Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

SON DAKİKA

Yakıp-Yıkmayı Başardılar

22 Aralık 2016
Yakıp-Yıkmayı Başardılar

 

Konvoydaki araçlara çaresiz kalmış yaşlı-genç, kadın çoluk çocuk hızla binmek, yer kapmak istiyor. Biraz sonra onları nelerin beklediği belli değil. Ateş mi açılır, yolları mı kesilir, İdlip’e veya kuzeyde Türk hududuna salimen ulaşabilirler mi ulaşamazlar mı o an için, orası meçhul. Konvoyların güvenliğini Rus askerler, Rus subaylar ile onların emir ve komutasındaki İran etiketli Şii milisler sağlıyor. Evini yurdunu, malını mülkünü terk edip canını kurtarma kaygısı yaşıyor o insanlar.

Aynı saatlerde Türkiye’de kendisini yazar olarak gören kısmen Arap kökenli (sanki El Muhaberat temsilcisi) bir kişi ekranda; “Artık Halep kurtuldu, Esat güçleri duruma hakim, halk sevinçten Halep sokaklarında bayram yapıyor.”  diyor. Sen ne şerefsiz bir adam, ne kör bir gazetecisin. Esat’ın yarı resmi ajansı SANA bile senin kadar coşmadı, sevinç çığlığı atmadı. Herhangi bir TV kanalını açın, konu ile haberlere bakın; Suriye de, Halep’te vuku bulan her olaydan sonra (küçüklü büyüklü hangi kanal olursa olsun) Rusya’da, Moskova’da ya dışişleri veya Rus Savunma Bakanlığı bir açıklama yapıyor, sanki bir vilayetinden bahseder gibi. Haritaya bakıyorum Suriye bağımsız bir ülke görünüyor, ama gerçekte bir Rus sömürgesi olmuş. Tartus’daki deniz üssüne ilaveten 4 üs daha faaliyete geçti. Katil Esat’ın 5 danışmanından 4’ü Rus eğitimli, Rus taraftarı.

 Dünyada 23 Arap ülkesi var, onlardan hiç tık çıkmıyor. Zaten başkasının boyunduruğunda yaşamaya alışkınlar. Ha Rusya, ha Amerika onlar için ne fark eder?

Katil Esat ve payandaları 2011 sonlarından beri çatışmaların sürdüğü ülkede 15 Kasım 2016’dan sonra iç savaşa zirve yaptırdılar. Ve bir ay içinde de Halep’in düşmesiyle kan gölü içinde bir şehir oluştu. Gidişat bu çağa uymadı ama…

  Şam’da Esat, Tahran’da Ruhani ve ana supansör V. Putin mutlular.

 

SERGEY LAVROV ALANYA’DA

 Sergey Lavrov (66) mesleğinin gençlik yıllarını eski adı ile Seylan, yeni adı ile Sri Lanka’da geçirmiş, dünyayı iyi tanıyan, biz Türkleri de pek sevmeyen ülkesi adına iyi yetişmiş bir hariciyeci. 12 sene önce 2004 de İgor İvanov’un makamına oturduğunda tereddütler vardı. Böyle bir dünya devinin, öyle zorlu bir makamında Rusya Dışişleri Bakanı olarak işleri başarı ile yürütmek her babayiğidin harcı değildi. Babası Tiflisli bir Ermeni idi, ama o Ermenice’yi konuştuğu diller arasında nedense pek saymazdı.

Bu zat-ı muhterem 01 Aralık 2016’da benim güzel mi güzel, il olmaya aday kentim Alanya’ya geldi. Meyve sebze satacağız, yaz kış bol turist gelsin istiyoruz ya, aman ne ilgi, ne ilgi gösterdik. Alanya yollarında halkın ellerine, “ beyaz- mavi – kırmızı” enine renklerden oluşan Rusya bayrakları ile donattık, alkışladık, “07 Sergey Lavrov” Antalya spor forması verdik ve iyi de yaptık.

