SON DAKİKA

Halaçoğlu Amasya’da “Neden Hayır”ı Anlattı

19 Mart 2017 18:27
“ Milliyetçi Hareket Partisi’nden ihraç edilen Kayseri milletvekili Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, geçtiğimiz günlerde Amasya Barosu’nun organize ettiği “Yeni Anayasayı Tartışıyoruz” konulu konferansa katıldı. „
Halaçoğlu Amasyada “Neden Hayır”ı Anlattı

 

Milliyetçi Hareket Partisi’nden ihraç edilen Kayseri milletvekili Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, geçtiğimiz günlerde Amasya Barosu’nun organize ettiği “Yeni Anayasayı Tartışıyoruz” konulu konferansa katıldı. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu ile birlikte konuşmacı olarak katıldığı konferansta sırasıyla Gümüşhacıköy, Merzifon ve Suluova ilçelerinde düzenlenen programlarının ardından Amasya’da gerçekleşen konuşmasında anayasa yapma kudretine ya da yetisine sahip olmanın, devlet adamlığı vasfını haiz olmaktan geçtiğini vurgulayan Halaçoğlu, aldatılan ve kandırılanların toplumu doğrudan ilgilendiren bir konuda bu denli hayati adımlar atmalarının vahim sonuçları olabileceğine dikkat çekti. Yaklaşık 2000 kişinin katılımıyla gerçekleşen konferansta Halaçoğlu devamla şunları ifade etti:

Yöneticisi olduğu ülkenin bir nevi bağımsızlık anlaşması olan Lozan’ı bilmeyenler, Çanakkale geçilmez iken, geçilir diyorlar. Bu tarz ifadeleri salt gaf olarak da algılayabiliriz ama bu algılayış bizi asıl sonuca götürmez. Halbuki Çanakkale düşman tarafından geçilmez diyoruz. “ Dur yolcu! Bilmeden bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir, eğil de kulak ver bu yığın, bir vatan kalbinin attığı yerdir ” sözleri yüzyıl önceki çarpışmanın ne boyutlarda olduğunu, kazanılan zaferin ne denli kıymetli olduğunu ifade etmektedir. İşte bu güne gelindiğinde o zaferi daha iyi idrak etmeli ve inandığımız değerler uğruna canhıraş çalışmalıyız.

Bize teröristlerle birlikte hareket ediyorsunuz diyorlar. Buradan soruyorum; HDP anayasa değişiklikleri ile ilgili maddeler oylanırken bir defa dahi hayır oyu kullanmadı. Eğer terör örgütü PKK ve siyasi uzantısı HDP gerçekten hayır demiş olsaydı bu iradesini mecliste ortaya koyardı. Bizleri terör örgütleriyle beraber olmakla suçlayanların asıl amacı “hayır” hareketini itibarsızlaştırarak oy devşirmektir.

Anayasa değişikliğiyle ilgili dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da 123 ve 124. maddelerde yer alan ve Cumhurbaşkanına kamu tüzel kişiliği tesis etme yetkisi tanıyan düzenlemedir. Hatırlanacağı üzere mecliste gösterilen tepkiler sonucu bu husus diğer maddelerin içine gizlenmiş ve tepkiler bir bakıma yok edilmek istenmişti. Cumhurbaşkanına kararname ile kamu tüzel kişiliği kurma yetkisi tanıyan bu düzenleme ile birçok ili içine alan eyalet tipi yapılanmalar oluşturulması mümkün hale gelecektir. Milletin adını dahi söyleyemeyen, her türlü milliyetçiliği ayaklar altına alan bir iktidarın ise ortaya konulan bu senaryoyu hayata geçirmeyeceğini kim garanti edebilir? Yine bilindiği üzere Türkiye, Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nı imzalarken bazı çekinceler koymuştu. Bu çekinceleri de cumhurbaşkanı kimseye sormadan kaldırma yetkisine sahip hale gelecek. Az önce bahsettiğim eyalet tipi yapılanmalarla birlikte düşünüldüğünde bu çekincelerin kalkması da ne denli tehlikeli bir virajda olduğumuzu daha açık ortaya koymaktadır.

Değişikliğin meydana geleceği bir başka kurum ise yargıdır. Teklif edildiği şekliyle yargının bağımsız ve tarafsız olması lafzı, ilk bakışta kimsenin itiraz etmeyeceği ve destek bulacak bir ifadedir. Ancak detaylara indikçe anlıyoruz ki yine lafta kalacak bir değişiklik. Örnek verecek olursak Anayasa Mahkemesi’nin üye sayısı 15’e düşürülüyor ve 12’sini Cumhurbaşkanı doğrudan atayacak. Cumhurbaşkanı olan kişinin suç işlemeyeceği, adının kötü işlere karışmayacağını kabul etmekle birlikte, cumhurbaşkanı kanunen kendisinin de yargılanacağı öngörülen bir kurumun %75’ini doğrudan atayacak.

Bir başka değişiklik ise 116. maddede yer alan TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yenilenmesine ilişkindir. Her ne kadar Cumhurbaşkanı’nın 2 defa seçilebileceği ifade edilse de, TBMM ikinci döneminin sonunda seçimlerin yenilenmesine karar verdiği takdirde bir defa daha aday olabilecektir. Yani bu değişikliğin arkasında dahi gizlenen gerçekler ve istekler mevcuttur”.


Haber: Alper Keske(Haberiniz.com.tr - Amasya)

Yorumlar

Politika-Siyaset Manşetler