Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

SON DAKİKA
BENGİ TÜRK

Suriye Politikasının Neresi Doğruydu?

10 Ocak 2017
Suriye Politikasının Neresi Doğruydu?

 

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş şunları söyledi: “Baştan beri Suriye politikasının büyük yanlışlarla dolu olduğuna inananlardanım. Şimdi bunları tamir ediyoruz, düzeltiyoruz.

Sen misin herkesin bildiği bu gerçeği afişe eden, AKP’nin bütün politikalarını kutsamakla görevli besleme kesim harekete geçti.

Kimisi “Suriye politikasının neresi yanlıştı?” diye soruyor… Kimisi de tam bir rezalet olan ve bu yüzden de felaketle neticelenen Suriye politikasını savunmaya geçiyor.

Bu kesim siyasi fanatizmin gözlerle birlikte yürekleri de nasıl körleştirdiğinin tipik örneklerini veriyor!

 

AKP’nin Suriye politikasında üç aşama!

AKP döneminde Türkiye’nin Suriye politikasının üç aşaması vardır. Birinci aşama Türkiye ile Suriye arasında sınırların kaldırıldığı, mayınların temizlendiği, Türkiye-Suriye ortak bakanlar kurulu toplantılarının yapıldığı dönemdir. Bu dönem iki ülkenin bağımsız iradelerinin yanında kültürel, tarihi ve ahlaki bütünlüğe uygun düşen politikalardı. Bu politika doğruydu ve sürdürülebilirdi.

Arap Baharının başlamasıyla BOP’un eş başkanı da olan Tayip Erdoğan-Ahmet Davutoğlu ikilisinin başlattığı ikinci aşamaya geçildi. İkinci aşamaya 5 Eylül 2012 tarihinde o zamanki Başbakan Tayip Erdoğan’ın şu sözleriyle geçildi: “En yakın zamanda Şam’a gidip Emevi Camisi’nde namaz kılacağız”. AKP’nin derin aklı Esat'ın da Kaddafi gibi bir kaç ay içinde düşeceğini hesap etmişti. Başbakan, o konuşmayı yaparken Washington’ın desteğini arkasında hissediyordu. Ahmet Davutoğlu açıkça bırakın Suriye’yi Ortadoğu’da haberleri olmadan yaprak kımıldamayacağını söylüyordu. Suriye’nin şehirlerinin sokak, sokak bildiğini söylüyordu. Esad’ın düşmesinin an meselesi olduğuna inanıyorlardı. Bu politika akıl dışı, yanlış ve yanıltıcıydı.

Esad, bir gazeteye verdiği demeçte, Erdoğan’la yaptığı ikili görüşmelerde kendisine tek sorduğu şeyin, Müslüman Kardeşler’in Suriye’ye dönmesi olduğunu söylemişti. 

AKP’nin Suriye politikasındaki üçüncü aşama gerçeklere ve jeopolitik gereklere geri dönüş olarak nitelendirilecek olan Fırat Kalkanı harekâtıyla başlamıştır. Bu bağlamda Rusya ve İran’la Suriye’de barışı kuracak adımlar atılmıştır. Suriye politikasında Rusya ve İran eksenli dönüşüm ABD güdümlü BOP amaçlı yaklaşımdan doğrudur.

Suriye iç savaşı başladığında aynen şunu yazmıştık: Ortadoğu’da ABD/İsrail istemez ise savaş olmaz, Rusya istemezse de savaş sürmez!

 

Hem yazdık hem de televizyonlarda anlattık!

-Suriye’de iç savaş henüz başladığında aynen şunu yazmıştık: Suriye’deki savaşta da sonuçta yüzbinlerce Müslüman ölecek, kentler yakılıp/yıkılacak, taraflar arasına kan ve kin davası girecek ve taraflar birbirlerini öldürmek için kendilerinde yeterli güç bulamayınca da sona erecektir. Ölen öldüğüyle, öldüren katilliyle, yıkılan harap olduğuyla, yakılanlar da yok olduklarıyla kalacaktır!

-İslam ülkelerinin çıkarları birbirleriyle hangi nedenden dolayı çatışırsa çatışsın sorunu savaşarak değil barış ve işbirliği içinde çözmekten geçmelidir. Çıkarı için savaştığını sanan kardeşler, gerçekte savaş sonrası güçten düşerler ve sonuçta düşmanlarına hizmet etmiş olurlar. Irak-İran Savaşı ya da Suriye’deki Esat ile muhaliflerin savaşı, İslam ülkelerini güçten düşürme savaşıdır.

Ölen de Müslüman öldüren de Müslümansa orada bir tarafı tutmak değil öldürmeyi engellemek “Müslümanım” diyenlerin görevidir!

Uygulanan Suriye politikasının “neresi yanlıştı?” diye sormak bir yana neresi doğruydu ki? Diye sormak gerekir. Bunu defalarca bu köşede yazdık, TV’de de anlattık dönüp bakma bile bakmadılar.

Şu satırları 30 Aralık 2011 tarihinde “Suriye Politikasındaki Yanlışlık[1] başlığı altında şunu yazmıştık:

Türkiye’nin, Suriye ile ilişkilerini ABD’nin küresel projeleri bağlamında yürütmesi anlaşılır gibi değildir. Türkiye ekonomik, kültürel, tarihi ve sosyal jeopolitiğini, ABD ya da Batılı ülkelerin parametrelerine indirgeyemez! Hele hele, sömürgeden sabıkalı ülkelerin baktığı gözlerle komşu ülkelerine bakması dahi düşünülemez. Üzerinde durulması gereken sorunlar bunlardır”.

 

[1] http://haberiniz.com.tr/kose-yazisi/46072/suriye-politikasindaki-yanlislik--prof-dr-ozcan-yeniceri.html

Yorumlar