SON DAKİKA

Halk Oylamasında Oyumu Neler Etkiliyor?

18 Mart 2017
Halk Oylamasında Oyumu Neler Etkiliyor?

 

HOLLANDALI NAZİLER HOLLANDA’NIN NİĞDE ŞEHRİNDEKİ TOPLANTIYI DA YASAKLAMIŞ.

 

Halk oylaması için tarafların yürüttüğü çalışmalar ortada. Anketler yayımlanıyor. Elbette her zamanki gibi, gerçeği yansıtma amacından uzak. “Acaba kendi düşüncemize uygun bir algı yaratabilir miyiz, halkı kandırıp bizim tarafa çekebilir miyiz?” düşüncesi hâkim sorumluluk sahibi birkaçı dışında. Etkilenmemek, ülkemize ve gelecek kuşaklara borçlu olduğumuz sadakati, vefayı, sevgiyi göstermek için neler yapabiliriz?

Biraz eğitimli kişilerle bile konuştuğumda çoğunun anayasa değişikliğinin neler getirdiğini bilmediğini görüyorum. Bunu açıkça itiraf ediyor, oy verdikleri partinin isteğine göre oy kullanacaklarını belirtiyorlar. Bu durum, sorumluluklarımızdan kaçtığımızı, irademizi başkalarına teslim ettiğimizi gösteriyor

Allah rızası için, herkes anayasa değişikliği paketini mukayeseli olarak okusun. Hiç kimse kendisinin aptal olduğunu, okuduğunu anlamadığını, başkaları tarafından yularından tutulup oraya buraya çekildiğini kabul etmez. İster “Evet!”  ister “Hayır!” diyelim, karar kendi kararımız olsun. Kendi aklımıza güvenelim.

İlk olarak şunu hiç unutmayalım, hangi taraf kazanırsa kazansın aralarında öyle çok büyük fark olmayacak. Konunun en önemli, en üzerinde durulması gereken bölümü de bu. Bir an %51 gibi çok az farkla “evet” sonucunun çıktığını düşünün. Toplumun yarısının karşı çıktığı bir anayasa ile bu ülkeyi nasıl ve ne kadar yönetebilirsiniz. O ülke üstelik içte ve dışta çok büyük sorunlarla boğuşmakta ise, dünyada dostu kalmamış yapayalnızlığını “onurlu yalnızlık” gibi zırvalarla geçiştirmeye çalışıyorsa, “Evet!” yanlıları muhaliflerini terör yanlılığıyla, hainlikle suçluyorsa, ipler kopmuşsa…

Aksine eğer %51 ile “hayır” sonucu çıkarsa, ileride toplumda daha çok kabul görecek bir anayasa yapma imkânı hâlâ elimizde olacaktır. Elbette bunun bazı siyasî sonuçlarından kaçınılamaz; ama yolumuza devam edebileceğiz. 2019 seçimine kadar AKPARTİ iktidarı sürecek, Cumhurbaşkanı kullanmakta olduğu yetkilerini yine kullanacak, başbakan ile bugün olduğu gibi uyum içinde çalışacak.

Dolayısıyla elimizdeki, toplumun en azından %80’ini kucaklayacak daha iyi bir anayasa hazırlama imkânını korumak için kendimi “Hayır!” demeye zorunlu hissediyorum.

İleride bir gün “Evet!” deme imkânım bulunsun diye bugün “Hayır!” demem gerektiğine inanıyorum.

Bugün “Evet!” dersem, ileride bir daha “Hayır!” deme imkânım olmayacağından korktuğum için, bugün “Hayır!”dan yana olmalıyım.

Anayasa değişikliği sürecinden çok daha önce başlayan; ancak bu dönemde doruğa çıkan milletin bölünmüşlüğünden, bir yarısının diğer yarıyı can düşmanı olarak görmesinin yaratacağı kaostan kaçınmak içinHayır!” demeliyim sanırım.

Anayasa değişikliği tartışma fırsatı verilmeden aceleye getirildiği için “Hayır!” yanlısıyım.

Anayasaların başta olan üstün nitelikli bir kişiye göre yazılmasındaki sakıncaları gördüğüm için; şu anda başımızda bulunan kişiye bakarak “Evet!” oyu verirsem, yönetim o nitelikleri taşımayan birinin eline geçtiğinde hiç de iyi olmayacağına inandığım için “Hayır!” demeliyim.

Propaganda sürecinde değişikliklerin üzerinde hiç durulmamasını, halka değişikliğin ne gibi iyilikler getirdiğinin anlatılmamasını, bunun yerine FETÖ’cü, hain, terör yanlısı gibi suçlamalarla, dış ülkelerle olan kavgalarla taraftarların militarize edilmeye çalışılmasını hiç doğru bulmadığım için; değişikliğin anlatabilecekleri iyi bir tarafı olsaydı anlatırlardı, diye düşünmeme yol açtıkları için “Hayır!” demek daha doğru gibi geliyor.

Başbakanın “Halk oylaması OHAL uygulanırken yapıldı, dedirtmeyiz.” demesine, bunun yanlış olacağını itiraf etmesine rağmen, oylamanın OHAL’de yapılmasını demokrasiye aykırı bulduğum için “Hayır!” diyorum. 

Propagandalarını engelledikleri için Almanya, Hollanda, İsveç, Danimarka, İsviçre, Avusturya’ya kızıp Nazilikle suçlarlarken Türkiye’de “hayır” propagandası yapanlar engellendiği için “Hayır!” demek istiyorum.

“Hayır!” diyenler tehdit edildiği fiilî saldırılara uğradıkları için “Hayır!” demek bence daha mertçe.

Evet!” tarafının propaganda faaliyetlerinde devletin maddî manevî bütün imkânlarını pervasızca kullanmasının ortaya çıkardığı eşitsizlik bendeki insaf, hak, hukuk duygularını incittiği için; dinim ve millî geleneklerim daima mazlumdan yana olmamı emrettiği için “Hayır!” demek daha onurlu.

Buraya kadar anayasa değişikliği içeriğinin doğru ya da yanlış tarafları üzerinde hiç durmadım. Çünkü gördüm ki toplum bununla hiç ilgilenmiyor. Ben de içerik ne olursa olsun benim eğilimimi ortaya çıkaran etkenleri sıralamaya çalıştım. Sadece bunlar bile karar vermeme yetiyor. Bunun üzerine bir de on sekiz maddenin getireceği rejim değişikliğinin değerlendirmesi yapılmalı.

Lütfen, anayasa değişikliğinin neler getirdiğini elifi elifine anlamadan kararınızı vermeyiniz.

 

HER SAVAŞ BARIŞ ANLAŞMASIYLA SONLANIR. ONU DA DİPLOMASİ SAĞLAR.

DİPLOMAT, KÜFRETMEZ, ÖFKEYLE KALKIP ZARARLA OTURMAZ.

Yorumlar