SON DAKİKA
HUKUK GÖZÜYLE

Yeni Osmanlıcılar Bunları Biliyorlar mı?

06 Mart 2017
Yeni Osmanlıcılar Bunları Biliyorlar mı?

 

Son 20-30 yılda Yeni Osmanlıcılık Hareketi ivme kazandı. Adından da anlaşılacağı üzere bu hareket Osmanlı Devleti’ni ihya etmeyi, yeniden canlandırmayı amaçlıyor.  Yeni Osmanlıcıların böyle iddialı oldukları bir konuda öncelikle Osmanlı Devleti hakkında yeterli bilgiye sahip olmaları beklenir. Ancak, gerçek hiç de öyle değil. Yeni Osmanlıcılar, Osmanlı Devleti konusunda tarihi bir romantizme kapılmış durumdalar. Onların gözünde Osmanlı, yıkılma döneminde dahi muhteşem bir yapı. Osmanlı, her yönüyle mükemmel. Osmanlı Padişahları, evliya derecesinde çok büyük kişiler vs.

Yeni Osmanlıcıların Osmanlı Devleti’ni romantizme kapılarak kutsallaştırmaları doğru olmadığı gibi gerçekçi de değil. Yıkılmış bir imparatorluğu yeniden canlandırmak gibi iddialı bir işe kalkışıyorsanız, öncelikle gerçekçi olmanız gerekir. Gerçekçilik, Osmanlı’yı her yönüyle, günahıyla-sevabıyla tanımayı ve kabullenmeyi gerektirir. Osmanlı’yı her yönüyle günahıyla-sevabıyla tanıyıp kabullendiğiniz takdirde hata yapma ihtimaliniz azalır. Böyle yapmayıp romantik davrandığınız takdirde telafisi imkansız hatalar yapmanız muhtemeldir.

Biz, bu yazımızda Osmanlı Devleti hakkında hoşumuza gitmese dahi gerçek olan bazı önemli hususları dilimizin döndüğünce açıklamak istiyoruz. Bu açıklamalarımızın Yeni Osmanlıcı kardeşlerimize çalışmalarında yardımcı, yol gösterici olmasını temenni ederiz. İşte, Osmanlı Devleti hakkındaki açıklamalarımız:

