Çok Eşliliğe HAYIR Deniyor!..

09 Mart 2017
Çok Eşliliğe HAYIR Deniyor!..

Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) 2016 yılına ilişkin kadınlarla ilgili çok önemli veriler açıkladı. Dünya Kadınlar Günü öncesi kadınlarla ilgili verilerin açıklanması anlamlı ve sevindiricidir. Tüm kadınların Dünya Kadınlar Gününü içtenlikle kutlarken, geleceğin kadınlarımızın süsleyeceği güzelliklerle daha uyumlu ve barış içinde geçeceğine inanıyorum.

***

TÜİK'in 2016 yılına ilişkin kadınlarla ilgili açıkladığı veriler "Çok eşliliğe HAYIR!" diyecek niteliktedir. Çok önemli bir uyarı niteliğini taşıyan bu bilginin; önyargısız ve art niyetsiz değerlendirilmesi toplumsal yarar üretecektir.

Malumunuz Türk Medeni Kanunu'na göre çok eşlilik söz konusu edilemez. Ancak dinsel yaklaşımlar, şimdiye dek yapılan çok eşlilik uygulamasını da dikkate alarak hoşgörülü bir görüntü sergilemiş, erkeğin aynı anda dört (4), dokuz (9) ya da daha fazla kadınla evli olabileceğini öne sürenler olmuştur.

***

Önce TÜİK'in verilerini kısaca inceleyelim. TÜİK Son beş (5) yılda da kadınların erkeklerden daha az olduğunu açıklamıştı. Son beş (5) yılın bu verilerini aşağıda sunuyoruz.

Yıl

Erkek Nüfusu

Kadın Nüfusu

Fark

2012

37.956.168

37.671.216

284.952

2013

38.473.360

38.194.504

278.856

2014

38.984.302

38.711.602

272.700

2015

39.511.191

39.229.862

281.329

2016

40.043.650

39.771.22"

272.429

 

Bu verileri çok eşlilik kapsamında değerlendirip Kur'an-ı Kerim'in çok eşlilikle ilgili ayetinin bir kısmının mealini ve kısa bir yorumunu sunacağız.

***

TÜİK verilerine göre ortalama 45 yaşlarına kadar erkek nüfusu kadın nüfusundan daima daha fazla. Ancak bu yaştan sonra kadın nüfusunda az da olsa bir artış başlıyor ve 65 yaşına doğru erkek nüfusunu geçiyor. 65 yaşından sonra ise kadın nüfusundaki artış daha da fazlalaşıyor.

Veriler kadınlarda ilk evlenme yaşının ortalama 23-24, erkeklerde ise 26-27 yaşları arası olduğunu söylemektedir. Bu iki paragraftaki bilgiler bize şunu göstermektedir: İlk evlilik yaşları arasında erkek nüfusu ortalamanın da üstünde artmış, kadın nüfusu ise iyice azalmıştır. Buradan çıkan sonuç:

Ortalama 25-35 yaşları arasındaki erkekler kendi yaşıtı kadınla evlenme imkânı bulamayacaktır. Çünkü kadın sayısı yeterli değildir!..

***

Bu ortamda erkekler birden fazla kadınla evlilik yaparsa ne olur?

Umulmadık sorunların birbiri ardına sıralanacağını bilmek için âlim olmaya gerek yok! Artık çok eşliliği savunmak için bin bir dereden su getirenlerin öne sürdükleri tezler tamamen çürümüş/yıkılmış olmaktadır. Erkeklerin sayısının fazla olduğu toplumda çok eşlilik; toplumsal rahatsızlıklara, hastalıklara, haksızlıklara vb. çözümü imkânsız olan büyük sorunlara neden olacaktır.

"Öyleyse dengeyi sağlamak için 25-35 yaşlarındaki erkekler 60-65 yaşlarındaki kadınlarla evlensin!.." denilebilir. Tabii ki sayısal olarak mümkün görünen bu uygulama, kadınların doğal yapılarının bu yaşta evlilikten sonra beklenen amacı gerçekleştiremeyeceği sorununu gündeme getirecektir.

Geriye yapılacak bir yol kalıyor. Çok eşliliğe son vermek!.. Yani evlilik kurumunu hukuksal çerçeveye oturtmak... İşte çözüm budur...

***

İslamiyet çok eşliliğe izin veriyor mu?

Artık konunun dinsel boyutunu incelemeye geçebiliriz. Çok eşlilik konusu Kur'an-ı Kerim'in Nisa Suresi'nin 3'ncü ayetinde ele alınmış... Bu ayetin üç (3) cümleden oluştuğu söylenebilir. İkinci ve üçüncü cümlelerinin mealinde veya yorumunda İslam âlimleri arasında pek önemli bir farklılık yoktur. Meal ve yorumunda farklılık olan ilk cümlesidir. Hatta ilk cümlenin birinci cümleciği!.. Farklı yorumlar da tabii ki insanları farklı sonuçlara götürmektedir. Ayetin ilk cümlesini Arapçası:

