa da referanduma götürülmesini istedi.

Ve nur topu gibi yeni bir gündemimiz oldu: BAŞKANLIK SİSTEMİ…

Sanki her yer ve her şey süt limandı. Ekonomi tıkır tıkır işliyordu, işsizlik yoktu, çevremizdeki ülkelerle ilişkilerimiz parmak ısırtacak kadar mükemmeldi, hatta AB, ABD ve Rusya ilişkileri mükemmel ötesiydi. Tek konu buydu, bu olmalıydı.

AKP konuya balıklama daldı. Gökte aradıklarını yerde bulmuşlardı.Derhal girişimlere başladılar.

Adımlar hızla atıldı. TBMM dünyaya örnek oldu… Nasıl mı? Şöyle: Bir ülkenin kaderini etkileyecek bir değişiklik tasarısı, kavgayla, gürültüyle, kamuoyuna hiçbir şey anlatılmadan en çabuk nasıl çıkarılır sorusuna destansı bir cevap bulunarak…

Derken referandum süreci ve propaganda dönemi başladı… Bu dönemde benim için en ilginç olanı ne biliyor musunuz? Yola çıkarken “Birinci tercihlerinin Cumhurbaşkanının yasal sınırlara çekilmesi olduğunu belirtip olmazsa ikinci tercihlerinin referandum olduğu”nu  söyleyen MHP’nin bir anda “ bu referandum milletin beka sorunudur” noktasına gelmeleri… Sanırım, Bilge Lider, iki ihtimalli önerisini ortaya koyduktan sonra bizim gibi sıradan insanların aklının ermeyeceği bir takım gelişmeler olmuş ve başkanlığın, pardon ya cumhurbaşkanlığının, onayı devletin beka sorununu içinde barındırır olmuş. (Yeri gelmişken  referandum bitince beka sorunu yerini fiili durumun yasal hale getirilmesi tespitine bıraktı. Tabii ki Bilge Lider tarafından…)

Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, milletvekilleri, valiler, kaymakamlar, velhasıl bütün iktidar… Pardon dilim yani kalemim sürçtü, valiler, kaymakamlar ve diğer bürokratlar iktidar olur mu hiç? Onlar devlet görevlisi…  Cahillik işte benimkisi… Neyse değişiklik taraftarı olan tüm yetkililer, devletin bütün imkanlarıyla, 25 televizyon kanalıyla “Evet”i yurdun dört bir köşesine taşırken 18 maddeyle değiştirilen 79 anayasa maddesini mi anlattılar sanıyorsunuz? Ne gerek var ona? Benim bazı arkadaşlarımın deyişiyle, bu milletin feraseti maddeleri anlamasına yetiyor, ayrıca okumasına gerek yok. Bu nedenle millete hain Almanya’yı Hollanda’yı, Belçika’yı; yaptıkları yolları, köprüleri anlattılar. Bir de parmaklarını doğrultup “Eyyy!” çektiler yurdun dört bir köşesinde korkmadan…

Rakipleri mi? Malum 25 kanala çıkabiliyorlar mı? Gazetelerinde yer bulabiliyorlar mı? İstedikleri salonları kiralayabiliyorlar mı?

Hayır!

Onlar da tırnaklarıyla kazıdılar yolları, iğneyle kuyu kazdılar ve değişiklik sistemini anlattılar… Tabii dinleyenlere… Gözlerinin önünde birinin portresi hiç kaybolmayanlara yapabilecekleri bir şey yoktu zaten.

 

Zaman durmadı ve 16 Nisan’a geldik. Oylar kullanıldı ve sonuçlar devletin ajansı önderliğinde yavaş yavaş açıklandı: %65 Evet, %60 Evet, % 55 Evet…. Son olarak %51.40 Evet, %48.60 Hayır…

Sonuç olarak EVET kazandı. Tebrikler… Hayırlı olsun!

Eee, nerede televizyona çıkan galiplerin yüzlerinde coşku, neden gözlerinin içi gülmüyor, neden balkon konuşmalarını dinleyenler eski seçimlerde olduğu gibi coşkulu değil?

Şimdi bazılarınız bu soruları benim sorduğumu zannedeceksiniz? Gene deli soruları geldi adamın diyeceksiniz de bu defa sorular benden değil. Komşumuzun ortaokulda okuyan çocuğundan…

Çocuk aklı işte!

Büyük aklı olsa sorar:

Bu YSK’nın yaptığı ne menem iştir?

Adalet şimdiden yasaları yok sayıyor. İlerde kimbilir daha neleri yok sayacak?

Dostlar!

Benim bu anayasa değişikliğine “HAYIR” dememim başlıca sebebi tam da budur işte!

Adalet bu ülkeden taşınacak diye korktuğum için…

YSK ile yola çıktı, acaba önümüzdeki hafta HSK ile ülkeyi terk edecek mi?

İzleyip görelim…

Yorumlar