  • Osmanlı Devleti’nde toplam 218 sadrazam görev yapmıştır. Bunların 101 tanesi Türk, geri kalan 117’si ise devşirme ya da dönmedir.
  • 36 padişahın sadece 4’ün annesi Türk olup, diğerlerinin anneleri başka milletlere mensuptur.
  • Osmanlı Devleti’nde görev yapan sadrazamlardan 44 tanesi padişah fermanıyla idam edilmiş, 11 tanesi isyanlarda öldürülmüş, 7 tanesi savaşlarda şehit düşmüş, geri kalanlar eceliyle ölmüşlerdir.
  • Osmanlı padişahlarından 3 tanesi çıkan isyanlarda öldürülmüş, iki tanesi intihar etmiş, bir tanesi de zehirlenerek öldürülmüştür.
  • Osmanlı padişahlarının hiçbirisi hacca gitmemiştir.
  • Osmanlı Devleti’nde 1534-1656 yılları arasındaki 100 yılı aşkın döneme Kadınlar Saltanatı Dönemi denilmektedir. Bu dönemde Hürrem Sultan, Mihrimah Sultan, Nurbanu Sultan, Safiye Sultan, Handan Sultan, Kösem Sultan, Turhan Sultan, devşirme- dönme paşalar ve yeniçeri ağalarıyla ittifak kurarak devlet yönetİmine müdahale etmişlerdir. Bu sebeple bu döneme Kadınlar Saltanatı Dönemi denilmektedir. Bu sultanların hepsinin ortak özelliği Türk asıllı olmayıp yabancı kökenli olmalarıdır.
  • Osmanlı Devleti’nde padişah, Zillullah (Allah’ın yeryüzündeki gölgesi) olarak kabul edilirdi.
  •  Osmanlı Devleti’nde  “Ülke toprakları hanedan üyelerinin ortak malı” olarak kabul edilirdi.
  • Osmanlı Devleti’nde şimdiki gibi vatandaşlık kavramı yoktu. Yönetici kısım dışındaki halka reaya (vergi verenler) deniliyordu. Yani, o dönemde yaşayan halkın şimdiki gibi   temel insan hakları söz konusu değildi. Sadece çalışmak ve vergi vermek yükümlülükleri vardı.
  • Osmanlı padişahlarından 6 tanesi çocuk yaşta tahta çıkmıştır.
  • Osmanlı padişahlarından iki tanesi akıl hastasıdır.
  • Osmanlı’nın özellikle gerileme döneminde Araplar için Kavm-i Necip (Asil Millet), Türkler için Etrak-ı Bi idrak (Anlayışsız Türkler) deniliyordu.
  • Osmanlı Devleti’nde kadılar, müderrisler, imamlar, müezzinler, tekke şeyhleri,   medrese talebeleri, Kabe-i Muazzama, Mescid-i Nebevi, Mescid-i Aksa hademesi, Peygamber kabirlerinin türbedarları, bizzat padişah hizmetinde on dört sene bulunanlar, mızıka-ı hümayun üyeleri ve hademesi askerlikten muaftı.
  • Osmanlı Devleti’nde Müslüman olmayanlardan asker alınmadığı gibi, Bosna-Hersek, Arnavutluk, Doğu Anadolu, Dersim ve havalisi, Doğu Karadeniz sahilleri, Arabistan yarımadası memleketleri ve Trablusgarp gibi Müslüman bölge halkından asker alınamıyordu. Sadece Türkler askere alınıyordu.
  • Osmanlı Devleti, 1800’lü yıllardan itibaren Arabistan ve Yemen’de çıkan Arap İsyanlarıyla uğraşmak zorunda kalmıştır. Arabistan’ın şimdiki yöneticileri olan Suud’ların dedeleri olan Vahabiler 1806 yılında Osmanlı’ya isyan etmiştir. Balkanlarda Müslüman Arnavutlar da 1910 yılında Osmanlı’ya isyan etmişlerdir.
  • Osmanlı Devleti’nde 1864 yılında eyalet sistemi terkedilerek bugün uygulanan vilayet sistemine geçilmiştir.
  • Osmanlı Hariciye Nazırı Mustafa Reşit PaşaMısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın isyanını bastırmak için İngilizlerden yardım istedi. Bu yardıma karşılık olarak Osmanlı Devleti ile İngiltere arasında 16 Ağustos 1838 tarihli Baltalimanı Serbest Ticaret Anlaşması imzalandı. Bu anlaşma İngiltere’ye büyük ayrıcalıklar sağlıyordu. 1838-1841 yılları arasında buna benzer antlaşmalar FransaİsveçNorveçİspanyaHollandaBelçikaDanimarka ve Portekiz'le de imzalandı. Bu antlaşmalar kapitülasyon sistemini sağlamlaştırdı, Osmanlı sanayine büyük bir darbe vurdu. Osmanlı İmparatorluğu'nun diğer devletlere borçlanmasına yol açtı ve mali çöküntüsünü hızlandırdı.
  • Osmanlı Devleti ilk dış borcu 1856 Kırım Savaşı sırasında İngiltere ve Fransa’dan aldı.
  • 1875 yılında Osmanlı dış borç anapara ve faizlerini ödeyemeyecek duruma gelince moratoryum ilan etti. 1881 yılında Düyun-u Umumiye kuruldu. Düyun-u Umumiye’nin kurulmasıyla Osmanlı Maliyesi bu kurumun kontrolüne geçti. Düyun-u Umumiye’nin 7 yöneticisinden ikisi Türk, 5’i Avrupa Devletleri temsilcilerinden oluşuyordu. Dolayısıyla bu kurum Avrupa Devletlerine bağlıydı. Sonuç olarak Osmanlı Maliyesi Avrupalılar tarafından denetleniyordu. Devletin vergileri bu kurum tarafından toplanıyor, Avrupa Devletlerine olan borç taksidi ayrıldıktan sonra geriye para kalırsa bu Osmanlı Devleti’ne bırakılıyordu.
  • 1914 yılında padişah Mehmet Reşat, tüm Müslümanların halifesi sıfatıyla Cihad-ı Ekber Fetvası (En Büyük Savaş Fetvası) yayınlayarak tüm dünya Müslümanlarını Osmanlı Devleti’nin yanında savaşmaya davet etmiş, Türklerden başka bu davete uyan olmamıştır. Hint Müslümanları Çanakkale’de, Araplar ise Hicaz, Suriye ve Filistin’de İngilizlerin safında Osmanlı Devleti’ne karşı savaşmışlardır.
  • 1699 yılında Karlofça Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti’nin yüzölçümü yaklaşık 20 milyon kilometrekare idi. 1699 yılından, Damat Ferit Paşa Hükümeti’nin ve Padişah Vahdettin’in Sevr Anlaşmasını kabul ettiği 1920 yılına kadar geçen 221 yılda, Osmanlı Devleti, topraklarının neredeyse 69/70’ini, yani 70’de 69’unu kaybetmiş, elinde 70 parçadan sadece biri kalmıştır.
  • Osmanlı’nın son döneminde okuryazar oranı %5 civarındadır.
  • Osmanlı’nın son döneminde ülkenin tamamındaki toplam fabrika sayısı 10-15 civarındadır.
  • Osmanlı’nın son döneminde bütün ülkede 554 doktor, 69 eczacı, 136 ebe, 4 hemşire vardır.
  • Osmanlı Devleti’nde kadınların seçme ve seçilme hakkı yoktu. Bu hak kadınlara 1930 yılından itibaren Atatürk tarafından verilmiştir. Milletvekili seçme ve seçilme hakkı 1934 yılında tanınmıştır.

Yorumlar