وَاِنْ ﺧِﻔْﺘُﻢْ اَﻟَّﺎ ﺗُﻘْﺴِﻄُﻮا ﻓِﻰ اﻟْﻴَﺘَﺎﻣٰﻰ ﻓَﺎﻧْﻜِﺤُﻮا ﻣَﺎ ﻃَﺎبَ ﻟَﻜُﻢْ ﻣِﻦَ اﻟﻨِّﺴَٓﺎءِ ﻣَﺜْﻨٰﻰ وَﺛُﻠٰﺚَ وَرُﺑَﺎعَ

Birinci cümleciği ise:

وَاِنْ ﺧِﻔْﺘُﻢْ اَﻟَّﺎ ﺗُﻘْﺴِﻄُﻮا ﻓِﻰ اﻟْﻴَﺘَﺎﻣٰﻰ

şeklindedir. Üzerinde önemle durulması gereken nokta cümlecikte geçen emrin, çok eşliliğin şartı olmasıdır. Fahruddin Er-Râzi, Elmalılı M. Hamdi Yazır ile Yaşar Nuri Öztürk'ün birinci cümlecikle ilgili mealleri şöyle:

Fahruddin Er-Râzi:

Eğer yetimler hakkında adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız.

Elmalılı M. Hamdi Yazır:

Eğer öksüz kızlarla evlendiğinizde onlara karşı adaletli davranamamaktan korkarsanız.

Yaşar Nuri Öztürk:

Yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız.

***

Fahruddin Er-Râzi'nin "Tefsir-i Kebir Mefatihu'l-Gayb" adlı eseri Kur'an tefsirleri içinde önemli bir yer tutmaktadır. Râzi tefsirinde çok sayıda tefsircilerin görüşlerine yer verir, daha sonra kendi görüşünü bildirir. Bu eser daha sonra yaşayan hemen hemen bütün tefsircilere kaynak eser olmuştur.

Fahruddin Er-Râzi; "Eğer yetimler hakkında adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız." emrinin şart olduğunu çok açık bir biçimde anlatmıştır. Yani çok eşliliğin ön şartı; "Yetimler hakkında adaleti yerine getirmekten korkmaktır." Bu durumda olmayanın çok eşlilikle bağı olamayacaktır...

Değerli okuyucularım, "Acaba kim ya da kimler yetimler hakkında adaleti yerine getirmekten korkar?" sorusunu kendi kendinize sorar mısınız? Vereceğiniz cevap çok eşliliğe izin verilen kimseyi size gösterecektir.

Tekrar vurgulamalıyız ki çok eşlilik Kur'an-ı Kerim'de çok çok istisnai bir durum olarak ele alınmıştır. Yoksa her önüne gelenin yapacağı bir uygulama değildir. Ayrıca Kur'an-ı Kerim'de "tek evliliğin adalete daha uygun olacağı" özellikle vurgulanmıştır.

***

Çok eşlilikle ilgili ayetin yorumunda Hz. Ayşe'nin bir açıklamasının etkisi altında kalındığı görülmektedir. Nitekim Elmalılı M. Hamdi Yazır'ın "... öksüz kızlarla evlendiğinizde onlara karşı..." şeklindeki yorumu tamamen bu görüşün etkisi altındadır. Yoksa birazcık Arapça bilenler aşağıdaki:

وَاِنْ ﺧِﻔْﺘُﻢْ اَﻟَّﺎ ﺗُﻘْﺴِﻄُﻮا ﻓِﻰ اﻟْﻴَﺘَﺎﻣٰﻰ

emrinde "öksüz kızlarla evlendiğinizde onlara karşı" anlamının bulunmadığını, böyle bir anlam çıkarılmasının mümkün olmadığını bilirler.

***

Konu uzun, girift ve çok yönlü etkileşimlerin baskısı altında yıllarca tartışılmış, ama çok eşle evlenmeye engel olunamayacağı kanısının etkisi daima ön plana çıkmış ve üzücüdür ki yorumlar da buna uygun yapılmıştır.

Öyle sanıyoruz ki TÜİK'in kadın nüfusuyla ilgili verileri çok eşliliğe yeni bir bakış açısı getirmeyi zorunlu kılmaktadır. Böylece Allah'ın Kur'an-ı Kerim'de geçen bu kapsamdaki iradesi daha iyi anlaşılacaktır.

Yaptığımız inceleme bize şunu bir daha göstermiştir ki; sağlıklı bir gelecek için ve çok önemli toplumsal rahatsızlıkları önlemek için evlilik kurumu hukuksal çerçeve içinde kalmalı ve çok eşliliğe kesinlikle son verilmelidir!..  

***********************************************************************************************************

ÖZEL AÇIKAMA:

Sayın Ümit Özdağ ve Sayın Yusuf Halaçoğlu'na Silifke'deki konferansları sırasında yapılan saldırıyı, yine daha önce Sayın Sinan Oğan'a Bahçeşehir Üniversitesi'ndeki konferans sırasında yapılan saldırıyı şiddetle kınıyorum. Sayın Bahçeli'nin bu saldırılar karşısında aldığı tavrı da şiddetle kınıyorum.

Yorumlar