SON DAKİKA
HUKUK GÖZÜYLE

Padişah 2. Abdülhamit’i Ne Kadar ve Nasıl Tanıyoruz?

27 Şubat 2017
Padişah 2. Abdülhamiti Ne Kadar ve Nasıl Tanıyoruz?

 

2. Abdülhamit, Osmanlı padişahları içinde en çok tartışılan padişahtır. Aleyhinde birçok iddia olduğu gibi lehine iddialar da vardır. Aleyhinde ve lehinde birçok iddia olmasına rağmen 2. Abdülhamit’in bilinmeyen yönleri de vardır.  Önce aleyhinde ve lehinde iddiaları belirtip bunların ne kadar doğru veya yanlış olduğunu açıkladıktan sonra bilinmeyen yönlerine değinmek istiyorum. 

2. Abdülhamit’in aleyhindeki iddialar genel olarak şunlardır:

  • 2. Abdülhamit’in 33 yıl süren padişahlığı baskı ve despotluk dönemidir. Abdülhamit, kurduğu hafiye teşkilatı ile muhaliflerini tespit ettirerek hapis, sürgünle cezalandırmıştır. O’nun döneminde hürriyetler tamamen kısıtlanmıştır.
  • 2. Abdülhamit, tahttan indirilmekten korktuğu için donanmayı Haliç’ten yıllarca çıkarmayarak çürümesine sebep olmuştur.
  • 2. Abdülhamit döneminde Osmanlı Devleti mali yönden iflas etmiş, alacaklı Avrupa Devletleri Abdülhamit’e baskı yaparak Düyun-u Umumiye’nin kurulmasını sağlamışlardır. Böylece Osmanlı Maliyesi Avrupa Devletleri’nin kontrolüne girmiştir.

2. Abdülhamit’in lehindeki iddialar ise genel olarak şunlardır:

  • Sultan Abdülhamit, İslamcı bir hükümdardır. Uyguladığı İslamcılık siyaseti ile Müslümanların birliğini sağlamış, imparatorluğu bütünlüğünü korumayı ve devleti ayakta tutmayı başarmıştır.
  • Sultan Abdülhamit, uyguladığı denge politikası ile devleti Avrupa Devletlerinin saldırılarından korumuştur.
  • Sultan Abdülhamit döneminde imparatorluk hiç toprak kaybetmemiştir.

Şimdi, öncelikle Abdülhamit aleyhindeki iddiaları irdeleyelim:

  • 2. Abdülhamit’in hafiye teşkilatı kurarak muhaliflerini takip ettirdiği, yakalananların hapis veya sürgün cezasıyla cezalandırıldığı tarihi bir vakıadır. Bu dönemde basına sansür uygulandığı da doğrudur.
  • 2. Abdülhamit’in donanmayı Haliç’ten çıkartmayarak çürümesine sebep olduğu doğrudur. Birçok sebep ileri sürülmektedir. İleri sürülen sebepler arasında tahttan indirilme korkusu olduğu da vardır.
  • 1875 yılında Osmanlı dış borç anapara ve faizlerini ödeyemeyecek duruma gelince moratoryum ilan etti. 1881 yılında Düyun-u Umumiye kuruldu. Düyun-u Umumiye’nin kurulmasıyla Osmanlı Maliyesi bu kurumun kontrolüne geçti. Düyun-u Umumiye’nin 7 yöneticisinden ikisi Türk, 5’i Avrupa Devletleri temsilcilerinden oluşuyordu. Dolayısıyla bu kurum Avrupa Devletlerine bağlıydı. Sonuç olarak Osmanlı Maliyesi Avrupalılar tarafından denetleniyordu. Devletin vergileri bu kurum tarafından toplanıyor, Avrupa Devletlerine olan borç taksidi ayrıldıktan sonra geriye para kalırsa bu Osmanlı Devleti’ne bırakılıyordu.

Şimdi de lehindeki iddiaları irdeleyelim:

