SON DAKİKA
DİVAN

Sistem mi Dediniz?

22 Şubat 2017
Sistem mi Dediniz?

 

Sayın Başbakan diyor ki “Padişahlıktan cumhuriyete geçtik, şimdi cumhuriyetle idare ediliyoruz. Rejim değişikliği meselesi yok, 1923'te bitti bu mesele. Değişen sadece hükümet sistemi.”.  Cumurbaşkanımız da sistemin adını veriyor: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi.

Noktasına kadar kendi ifadeleri.

Neymiş anlayalım. Malum ya biz sıradan bir vatandaş. Öyle her şeyi pat diye anlayamayız.

Biz, padişahlık sona erdirilince cumhuriyet rejimine geçmişiz.

Müthiş bir bilgi… Unutmamalı… Yani rejimimiz Cumhuriyet. Türkiye Cumhuriyeti.

Birçok kurumun başındaki T.C. nin kaldırılmış olduğuna bakmayın siz. Koskoca T.C. Ziraat Bankası’nın Ziraat Bankası olması neyi değiştirir? Uygulamaların ne anlamı var? Önemli olan yöneticilerimizin sözü: Rejim sorunumuz yok.

Şimdi aranızdan bazıları şeytanın avukatlığına soyunacak yine. Bunu hissediyorum.

Diyecekler ki…

Cumhuriyetle kastedilen ne?

Ben de diyeceğim ki…

Ne kadar fesatsınız. Cumhuriyet cumhuriyettir. Ne demek kastedilen ne?

Onlar da diyecekler ki…

İtalya da cumhuriyet, Irak da…. Almanya da cumhuriyet, Suriye de…  Amerika da cumhuriyet, Kolombiya da… Sen hangisini kastediyorsun?

Öyle ya! Kuzey Kore de cumhuriyet. Hani babası ölünce yerine geçen Kim Jong-Un başkan olduğu ülke…

 Babası deyince, gene babasının yerine başkan olan Aliyev’in yönettiği Azerbaycan da cumhuriyet…

Babasının yerine deyince… Örnek olsun, anlaşılsın diye söylüyorum. Başka bir kastım yok. Allah gecinden versin Tayyip Erdoğan yerine Bilal Erdoğan

Ha bir de… Taptaze bir başkan yardımcısı haberi var: Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, karısı Mehriban Aliyeva'yı cumhurbaşkanı birinci yardımcılığı görevine getirdi.

İçinizden sakın başkan yardımcısı ile ilgili benzetmeyi yapma, diyorsunuz.

Sizi kırar mıyım? Yapmıyorum o benzetmeyi.

Aranızdan bazıları var ya gene lafa girecek ve soracak:

Söyle bakalım hangisini kastediyorsun?

Doğru söze ne denir? Hangisini kastediyorum söylemem lazım ama ben bunların hiçbirini kastetmiyorum.

Benim aklımdan geçen, içime sinen şu:

İnsanların düşüncelerini rahatça ifade edebildiği, düşüncelerini ifade ederken kaygı duymadığı bir sistem… Tarafların eşit şartlarla propaganda yaparak oluşturdukları parlamentosu olan bir demokrasi… Yönetenlerin hesap verdiği, hatta gocunacak zerre miktarda eksiklikleri olmadığı için hesap vermeyi kendilerinin gönülden istediği, güçler ayrılığının sözde değil özde uygulandığı bir yönetim… Ve hedefi Türk milletini muasır devletlerin üstüne çıkarma olan bir devlet yapılanması…

İşte benim Cumhuriyetim bu!

Ben bunları söyleyince soracaklar tabii…

Senin düşündüğün sistemde,

-- Devlet tek kişiye teslim edilebilir mi?

-- Hayır!

-- Hesap sorulması zor olsa, olur mu?

-- Hayır!

-- Milletvekillerini, bürokratları, generalleri, bakanları bir kişi seçme yetkisine sahip olsa olur mu?

-- Hayır!

-- Peki ya Anayasa Mahkemesi üyelerini?..

-- HAYIR!

-- Pekii… Başkan yardımcısını?

-- Nasıl yani? Azerbaycan’daki gibi mi? Asla… HAYIIIIRRRR!

Yorumlar