SON DAKİKA

Sonuna Kadar Hayır…

28 Aralık 2016
Sonuna Kadar Hayır…

 

Malum bir anayasa değişikliği teklifi gündemde ve bana bu konuda neden yazmadığım soruldu hep... Cevabım “Hele bir teklif gelsin görelim. Sonra konuşur ve yazarız” şeklinde oldu.

Ne yalan söyleyeyim MHP yönetiminden hala ümitliydim. Ancak yanılmışım.

21 maddelik teklifin önemsiz düzeltmeler içeren birkaç maddesi dışında kalan hükümleri, dünyada hiçbir lidere verilmemiş yetkilerle donatılmış bir cumhurbaşkanı yaratıyor. İnanıyorum ki meclisteki oylamada akliselim hâkim olacak ve bu teklif düşecektir.

Aksi halde Allah milletimizin yardımcısı olsun demekten ve “EVET” diyen hayatımı adadığım partim MHP’li vekillere lanet etmekten başka yapacak hiçbir şeyimiz maalesef ki yok...

Ben sadece 4 noktadan böyle bir anayasaya asla “evet” denemeyeceğini, zaten mecliste de denmeyeceğini düşünüyorum.

Birincisi “Yedek milletvekilliği” konusudur. Bu alenen yedekleri asilleri istifaya olmazsa da öldürmeye teşvik eden bir özelik taşıdığını düşünüyorum. Muhtemelen değişecektir.

Diğer üç husus ise şunlardır;

Anayasa değişikliği teklifinde 9. Madde 2709 sayılı kanunun 104. Maddesini değiştirirken ordunun kullanılması hususunda da değişiklik yapıyor ve Cumhurbaşkanına istediği zaman ve hallerde “orduyu kullanma yetkisi” veriyor. İşte ikinci karşı oluş nedenim bu maddeden kaynaklanmaktadır.

 Zira bu madde ile cumhurbaşkanına istediği devlete savaş açabilme yetkisi veriliyor. Hem de hiçbir sınırlama ve şart getirmeden.

Soruyorum bu şekli ile orduyu kullanma yetkisi dünyanın hangi ülkesinde ve hangi lidere verilmiştir?
Bu yetki hiçbir ülkede ve hiçbir liderde yoktur. Hatta Suudi kralında bile yoktur.

 Anayasa değişikliğinin karşı olduğum üçüncü maddesi “Cumhurbaşkanına partili olma, partisinde kalma hatta genel başkan bile olabilme” hakkı veren maddesidir. Mecliste cumhurbaşkanının partisi azınlığa düşerse cumhurbaşkanı hem iktidar hem de muhalefet başkanı olacak. Böyle bir siyasi saçmalık belki de dünyada ilk bizde görülecek. Diyelim ki bu garabet durum olmadı ve cumhurbaşkanının partisi mecliste çoğunluğu elde etti.

Bu durumda meclisin çoğunluğunu oluşturan kendisine tam biat etmiş vekiller cumhurbaşkanının isteği dışında yasa çıkarabilir mi?

Ya da cumhurbaşkanlığı kararnamelerini değiştirmeye veya iptal etmeye cesaret edebilir mi?

Sakın birisi çıkıp bana “Ama meclis cumhurbaşkanını yüce divana gönderebilecek ve yargılanmasını sağlayabilecek” demesin. Partili cumhurbaşkanının özenle belirlediği milletvekillerinin üçte ikisi mi cumhurbaşkanını Yüce Divana gönderecek?

Diyelim gönderdi; Yüce Divanın 15 üyesinden 12 sini cumhurbaşkanı atıyor. Bu üyeler “tarafsız ve bağımsız” kalarak kendilerini atayanı nasıl adil yargılayacaklar?

Anayasa değişikliğinde karşı olduğum dördüncü husus HSYK’nın oluşturulması maddesidir. Zira meclis çoğunluk partisi ve onun genel başkanı olan cumhurbaşkanının 2/3’ünü oluşturduğu HSYK’ya üye seçimi de tam anlamıyla “bağımlı ve taraflı bir HSYK” oluşturuyor. Böyle bir HSYK “tarafsız ve bağımsız” olamaz ve atayacağı “tarafsız ve bağımsız hâkim ve savcılarla“ mahkemelerimizde hukukun üstünlüğünü sağlayıp adalet dağıtamaz. Sonuç olarak 2010 referandumunda düştüğümüz oyunun farklı bir şekli ile karşı karşıyayız ve sonuna kadar “hayır” demeliyiz.

21 maddelik Anayasa değişikliği tasarısına onay veren Sayın MHP Genel Başkanı ve yönetimi bu anayasaya mı “evet” dediniz ve bizden “evet” dememizi isteyeceksiniz?
Lütfen gelmeyin ve “evet” dememizi istemeyin. En azından yüz yüze birbirimizi kırmamış oluruz.

Allah kalbinize, kalbimizdekini ilham etsin ve sonumuzu hayreylesin.

Yorumlar