  • 2. Abdülhamit’in Müslümanlar arasında birliği sağlamak, imparatorluğun bütünlüğünü korumak ve devleti ayakta tutmak amacıyla İslamcılık siyaseti uyguladığı doğrudur. Ancak, bu siyasetin  başarılı olduğu söylenemez. Dünya Müslümanları arasında bir birlik sağlanması mümkün olmadığı gibi imparatorluk sınırları içinde yaşayan Müslümanlar arasında da tam bir birlik sağlanamamıştır. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın Osmanlı Devleti aleyhine neticelenmesinden sonra Suriye, Lübnan ve Mısır’da ayrılıkçı Arap Milliyetçiliği hareketleri güçlenmiş, devlet olağanüstü tedbirler almak zorunda kalmıştır.
  • 2. Abdülhamit, Avrupa Devletleri arasında denge politikası uygulamaya çalışmıştır. Ancak, bu politikanın başarılı olduğunu söylemek zordur. Zira, bir devlet sadece denge politikası ile kendini koruyamaz. Devletin birliğini, ülkenin bütünlüğünü korumada esas olan milli kuvvetlerdir. Milli kuvvetiniz olmadıktan sonra denge politikası bir işe yaramaz. Nitekim, Osmanlı Devleti’nin kendini savunacak milli kuvveti olmadığı için denge politikası bir işe yaramamış, devlet Avrupa Devletlerinin ve Rusya’nın saldırılarına  maruz kalmıştır. Gerek Ruslar, gerekse diğer Avrupa devletlerinin kışkırtması sonucu imparatorluğun Balkan topraklarında yaşayan Hristiyan unsurlar ayaklanmış, neticede devlet, çok büyük toprak kaybına uğramıştır.
  • 2. Abdülhamit döneminde  toprak kaybetmediğimiz iddiası kesinlikle yanlıştır. Bu iddianın aksine Abdülhamit döneminde Osmanlı Devleti çok önemli topraklarını kaybetmiştir. Bu dönemde kaybettiğimiz topraklar:

1-      Sırbistan, Romanya ve Karadağ bağımsızlığını kazandı.

2-      Bulgaristan, Osmanlı Devletine vergi veren bir prenslik haline getirildi. 

3-      Bosna Hersek’in yönetimi Avusturya’ya bırakıldı.

4-      Kars, Ardahan ve Batum Ruslara verildi.

5-      Teselya Yunanistan'a verildi.

6-      Girit’e özerklik verildi.

7-      Kıbrıs İngiltere’ye verildi.

8-      Mısır İngiltere tarafından işgal edildi.

9-      Tunus Fransa tarafından işgal edildi.

Yazının başında 2. Abdülhamit’in  bilinmeyen yönleri olduğunu belirtmiştim. İşte, Abdülhamit’le   ilgili bilinmeyenler:

1-      Latin alfabesine geçmeyi düşünmüş, ancak o günün şartları elverişli olmadığından bu düşüncesini gerçekleştirememiştir.

2-      Elektrik ve gazın günlük hayatta kullanımını sağlamıştır.

3-      Karaköy-Taksim hattına metro kurmuştur.

4-      Kudüs-Yafa, Ankara-İstanbul ve Hicaz demir yollarını yaptırmıştır.

5-      Hereke bez fabrikası ve Feshaneyi kurmuştur.

6-      Ziraat Bankasını ve Ticaret, Sanayi ve Ziraat Odalarını kurmuştur.

7-      Yıldız Çini fabrikasını, Beykoz ve Kâğıthane kâğıt fabrikalarını faaliyete sokmuştur.

8-      Modern matbaa makinelerini Türkiye’ye getirtmiş aynı zamanda Beyazıt kütüphanesini kurdurmuştur.

9-      Hindistan, Cava, Afganistan, Çin, Malezya, Endonezya, Açe, Zengibar, Orta Asya ve Japonya gibi ülkelere elçiler ve din adamları göndermiştir.

10-  Ülkede tiyatro ve operanın gelişmesini sağlamıştır.

11-  Sarayda müzik okulu kurdurmuştur.

12-  Darülaceze yaptırılması için çalışmıştır.

13-  Çocuk hastanesi açtırmıştır.

14-  Posta ve Telgraf teşkilatını kurdurmuştur.

15-  İlkokulun zorunlu olmasını sağlamıştır.

16-  Öğretmen yetiştirmek için okullar yaptırmıştır.

17-  Orta okulları artırmış ve Fransızca dersleri koydurmuştur.

18-  Lise eğitimi için İdadiler açtırmıştır.

19-  İstanbul’da ilk kez Üniversite açtırmıştır.

20-  Deniz Mühendis Okulu, Askeri Tıp Okulu, Mekteb-i Harbiyeler, Askeri Baytar Okulu, Kurmay Okulu, Mekteb-i Mülkiye, Mekteb-i Tıbbıye-i, Mekteb-i Hukuk, Ziraat ve Baytar Mektebi, Hendese-i Mülkiye, Daarül Muallim-i Adliye, Maliye-i Mekteb-i Ali, Ticaret-i Bahriye, Sanayi-i Nefise Mektebi, Hamidiye Ticaret Mektebi gibi okulların kurulmasını sağlamıştır.

Yorumlar