Sayın Bahçeli'ye Önerimizdir.

11 Ocak 2017
Sayın Bahçeliye Önerimizdir.

Ekonomi baş aşağılara doğru almış başını gidiyor!

Dolar ve Euro serseme dönmüş, çıktıkça daha da yukarılara çıkıyor.

Bir yanda KIBRIS yaşamsal bir dönemeç noktasında, öbür yanda Suriye ve Irak bilinmezi kaynayıp durmakta...

İran'da Cumhurbaşkanlığı seçimleri havayı germekte.

ABD'nin TSK'ye oynadığı oyun ve ardından gelen ihanet, İncirlik'i pazarlık konusu yaptırmakta...

Donald Trump dalgası epey yaklaştı, neredeyse kapımıza gelmekte!..

AB'nin işi gücü yok sanırsınız, durmaksızın bizi horlamakta ve yığınlarca sorun çıkarmakta.

Rusya aportta beklemekte.

Bir yanda NATO, öbür yanda Şanghay Beşlisi (Şanghay İş Birliği Örgütü).

Ülkenin dört bir yanına dağılmış teröristler kendi hâllerinde keyif sürmekte, gelecek emirleri kollamakta!..

Halkımızda umutsuzluk ve kaygı tavan yapmış, sıkıntılar kabardıkça kabarmakta bedenimizde ve derimizde yapışık kardeş örneği...

Demokrasi hallaç pamuğu gibi atılmakta, amaç değil araç olduğu beyinlere kazınmakta...

Ama!..

KİMİN UMURUNDA?

***

Varsa yoksa Anayasa Değişikliği!..

Koca koca adamlar yan yana gelmiş Sayın Cumhurbaşkanı'na sistemle barışık olmayan yetkiler vermek istiyorlar. Bir de ülkemize egemen düzenin lastiğini patlatmak istiyorlar.

Gözler göremez, kulaklar duyamaz, akıllar düşünemez olmuş!..

***

Ve Sayın Bahçeli MHP'nin liderliğine soyunduğunda elbette bu partinin ilkelerini en iyi bilenler arasındaydı. Ne yapmak, nereye gitmek ve hangi vazgeçilmezlere sarılmak gerektiğini de çok iyi biliyor olmalıydı.

Geçenlerde CHP'ye seslenirken: "CHP istese de bizim millet ve vatan sevdamıza kafası basmaz” demişti. Kendisinin vatan ve millet sevdasından kuşku duymak kimsenin haddi değildir! Ama Anayasa Değişikliği gündeme geldiğinde işler değişiyor! Kendilerini adeta büyülü bir gidişin akışına kaptıranlar birlik ve beraberliği bir yana iter olmuşlar. İçten içe gelen kaynama sesi yüreklerimizi dağlar oldu. Anlaşılmaz ve korkulu bir tehlikenin boyutu büyüdükçe büyüyor!..

***

Sayın Bahçeli'nin ve ona sorgusuz sualsiz ram olanların, "Anayasa Değişikliği nedeniyle ülkenin geleceği büyük bir tehdit ve tehlike içindedir," diyenlere verdikleri cevaplar doyurucu olmaktan çok uzak!..

MHP tabanının lidere ve birbirlerine bağlığı örnek düzeydedir. Ama kardeşin kardeşe karşı sorumlulukları da vardır. Lider; "Ben gidiyorum arkamdan gelin!" diyorsa arkasından gelmesini istediklerine güven vermek zorundadır. Bu liderliğin doğal bir gereğidir. Liderlik koltuğunda oturmayı arzu edenlerin bu yönde bir talep beklemeden gereğini yapmaları gerekmez mi?

"Ben doğru düşünüyorum. Siz de benim gibi düşünün. Merak etmeyin, endişeye kapılmayın, muhakkak ki sonumuz aydınlığa ulaşacaktır," diyenler kanıtlarını belli bir oranda göstermek ödevindedirler.

İletişimin olağanüstü gelişmiş olduğu çağımızda böyle bir açıklama yapmayan liderin sadece: "Merak etmeyin, ardımdan gelin," demesi doğru değildir.

***

Varsayalım ki ülkenin çıkarları ve içinde yaşanılan gerçekler bazı açıklamaların yapılmasına engel oluşturmaktadır. O zaman liderlik iddiasında olanların, hiç olmazsa yakın çevresinde bulunanlara tatmin edici açıklama yapması gerekmez mi? Sayın Bahçeli'nin bu kapsamda da bir açıklama yapmadığı Sayın Oktay Vural ve Sayın Atila Kaya'nın görevlerinden istifa etmesiyle kanıtlanmıştır.

MHP Grup Başkanvekilliğinden istifa eden Sayın Oktay Vural'ın; ""İç dayanışmamızın kırılgan hâle gelmesi, milletimizin güvenini ve umudunu zedeler." sözü elbette isabetle söylenmiştir.

Ayrıca MHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Atila Kaya istifasının gerekçesini açıklarken; "Ülkemizin gündemine neden ve nasıl girdiği ile amacının ne olduğu hâlen belirsizliğini korumakta ve tartışılmakta olan, kabul edilmesi hâlinde hükümet sistemini değiştirecek Anayasa değişikliği..." diye belirtmiş olması da asla hafife alınamaz...

***

Çözüm Sayın Bahçeli'de Düğümlenmektedir!..

İçinde bulunduğumuz kargaşa ortamına bir son vermek, aynı zamanda ülke adına neredeyse bunalım geçirmekte olan MHP tabanının büyük bir bölümünü rahatlatmak Sayın Bahçeli'nin seçimine kalmıştır.

Kendisinin inatçı ve dirençli biri olduğu bilinmektedir. Bu nedenle "Şu işe bir son verin!" demek, yarar sağlamayacaktır.

***

Eğer Lütfedip Kabul Buyurursa Sayın Bahçeli'ye Önerimiz Şudur:

Sayın Bahçeli,

Size inanan ülküdaş ve gönüldaşlarınızın hatırı için lütfen,

Öncelikle hiç olmazsa bir kez, kendinizi ön yargılarınızdan arındırın. Beyninize yüklediğiniz dolaylı ya da dolaysız düşüncelerinizi kısa bir süreliğine silin... Sessiz, sakin ve etkileşimsiz bir havada, huzur duyacağınız bir ortamda konuyu tekrar düşünün. Ülkemizin sorunlarını önünüze koyup ülkemizin muhatap olduğu iç ve dış etkenleri de dikkate alarak yeni bir karar verin.

İnanıyoruz ki sizdeki millet ve vatan sevdası karar vermenizde en büyük yardımcınız olacaktır.

Yorumlar