Yanlışı Savunmak, Ne İştir?

20 Nisan 2017
Yanlışı Savunmak, Ne İştir?

 

Bir kere, verilen eğitim ve talimata göre, her sandık başkanının ilk işi, zarfları ve oy pusulalarını mühürlemektir. Sandık kurulundan birisi de mi, “-Ya, Başkan zarfları niye mühürlemedik?” Demedi.

Nereye geliyoruz buradan;

Mühürsüz zarflar, sandıklardaki zarflar olamaz.

Dışarıda hazırlanmış ve bilmem hangi sandıklara atılmış kaçak zarflardır bunlar.

Referandum, ‘Hayır’ lehinde sonuçlanması muhtemel olsaydı, ‘mühürsüz zarflar’ nedeniyle, kanuna aykırılık kararı verilecek ve referandum iptal edilecekti.

Hayır, az bir farkla önde olduğundan ve hazırlanan mühürsüz zarflar bu farkı kapatabileceği hesaplandığından, o kanunsuz ve hukuka aykırı karar verilmiştir.

Biz, trafoları kedilere karşı sağlama almaya çalışmıştık.

Yazık, ana kaynağı göz ardı etmişiz.

Neyse, olan oldu mu diyeceğiz?

Ağırıma giden tavır Sayın Bahçeli’den geldi: “Millet kararını vermiş, siz daha neyin mühründen, neyin kararından bahsediyorsunuz” dedi.

Töre’ye sıkı sıkıya bağlı olduğunu sandığımız MHP yönetiminden böyle bir açıklamanın gelmesi, inanılır gibi değil. ‘Töre’, yazılı kanunlardır, yönetmeliklerdir, örf-adettir, ahlaktır, doğrunun yanında olmaktır, güzele yoldaş olmaktır... Kanunlara aykırı kararlar ne zamandır, hukuk içinde düşünülür oldu? Yazık, yazık ki, Bahçeli, uzun yıllardır kazanamayanlar safında ezile ezile, töreyi unutur olmuş, Hakkı-Hukuku ayak altına alır olmuş, Haklıyı eleştirir olmuş..

Hem, referandumu işaret ettiği konuşmasında da, hukuk dışına çıkan birisini, kanunlara uydurmak için, anayasanın değiştirilmesini istememiş miydi?

Şartlar ve imkânlar ne olursa olsun; doğrunun yanında olmak, doğrularla birlik olmak, iyiye, güzele doğru koşmak gayemizdir. Her halde, lime lime etseler bedenini daima doğruyu söylemek tembihlenmemiş miydi?

Yazık ki, birilerinin bu gayeden uzaklaştığını görüyoruz. Güçlüyken, haksız muameleye maruz kalanı korumazsanız, yarın düştüğünüzde hatırlatılır bunlar…

Asıl yenilgi de burasıdır.

Yorumlar