 Sergey Lavrov Türkiye – Rusya Üst Düzey İşbirliği konseyi Planlama Gurubu (ÜDİK) toplantıları için gelmişti. Zaman kısa da olsa gezdi, sıcak ilgi gördü ve memnun ayrıldı.  Kendisine turizmle ilgili sorulan sorulardan sonra Halep’le ilgili olanlara sıra geldiğinde; “Halep’i teröristlerden kurtaracağız. Bölgeyi teröristlerden temizlemek için halkın evlerini boşaltmalarını istedik. Batıdaki meslektaşlarımız, ortaklarımız buna itiraz ettiler…” diyor. Daha sonra , “Her durumda Halep’i kendi isteği ile terk etmeyen silahlı guruplar imha edilecek..” gibi cümleler kuruyor, bu çağda bu nasıl tehdit, işte emperyalizm, orada yaşayan Rus vatandaşı mı var sayın  S.Lavrov? Bu celâllenme neye!

 Halbuki kendileri dışındaki dünya, onların bir katliamı desteklediğini, kanlı saldırıları organize etmeleri ile Şam’ın vura kıra devamında stratejik menfaatlerinin korunduğunu düşünüyor ve yazıp dillendiriyor.

 Şam ve Moskova birbirlerine çok yönlü muhtaçlar. Eğer Esat rejimi düşerse ebedi gördüğü tahtını terke zorlanırsa Tartus’da ki Rus Deniz Üssü yeni gelen iktidarlar tarafından tartışmaya açılabilir, korunamayabilir. İşte V.Putin’in rüyalarına giren gelecek korkusu bu. Onun için Esat’lı Suriye ne pahasına olursa olsun savunulmalıdır. 

Birkaç ay öncesine kadar Kırım’daki Rus Karadeniz Filosu’na bağlı Akyar (Sıvastopol) üssünden gelen para ile finanse edilen Tartus Deniz Üssü bugün artık o da başlı başına büyük bir deniz üssü olarak onaylandı. Her şartta, ne pahasına olursa olsun kuzey komşumuz bu üssü muhafaza etmek için her zorluğa katlanacağının işaretlerini veriyor.

Dünya sanki ortaçağ dönemine döndü, dün Kırım’ı ilhak etti; asırların Türk yurdu Akmescit’e (Simferopol ) Kırım Tatarları Parlamento üyeleri ve o yaşayan en büyük Türk lider Mustafa Cemiloğlu ülkesine ana yurduna dönemiyor. Rus savcı hakkında tutuklama kararı çıkardı. Zaten onlar tutuklamayı, yakıp – yıkmayı iyi başarırlar, mahir oldukları konular.

***

Sergey Lavrov’un Alanya’dan ayrılmasından 2 gün sonra İspanya, Mısır ve Yeni Zelanda Halep’te 7 günlük ateş kes ve bir çıkış koridorunun açılması için hazırladıkları tasarıyı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) sunduklar. Ne yazık ki bu tasarı kutupta buz dağına çarpar gibi BMGK’de Rus ve Çin vetosu ile karşılaştı. Birleşmiş Milletler görevini yapmadı / yaptırılmadı.

Putin’in Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentyev ve New York’taki Birleşmiş Milletler Rus Daimi Temsilcisi Vitaly Çurkin amirlerine ; “Halep düşene kadar anlaşma yapılmamalı” fikrini empoze ediyorlardı.  Halbuki Bay Lavrov 2 – 3 gün önce Alanya’da idi ve Türk kamuoyunun fikrini biliyordu. Bizim dış politikada bir yerden sonra hiç etkimiz olmuyor.

