Camilerde Siyaset!..

15 Mart 2017
Camilerde Siyaset!..

 

"Evet kampanyası" için Stockholm’e giden AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker de umduğunu bulamadı. Ama hepten de gerisin geriye çevirmediler. Protestolar arasında bir okul salonunda yaklaşık 150 kişiye hitap edebildi. Bir de geçtiğimiz yıl sonuna doğru bir saldırıya maruz kalan camiyi ziyarete gitti...

Ama düş kırıklığı yaşadı!

Cami görevlileri onu karşılarken; "Caminin dini bir mekân olduğu, ibadet için kullanıldığı ve 'camide politik konuşmalar yapamayacağı’ konusunda uyardılar...

Peki! Ya bizim camilerimiz!..

Benzeri uygulamayla camilerimizde de politika/siyaset yapılması engelleniyor mı?

***

Heyhat! Ne yazık ki öyle değil!..

Bırakın siyaset yapılmasını engellemeyi; imamlarımız, vaizlerimiz bizzat siyaset yapıyorlar. Belki tamamında olmuyor, ama siyaset cami içlerine iyice girmiş durumda!

Camiler adeta siyaset kışlalarına dönmüş!..

Tabii ki iktidardan yana, tabii ki "evet"ten yana...

Türkiye'deki camilerin siyaset alanına dönüştüğü örnekleriyle dolu. Büyük bir övünçle "camiler kışlamız" diyenlerden başka bir davranış beklenebilir mi? Ama doğru değil!..

Hem de asla doğru değil!

Din Allah'la kul arasındaki ilişkiler bütünüdür. Duygu ağırlıklı bu ilişkilere siyaset girerse sorunlar büyüyerek katlanır. Din sömürüsü alır başını gider!.. Bir süre sonra din, din olmaktan çıkar; bir daha önünü alamazsınız...

***

Ne yazık ki AKP ve birileri için referandum/halk oylaması varlık yokluk meselesine dönüşmüş! Onlar için önceki seçimler ve oylamalar gibi günlük güneşlik değil her yan!.. Beyaz bulutların arasında iri kara bulutlar dolaşıyor. Ha yağdı ha yağacak!.. Ama yağmıyor bir türlü...

Hiç alışık olmadıkları bir durumla karşı karşıya gelince tekliyorlar!.. Kesik ve homurtulu çalışan bir aracın çiğ gaz atması örneği koku salıyorlar çevreye...

Camiler kaynayıp duruyor. Hiçbir seçim ya da oylamada camilerimiz bu denli fıkır fıkır olmadı. Cami içleri, cami avluları siyaset sahnesine dönüşmüş!..

***

Bir cami imamı düşünün ki cemaate dönüp:

“Bugünkü Hayırcılar! Kimdir bunlar? Dünyanın en büyük havalimanını istemeyenler. Yavuz Selim Sultan Köprüsü’nü hazmedemeyenler..."

"Gözünüze dizinize dursun dedi ya başbakan, durmasın gözleriniz dizlerinize aksın. Utanmadan gezsin onlar. İşte bunlara karşı çıkanlar, Marmaray, Avrasya ve Esenler istemeyen Hayırcılar bunlar işte!..” diyebiliyor...

Sanırsınız ki siyaset meydanının ele avuca sığmaz küheylanı! Hızını alamıyor olmalı ki devam ediyor.

“15 Temmuz’da bu milletin iradesiyle, bu milletin istikrarıyla oynayan katiller bunlar..."

Bu imam ki az sonra "evet" diyenlerin de "hayır" diyenlerin de önüne geçip Allah rızası için namaz kıldıracaktır.

***

Durun daha yetmedi!

Cuma hutbelerinde benzeri konuşmaların yer alması işin iyice zıvanadan çıktığının göstergesi oldu. Ayrıca cami duvarlarına pankart asmalar çoğaldı. Tabii ki sadece "evet" pankartları...

Cami avlularında "evet" propagandası yapanlar çoğaldı, ama bunlar da yetmedi!.. Cami avlularına masalar, sandalyeler dizip "evet" propagandası yapanlar türedi!..

Camiler, aynı inançta olanların birbirlerine en çok saygı ve sevgi göstermeleri gereken mekânlardır. Bu mekânları bu denli zehirleyici sözler ve tutumlarla değer kaybına uğratmaya kimsenin hakkı yoktur.

Camiler Allah'ın adının anıldığı yerlerdir. Tertemiz olan bu yerlerin nezih kimselerle dolması gerekirken; "hayır" diyenlerin cehennemle korkutulduğu yerler hâline getirilmesi olacak iş değil!..

***

Bilmem ki bu güzelim ülkemizin güzelim insanları; neden benzeri görülmemiş, keskin ve kayırmacı bir şekilde ikiye bölünürler?.. Neden "EVET" diyenler "HAYIR" diyenlere; acımasız, intikamcı ve gerçek dışı suçlamalar yöneltirler?

Toplumsal dengenin bu denli sarsıntıya uğraması ve iyice bozulmaya yüz tutması gelecek için büyük tehlikeler taşımaktadır.

"HAYIR" diyenlere, ülkenin çıkarını gözetmeyen hainler kesimi olarak bakmak gaflettir. Bu kulakları tırmalayıcı sözleri söyleyenler vicdanlarında hiç sızlama duymazlar mı? Ne pahasına olursa olsun kazanmak uğruna bu ülkenin geleceği böylesine feda edilemez...

Camilerimizi iktidarın kışlaları olarak değil, Allah'ın adının anıldığı yerler olarak korumayı beceremezsek sonumuz hiçbir düşüncenin ulaşamayacağı ölçüde felaketlerle dolup taşacaktır.

Yorumlar