 6-7-8 Aralık 2016 tarihlerinde yeni kurulan üslerinden kalkan Rus uçaklarının çok sert saldırısı devam ederken şehri savunan güçler Halep’in doğusunda dar bir alana çekildi. Sözde danışman ama çatışmalarda ağır yaralanan bir üst düzey Rus subayı Albay Ruslan Galitskiy 6 Aralık’ta ağır yaralandı, Suriye’deki en güvenli Rus üssü Tartus’a götürülemeden ertesi gün hastanede öldü. Aynı tarihlerde Başbakan Binali Yıldırım Moskova’da idi

 

HALEP DÜŞTÜ

Bu tarihi şehrin bizimle bağları Sultan Alp Arslan’ın 1071’deki Malazgirt zaferinden öncelere dayanır ve 10 asırlık bir tarihi kapsar. Arap olduğu kadar bir Türkmen, bir Osmanlı geçmişine sahiptir. Türk hududuna 60, Kilis’e 70 km. mesafededir. Anadolu şehirlerinin doğal bir parçası gibidir. Sırf iktidarda kalmak için Rus uçakları, ağır silahları, varil bombaları ile yıkılıp viraneye çevrilmesine sebep olan Katil Esat’ı tarihte, tarihçilerde mutlaka lâyık olduğu yere koyacaklardır, aynen babası Hafız Esat gibi.   

Üzücü ama gerçek, 15 Aralık 2016’da Halep Rus kontrollü Esat güçlerinin eline geçti. Bu arada R.T.Erdoğan ile V.Putin defalarca telefonla görüştüler. Sonuçta hür dünya kaybetti. Ne zamanki Halep Esat’ın kontrolüne geçti, lütfeten Halep’ten bir çıkış koridoru açılmasına izin verildi. Bu koridor Halep düşmeden, ÖSO güçleri burada tutunurken olmalıydı. Artık şu anda Halep yanmış yıkılmış, katledilmiş insanlarla dolu virane bir şehir.

 Başarılı olan V.Putin’dir, Katil Esat’tır, Ruhani’dir.

 Neye, niçin övünüyorsunuz Sayın Erdoğan? Kaybettiniz. Gidip Kazakistan’ın başkenti Astana’da nasıl kaybettiğinizi, Putin’e bir kere daha mı anlatacaksınız. Telefon trafiğinin devamına ne dersiniz?

Türkiye gelen 3.5 milyon dolayındaki Suriyeli mültecinin sorumlusu; o bölgeyi ateş çemberi ile çeviren, halkı zorunlu göçe mecbur eden katil Esat, Rusya ve İran’dır. Ama ceremesini, acılarını, ağır ekonomik külfetini Türk halkı çekiyor.  18 Aralık 2016

***

Ek Bilgi Notu Yukarıdaki yazı 18 Aralık’ta yazıldı. 19 Aralık 2016’da yayınlanmak üzere iken haber ajanslarından ekranlara Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un (62) “Gezgin gözü ile Kaliningrad’dan Kamçatka’ya Rusya” isimli fotoğraf sergisinde, açılış konuşmasını yaptığı esnada katledildiği haberi soğuk bir buz tabakası gibi dünya gündemine düştü. Amerikan uşağı FETO ekibi çevik kuvvet polisi Mevlüt Mert Altıntaş’ı da (22) diğerleri gibi eğitmiş, yönetmiş alçakça tetiği çektirmişti.

İnsan öldürmek suçtur, en büyük yanlıştır, ilkelliktir. Bizde bir söz vardır: “ Elçiye zeval olmaz!” E bre akılsız (!) O saldırı Türk menfaatlerine saldırıdır, Türk dış politikasında hariciyeye sıkılmış kurşunlardır.

Amerikan güdümlü FETO uşakları cepheyi genişletti, artık Rusya da onu namlunun ucuna koyacak. Daha 24 saat geçmemişti ki sıcağı sıcağına Rus Başbakan Dimitry Medvedev Moskova’dan ses verdi; “ Cezasız bırakmayacağız.”

Gel gör ki bu alçak saldırı Suriye de, Halep de, Rus destekli Esat zulmünün günahlarını hafifletmez. Her ikisi de çağa uymayan insanlık adına utanç vesikalarıdır.

Yorumlar